Gastroesophageal Reflux Disease and Extraesophageal Complications: Respiratory and Neurologic Presentations
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, ELAZIĞ
Keywords: Gastroözofageal reflü hastalığı, komplikasyon, sandifer sendromu, çocuk, Gastroesophageal reflux disease, complication, sandifer syndrome, children
28.585 görüntülenme 4.141 indirme
Gereç ve Yöntem: Yaşları 2-22 ay arasında değişen GÖR tanılı 9 hasta (4kız, 5 erkek) çalışmaya alındı ve iki gruba ayrıldı. Grup 1de Sandifer Sendromlu dört hasta ve Grup 2de respiratuar bulguları olan beş hasta vardı.
Bulgular: Hastalarda GÖR tanısının geç konulduğu ve grup IIde bu sürenin grupIe göre daha uzun olduğu bulundu (p<0.05). Her iki grubun hastalarında da motor gerilik belirlendi ve bu hastaların hemoglobin değerleri her iki gruptaki en düşük değerlerdi. Altı aylık tedavinin sonunda; (i) demir eksikliği anemisinde belirgin düzelme (p<0.005), (ii) grup 1de paroksismal ataklarda belirgin azalma, (iii) her iki grupta respiratuar problemlerde büyük ölçüde düzelme olduğu görüldü.
Sonuç: Gastroözofageal reflüsü olan hastalar özofagus dışı bulgular yönünden de araştırılmalıdır. Kronikleşme yatkınlığı olan bu sorunlar erkenden tanınmalı ve özgül izlem tedavisi olabildiğince erkenden başlatılmalıdır. Bu yolla hastaların yaşam kaliteleri iyileştirilebilir. ©2006, Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Materials and Methods: We evaluated nine patients (4 girls, 5 boys) aged between 2-22 years with GERD disease in two groups. In group I, four patients with Sandifer Syndrome and in group II, five patients with respiratory presentations were enrolled.
Results: It was found that whole patients could be diagnosed as GERD late, and in group II this period was longer than in that of group II (p<0.05). Among the patients in both groups, motor reterdation was determined, and their Hb values were the most degree in in both series. At the end of 6- month follow up period, with therapy; (i) whole values of iron deficiency anemia of the patients improved (p<0.005), (ii) the paroxismal attacks of the patients in group I decreased dramatically, (iii) it was determined that the respiratory problems of the patients in both groups improved on a large scale.
Conclusion: The patients with GERD should be examined in terms of extraesophageal findings. The problems that tend to become chronic should be noticed early and specific follow-up/ treatment should be started as early as possible. In this way, patients quality of life can be improved. ©2006, Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Giriş
Sandifer sendromu; reflü, irritabilite ve vücudun anormal hareketleri ve boynun bükülmesiyle tanımlanan yaygın olmayan klinik bir durumdur 4. Anormal davranış ve hareketlerin görüldüğü Sandifer Sendromlu hastalarda irritabilite , baş ve göz deviasyonu, tortikollis, ekstensor kasılma ve distonik postür olabilir 5,6. Reflü süresince görülen anormal hareketlerin, hava yollarını reflüden korumak veya asit reflünün neden olduğu karın ağrılarını azaltmayı amaçlayan mekanizmanın sonucu olduğu bilinmektedir 2. Sandifer sendromu, başta nöbet olmak üzere, diğer paroksismal bozukluklar ile karıştırılabilir; bundan dolayı da hastalar yanlış tanı alabilir ve gereksiz tedavi uygulanabilir. Ayrıca asıl tedaviler uygulanmadığı için komplikasyonlar (özafagus/mide/akciğerlerde ve beyinde de) ağırlaşabilir ve çeşitlenebilir. Sandifer sendromun tanısında, öykü, klinik gözlem, rutin uyku EEGsi, gastroözofageal sintigrafi genelde yeterlidir; EEG-video izlemi gibi ek çalışmalar ile olası durumların tansı kesinleştirilebilir. Bu hastalarda GÖR tedavisiyle semptomlar hızla kaybolur 6.
Bu çalışmada GÖRH olan hastalarımızın biri sık (akciğer bulguları), diğeri seyrek (Sandifer sendromu) görülen iki önemli komplikasyonu sunularak; GÖRHnın özofagus dışı bulgularına da dikkat çekilmek istendi.
Materyal ve Metot
Tablo 1: Sandrifer Sendromlu olguların genel özellikleri, semptom ve bulguları
Hastalar, klinik tablolarına egemen GÖRHnın iki önemli özofagus dışı komlikasyonlarına göre gruplandırıldılar: Öykü ve klinik izlemlerinde paroksismal atakları (baş ektansiyonları, tortokolis, distonik postur, baş ve göz deviasyonu) olan dört hastanın rutin, atak içi ve uyku yoksunluklu EEGler çekildi ve normal bulundu. Bundan dolayı bu hastalara Sandifer sendromu tansı kondu (grup I). Grup II ise akciğer komplikasyonu olan beş hastadan oluşturuldu. Grup Ideki bir hastada (no 4) aynı zamanda akciğer sorunları bulunmakta idi, ancak bu hastada baskın klinik tablo Sandifer Sendromu olduğu için, bu gruba dahil edildiler. Grup Ideki iki hasta (no 3 ve 4), paroksismal ataklarından dolayı, bize başvurmadan önce yanlışlıkla infantil spazm tansı almış ve buna yönelik tedavi görmüşlerdi.
Hastaların tümü, altı aylık süre ile non-farmakolojik tedavi (az / sık beslenme, koyu mamalar ile beslenme, uygun yatış pozisyonları, yağlı/çikolatalı/gazlı gıdaların verilememsi) yanında, prokinetik farmakolojik (metoklopramide HCL ve simetidin) ve demir (3-6/mg/kg/day, oral, 3 ay) tedavilerine alındılar. Akciğer komplikasyonları olan hastalara bu tedaviye ek olarak; antibiyotik ve bronkodilatator tedavi de eklendi. Hastalar birinci, üçüncü ve altıncı aylarda tedaviye yanıt yönünden tekrar değerlendirildiler.
İstatisksel değerlendirmeler, SPSS for Windows 13.0 programı altında; gruplar arasında Mann-Whitney U-Wilcoxon Rank Sum W Testi ve grup içi ise Paired-Samples T Testi kullanılarak yapıldı. P<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.
Bulgular
Tablo 2: Akciğer komplikasyonlu olguların genel özellikleri, semptom ve bulguları
Hastaların altı aylık izlemleri sonunda tedavi ile: (i) tümünün demir eksikliği anemi indekslerinin düzediği (p<0.005), (ii) grup Ideki hastaların paroksimal ataklarının önemli ölçüde yatıştığı, (iii) grup I ve IIdeki hastaların akciğer sorunlarının önemli ölçüde düzeldiği belirlendi.
Şekil 1 ve 2de, grup I / 4 nolu hastaya ait pozitif GÖR-sintigrafisi ile aynı hastaya ait göğüs radyografisinde bilateral retiküler infiltratlar görülmektedir.
1a Gastoözofageal sintigrafi ile 4 nolu hastada reflü
1b Akciğer grafisinde bilateral retiküler infiltrasyon
Tartışma
Sandifer sendromu, gastroözofageal reflü, irritabilite, tortikollis, anormal baş ve göz hareketleri, paroksismal distonik postür ile tanımlanan yaygın olmayan bir durumdur. Anormal postürün koruyucu refleks hareket olduğu bilinmektedir 2. Kotagal ve ark 10, çocuklarda Sandifer sendromunu en sık gözlenen paroksismal non-epileptik durum olarak tanımlamıştır. Diğer bir çalışmada Sandifer sendromunun tortikolisin temel sebeplerinden biri olduğu gösterilmektedir 11.
Nörolojik yakınmaları olan hastalarımızın, akciğer sorunları olan hastalara göre daha erken GÖR tanısı alabilmeleri ilginç bulundu. Bunun nedenleri, bu paroksismal atakların daha ayrıntılı bir inceleme gerektirmesinden; ayrıca bunların gastrointestinal kaynaklı da olabilme olasılığını düşünmekle ilgisi bulunabilir. Ancak Sandifer sendrumlu iki hastamızın (no 3 ve 4) yanlışlıkla epilepsi (infantil spazm) tanısı almaları, GÖRH tanı süresinin uzunluğu (3.5 ve 8 ay) ve ek sorunların gelişmesi; bu hastaların hala doğru tanı sorunu yaşadıklarını gösterebilir. Diğer paroksimal bozukluklarda olduğu gibi, Sandifer sendromlu hastalardaki non-konvülzif atakların ayrıcı tansında EEGnin katkısı çok önemlidir ve büyük kolaylık sağlamaktadır. Nitekim hastalarımızda da bu paroksismal atakların GÖRHna bağlı olabileceği kısa sürede, değişik dönemlere ait EEG çekimleri ile kanıtlanabildi. Daha komplike olgularda, video-monitorize EEGden de yararlanılabilir.
Gastroözofageal reflü hastalığının, açıklanamayan veya dirençli otolaringolojik ve repiratuar yakınmaların ayırıcı tansına dahil edilmesi önemlidir. Bu hastalıkta respiratuar semptomlar; ya aspirasyon/mikroaspirasyonl ile gastrik içeriğin direkt respiratuar sistemle teması, yada özofagus ile respiratuar sistem arasındaki refleks etkileşimler (laringeal kapanma veya bronkospazm) ile ortaya çıkabilir 1,2. Bebeklerdeki apne olgularının yarısının, GÖRH bağlı olabileceği de bildirilmektedir 3. Bizim grup IIdeki hastalarımızın tümü ile grup Ideki bir hastamızda respiratuar sorunlar vardı ve bunlar uzun bir süre GÖRH dışı nedenlere bağlanmıştı. Bu durum hastaların sorunlarını belirginleştirmiş ve ağırlaştırmıştı. Nitekim yapılan çalışmalarda astmatik çocukların yaklaşık yarısında GÖRH birlikteliği bulunurken; bu oran GÖRH ve astma için ayrı ayrı yaklaşık %10 olarak bildirilmektedir 1,3. Akciğer sorunu olan hastalarımızın da üçünde (no 4, 6 ve 9) hışıltı (wheezing) ve bronkospazm ile giden astmatik ataklar vardı ve bu durum uzun süreden beri devam etmekte idi.
Hastalarımızın tümü, GÖRHna yönelik tedaviden değişik derecelerde yarar gördü. Bu duruma, hastalığa eşlik eden demir eksikliği anemisinin düzeltilmesi yanında; GÖRHnın tedaviye iyi yanıt verebilen bir durum olma olasılığı da neden olmuş olabilir.
Çok yönlü semptomatolojiye sahip olabilen GÖRHda, tanının geç konması ve hastaların tedavisiz kalması; komplikasyonların çeşitlenmesi ve ağırlaşmasına neden olabilir. Paroksismal atakları olabilen bu çocuklarda, EEG ile bu atakların nöbet ile ayırıcı tanısı kolayca yapılabilir.
Kaynaklar
1)Vandenplas Y, Hassall E. Mechanisms of gastroesophageal reflux and gastroesophageal reflux disease. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2002; 35: 119-136.
2)Orenstein S, Peters J, Khan S, Yousef N, Hussain SZ. The esophagus.In: Berhman RE, Kliegman RM, Jenson HB (eds). Nelson Textbook of Pediatrics. 17 th Edition,: Saunders Company, 2004: 1217-1227.
3)Rudolph CD, Mazur LJ, Liptak GS, et al. Guidelines for evaluation and treatment of gastroesophageal reflux in infants and children: recommendations of the North American Society for Pediatric Gastroenterology and Nutrition. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2001; 32: 1-31.
4)Shahnawaz M, van der Westhuizen LR, Gledhill RF. Episodic cervical dystonia associated with gastro-oesophageal reflux. A case of adult-onset Sandifer syndrome. Clin Neurol Neurosurg 2001; 103: 212-215.
5)Gorrotxategi P, Reguilon MJ, Arana J, et al.Gastroesophageal reflux in association with the Sandifer syndrome. Eur J Pediatr Surg. 1995; 5: 203-5.
6)Deskin RW.Sandifer syndrome: a cause of torticollis in infancy. Int J Pediatr Otorhinolaryngol.1995; 32: 183-185.
7)Sommer A.Occurrence of the Sandifer complex in the Brachmann-de Lange syndrome. Am JMedGenet 1993; 47: 1026- 1028.
8)Senocak ME, Arda IS, Buyukpamukcu N.Torticollis with hiatus hernia in children. Sandifer syndrome.TurkJPediatr.1993; 35: 209-213.
9)Somjit S, Lee Y, Berkovic SF, Harvey AS. Sandifer syndrome misdiagnosed as refractory partial seizures in an adult. Epileptic Disord. 2004; 6: 49-50.
10)Kotagal P, Costa M, Wyllie E, Wolgamuth B. Paroxysmal nonepileptic events in children adolescents. Pediatrics. 2002; 110: e46.
11)Loureiro B, Ferrer-Lozano M, Abenia P, Ferraz S, Rebage V, Lopez-Pison J. Torticollis as a cause of consultation in neuropediatrics (abstract). Rev Neurol 1999; 29: 493-499
© 2006 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

