The Value of Color Duplex Sonography in the Discrimination of Benign and Malign Breast Masses
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, ELAZIĞ
Keywords: Meme Kitleleri, Renkli Dupleks Ultrasonografi, Breast Masses, Color Duplex Sonography
73.843 görüntülenme 6.906 indirme
Gereç ve Yöntem: Mammografilerinde ve/veya ultrasonografilerinde meme kitlesi saptanan, yaşları 26 ile 69 arasında değişen toplam 53 olgu çalışmaya alındı. RDUS ile kitle içerisindeki vaskülarite varlığı, vasküler yapıların lokalizasyonu ve akım türü belirlendi. Arteriyal akım saptanan olgularda, rezistif indeks (RI) ve pulsatilite indeks (PI) değerleri ölçüldü. Kitlelerin histopatolojik sonuçları aspirasyon-eksizyonel biyopsilerle veya operasyon sonuçlarıyla elde edildi.
Bulgular: Mammografi ve/veya ultrasonografi bulgularına göre malign meme kitlesi olduğu düşünülen ve histopatolojisi ile desteklenen 31 olgunun 28inde (%90.3) RDUSda kitleden vasküler akım alındı. RI değerleri 0.57 ile 1.00 arasındaydı (ortalama RI: 0.74). PI değerleri 0.90 ile 3.17 arasındaydı (ortalama PI: 1.48). Histopatolojisi benign olarak tespit edilen 22 meme kitlesinin 11inde (% 50) akım mevcuttu. RI değerleri 0.50 ile 0.86 (ortalama RI: 0.65), PI değerleri 0.67 ile 2.43 (ortalama PI: 1.10 ) arasındaydı.
Sonuç: Malign meme kitlelerinde benignlere göre daha yüksek oranda arteriyal akım saptandı. Her iki grup arasındaki RI ve PI değerlerinde anlamlı fark tespit edildi. RI ve PI değerleri malign grupta artmıştı. ©2005, Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Materials and Methods: A total of 53 patients aged 26-69 years who had breast masses in their mammography and/or ultrasound, were enrolled in the study. The presence of vascularity within the mass, localization of the vascular structures and the type of flow were determined with CDUS. In the patients who had flow, resistive index (RI) and pulsatility index (PI) values were measured. Histopathologic results of the masses were obtained with biopsies or operation results.
Results: In 28 of 31 patients (90.3%) who were suggested to have malign breast masses in their mammography and/or ultrasonography and subsequently supported histopathologically, vascularity was provided from the mass in the CDUS. The range of RI and PI values varied between 0.57 and 1.00 (mean value of RI: 0.74) and between 0.90 and 3.17 (mean value of PI: 1.48) respectively. In 11 of 22 (50%) breast masses which were found to be benign histologically, flow was present within these masses. RI values were between 0.50 and 0.86 (mean value of RI: 0.65), PI values were between 0.67 and 2.43 (mean value of PI: 1.10).
Conclusion: Arterial flow within the mass was detected in more patients with malign breast masses compared to the patients with benign masses. Significant difference was found between RI and PI values of the two groups. RI and PI values were increased in the malign group. ©2005, Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Giriş
1981de Folkman ve arkadaşları birkaç milimetrelik malign tümörlerde bile tümör angiogenesis faktörün yeni kan damarlarının yapımını provoke ettiğini göstermiştir 4. Renkli dupleks ultrasonografi (RDUS) benign solid kitleleri malignden ayırmada, meme ultrasonografisine (US) yardımcı ek bir inceleme yöntemidir 5.
Malign neovaskülarizasyon, anormal düzende ve duvar yapısında damarlar ile karakterizedir. Bilinen en önemli iki özellik arteriovenöz şant oluşumu ve damar duvarında kas tabakasının azlığı ya da yokluğudur 6. Bu özelliklerden arteriovenöz şant oluşumunun yüksek sistolik hızlı akım, damar duvarındaki düz kasların azlığı ya da yokluğunun ise düşük dirençli akım olarak USye yansıyacağı kabul edilerek benign ve malign tümörlerin ayırıcı tanısında çeşitli RDUS çalışmaları yapılmıştır 7. Malign kitleleri benign lezyonlardan ayırmada RDUSda farklı akım parametreleri incelenmektedir. Bunlar; damarların sayısı, pik sistolik akım hızı (Vmax), rezistif indeks (RI) ve pulsatilite indeksidir (PI) 8,9.
Biz de çalışmamızda, son zamanlarda meme USye yardımcı ilave bir inceleme yöntemi olarak görülen RDUS ile meme kitlelerinin benign-malign ayırımında RI ve PI değerlerinin rolünü inceledik.
Materyal ve Metot
Çalışmamızda; gruplar arası karşılaştırmada istatistiksel yöntem olarak Mann Whitney U testi kullanıldı. p< 0.05 anlamlı olarak kabul edildi.
Bulgular
Ultrasonografide ise düzensiz-lobüle konturlu hipoekoik solid lezyonlar veya düzensiz konturlu heterojen ekodaki lezyonlar malign olarak değerlendirildi. Malign kitlelerin bazılarının arkasında akustik gölge izlendi. Benign lezyonlar düzgün-lobüle konturlu anekoik (kist), hipoekoik (fibroadenom) veya hiperekoik (lipom) izlendi. Kistlerde arka duvar eko şiddetlenmesi, bazı fibroadenomlarda ise kenar gölgesi vardı.
Mammografi ve/veya ultrasonografi bulgularına göre malign meme kitlesi olduğu düşünülen ve histopatolojisi ile desteklenen 31 olgunun 3ünde (%9.7) RDUSda kitleden vasküler akım alınamadı. 28 olguda (%90.3) kitleden vasküler akım alındı. Akım alınan olguların 8inde lezyon santralinde, 20sinde lezyon periferinde arteriyal akım mevcuttu Şekil 1.
USde düzensiz konturlu, hipoekoik olarak izlenen ve histopatolojisi invaziv duktal karsinom çıkan olguda RDUSda periferik arteriyel vasküler akım izlendi. RI:0.67, PI:1.08.
RI değerleri 0.57 ile 1.00 arasındaydı (ortalama RI: 0.74). PI değerleri 0.90 ile 3.17 arasındaydı (ortalama PI: 1.48). Schelling ve arkadaşlarının 10 meme kitlelerindeki RI ve PI için tespit ettikleri malignite değerlerine göre; 28 olgunun 15inde (% 54ünde) RI>0.68 ve 25inde (% 89unda) PI>1.07 idi . Akım alınan lezyonların histopatolojik sonuçlarına göre; 24ü invaziv duktal karsinom, 2si lobüler karsinom, 1i apokrin karsinom ve 1i medüller karsinom idi (Tablo-1). Akım alınamayan 3 olgunun histopatolojik sonucu; invaziv duktal karsinom, lobüler karsinom ve medüller karsinomdu.
Tablo 1: Vasküler akım izlenen malign kitlelerde, vasküler akım lokalizasyonu, RI, PI değerleri ve histopatolojik sonuçları.
Histopatolojisi benign olarak tespit edilen 22 meme kitlesinin 11inde (% 50) akım mevcuttu. 11inde ise (% 50) akım tespit edilemedi. Akım alınabilen olguların 3ünde akım santralde, 8inde ise periferdeydi Şekil 2.
USde düzgün konturlu, hipoekoik olarak izlenen ve histopatolojisi apse çıkan olguda RDUSda periferik arteriyel vasküler akım izlendi. RI:0.61, PI:1.06.
RI değerleri 0.50 ile 0.86 (ortalama RI 0.65), PI değerleri 0.67 ile 2.43 arasındaydı (ortalama 1.10). 11 olgunun 7sinde (% 64ünde) RI<0.68 ve 6sında (% 55inde) PI<1.07 idi .Akım alınabilen 11 olgunun 5i fibroadenom, 4 ü apse, 2si lipom, geri kalan 11 olgunun ise 7si fibroadenom, 2si apse, 1i fibrokist, 1i lipomdu (Tablo-2).
Tablo 2: Vasküler akım izlenen benign kitlelerde, vasküler akım lokalizasyonu, RI, PI değerleri ve histopatolojik sonuçları.
Gruplar arası karşılaştırmada, Mann Whitney U testi kullanıldı. Her iki grup arasındaki RI ve PI değerlerinde anlamlı fark tespit edildi (p<0.05). Ancak PI değerlerinde daha anlamlı fark olduğu saptandı.
Tartışma
Daha önceki dönemlerde; daha az duyarlı yöntemlerle, karsinomlarda kan akımı sıklıkla tespit edilirken, nadiren benign lezyonlarda saptanmaktaydı 13. Fakat RDUSnun düşük akım volümü ve daha düşük akım hızlarını göstermedeki duyarlılığındaki artışla, benign lezyonlardaki damarlar da görüntülenebilir hale geldi 1,14.
Meme lezyonlarının RDUS semiyolojisi şunlardır: kan akımının varlığı, damar düzeni, vaskülarizasyon miktarı ve vasküler damarların sayısıdır 15. Engin 7, 81 meme kitlesini (15 malign, 21 fibroadenom, 45 diğer benign lezyonlar) RDUS ile incelediği çalışmasında. Karsinomların tümünde, fibroadenomların ise %76.19unda (16/21) akım izledi. Bizim çalışmamızda malign meme kitlelerinin 28inde (%90nında), benign lezyonların ise 11inde (%50sinde) arteriyal akım aldık.
Meme tümörlerinin akım karakteristikleri diğer organlardan farklıdır. Jinekolojik malignitelerde yüksek diastolik akım tipikken, meme lezyonlarında nadir olarak görülmektedir. Bu nedenle, arteriovenöz anastomoza bağlı yüksek pik sistolik akım, ve kısmen düşük diastolik akım yüksek RIyı açıklayabilir 11.
RDUS ile meme kitlelerinde yapılan çalışmalarda, RI ve PI değerleri karsinomlarda yüksek 16 ya da düşük 17 olarak tespit edilmiştir. Bu uyuşmazlığın nedeni açık değildir. Ancak Doppler sinyalinin elde edildiği bölgeye bağlı olabilir (tümör santrali, tümör periferi ya da komşu damar). Peters Engl ve arkadaşları 18 malign tümörlerde RInın 0.7 üzerinde ya da eşit olmasının duyarlılığını % 82 ve özgüllüğünü % 81 olarak bulmuşlardır. Wilkens ve arkadaşları ise 9 malign tümörlerde RInın 0.6nın üzerinde olmasının duyarlılığını %84, özgüllüğünü % 65 bulmuşlardır. Schelling ve arkadaşları 10; 59 malign, 30 benign meme kitlesinde RDUS ile yaptıkları çalışmada;. benign-malign meme kitlelerinin ayrımında RI ve PI parametrelerinin en iyi belirleyiciler olduğunu, RI> 0.68, PI> 1.07 değerlerini malignite kriteri olarak saptadılar.
Chao ve arkadaşları 19 yaptıkları bir çalışmada RInın benign ve malign lezyonları ayırmada tatmin edici bir fayda sağlamadığını göstermişlerdir. Dock ve arkadaşları 8, Madjar ve arkadaşları 20 ve Youssefzadeh ve arkadaşlarının 21 yaptıkları çalışmalarda; RI gibi PInın da malign lezyonların ayırımında güvenilir olmadığı bildirilmektedir.
Literatürde Vmax ve RI değerleri ile ilgili farklı görüşler olmakla birlikte, genel görüş bu kantitatif göstergelerin, malign meme lezyonlarında benign lezyonlara göre daha yüksek olduğu yönündedir 22.
Çalışmamızda malign meme kitlelerinden elde edilen RI ve PI değerleri benign kitlelere göre daha yüksekti ( Malign lezyonlarda ortalama RI=0.74, ortalama PI=1.48 iken benign lezyonlarda ise ortalama RI= 0.65, ortalama PI= 1.10 idi ). RI>0.68 olmasının malignitedeki duyarlılığı % 54, özgüllüğü % 89; PI>1.07 olmasının malignitedeki duyarlılığı % 90, özgüllüğü ise % 55 olarak tespit ettik.
Sonuç olarak; biz çalışmamızda malign meme kitlelerinde benign lezyonlara göre daha fazla arteriyal akım saptadık. RDUS ile tespit ettiğimiz RI ve PI değerlerinin ise benign-malign meme lezyonlarının ayırımında US ve mammografiye yardımcı parametreler olduğunu saptadık.
Kaynaklar
1)Cosgrove D, Bamber JC, Davey JB, McKinna JA. Color Doppler signals from breast tumors. Work in progress. Radiology 1990; 176: 175-180.
2)Weidner N, Semple JP, Welch WR, Folkman J. Tumor angioneogenesis and metastases: correlation in invasive breast carcinoma. N Engl J Med 1991; 324: 1-8.
3)Dickson RB, Lippman ME. Molecular determinants of growth, angioneogenesis and metastases in breast cancer. Semin Oncol 1993; 19: 286-298.
4)Folkman J, Klagsburn M. Angiogenetic factors. Science 1987; 235: 442-447.
5)Bergonzi M, Calliada F, Passamonti C. et. al. II contribut del colour Doppler nella valutazione ecografica dei noduli mammari. Radiol Med 1990,79:178-81.
6)Taylor KJ, Ramos I, Carter D, Morse SS, Snower D, Fortune K. Correlation of Doppler US tumor signals with neovascular morphologic features. Radiology 1998; 166: 54-62.
7)Engin G. Meme lezyonlarının tanısında ultrasonografi ve renkli Doppler ultrasonografi. Türk Radyoloji Dergisi 1998; 33: 103- 112.
8)Dock W, Grabenwoger F, Metz V, Eibenberger K, Farres MT. Tumor vascularization: assessment with duplex sonography. Radiology 1991; 181: 241-244.
9)Wilkens TH, Burke BJ, Cancelada DA, Jatoi I. Evaluation of palpable breast masses with color Doppler sonography and gray scale imaging. J Ultrasound Med 1998; 17: 109-115.
10)Schelling M, Gnirs J, Braun M, et al. Optimized differential diagnosis of breast lesions by combined B-mode and color Doppler sonography. Ultrasound Obstet Gynecol 1997; 10: 48- 53.
11)Cole-Beuglet C, Soriano RZ, Kurtz AB, Goldberg BB. Ultrasound analysis of 104 primary breast carcinomas classified according to histopathologic type. Radiology 1983; 147: 191-6.
12)Britton PD, Coulden RA. The use of duplex Doppler ultrasound in the diagnosis of breast cancer. Clin Radiol 1990; 42: 399-401. 13. Dixon JM, Walsh J, Peterson D, Chetty U. Color Doppler Ultrasonography studies of benign and malignant breast lesions. Br J Surg 1992; 79: 259-260.
13)Cosgrove DO, Kedar RP, Bamber JC et al. Breast diseases: color Doppler US in differantial diagnosis. Radiology 1993; 189: 99- 104.
14)Guiseppetti GM, Baldassarre S, Marconi E. Color doppler sonography. Eur J Radiol 1998; 27: 254-258.
15)Konishi Y, Hamada M, Shimada K et al. Doppler spectral analysis of the intratumoral waveform in breast disease. Imaging 1993; 60 (suppl 2):18.
16)Sohn C, Stolz W, Grischke EM, Wallwiener D, Bastert G, von Fournier D. Doppler ultrasound study of breast tumors using color Doppler ultrasound, duplex ultrasound and the CW Doppler ultrasound. Zentralbl Gynakol 1992, 114: 249-253.
17)Peters-Engl C, MedlM, Leodolter S. The use of color-coded and spectral Doppler ultrasound in the differantion of benign and malign breast lesions. Br J Cancer 1995; 71: 137-139.
18)Chao TC, Lo YF, Chen SC, Chen MF. Color doppler ultrasound in benign and malignant breast tumors. Breast Cancer Res Treat 1999; 57: 193-199 .
19)Madjar H, Sauerbrei W, Prompeler HJ et al. Color doppler and duplex flow analysis for classification of breast lesions. Gynecol Oncol 1997; 64: 392-403.
20)Youssefzadeh S, Eibenberger K, Helbich T, Jakesz R, Wolf G. Use of resistive index for diagnosis of breast tumors. Clin Radiol 1996; 51: 418-420.
21)Algül A, Balcı P, Seçil M, Canda T. Meme kitlelerinde kontrastlı power Doppler ve renkli Doppler US: tanısal etkinlikleri ve ayırıcı tanıya katkıları. Tani Girisim Radyol 2003; 9: 199-206.
© 2005 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

