Hypertensive Encephalopathy Progressing with the Atypical Findings of Computed Tomography and Magnetic Resonance Imaging
1Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, SAMSUN
2Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı, SAMSUN
3Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, SAMSUN
Keywords: Hipertansif ensefalopati, Bilgisayarlı tomografi, Manyetik rezonans görüntüleme, Hypertensive encephalopathy, Computed tomography, Magnetic resonance imaging
14.966 görüntülenme 4.931 indirme
Giriş
HEnin bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntülemelerinde (MRG) özellikle paryetooksipital bölgelerde vazojenik ödeme bağlı değişiklikler görülür 3. HE de ödeme bağlı değişiklikler sık olmamakla birlikte beyin sapı, bazal ganglion ve serebellum gibi beynin diğer alanlarında görülse de bu değişiklikler genellikle paryetooksipital bölgelerin tutulumu ile birlikte olmaktadır 4. Burada, radyolojik incelmelerde ağırlıklı olarak frontotemporal alanları etkileyen atipik HEli bir olgunun klinik, laboratuar, BT ve MRG bulguları sunulmuş ve ayırıcı tanı literatür eşliğinde tartışılmıştır.
Olgu Sunumu
Yapılan laboratuar incelemelerinde; tam kan sayımında lökosit: 18000/uL, sedimantasyon: 40 mm/saat (0-9mm/saat), biyokimyasal incelemede potasyum: 2.9mEq/L (3.55.5 mEq/L), BUN: 57.5 mg/dL (524 mg/dL), kreatinin: 3.3 mg/dL (0.41.4 mg/dL), serolojik incelemede ASO: 464 IU/mL (0 200 IU/mL), CRP: 26.8 mg/L (05 mg/L), RF: 9.1 IU/mL, idrar tetkikinde yüksek protein (150 mg/dL) ve bol eritrosit saptandı. Beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde protein düzeyi 122 mg/dL (1545 mg/dL) olarak yüksek bulunurken diğer parametrelerde anormal bulgu saptanmadı.
Konfüzyonu ve letarjisi olan hastaya santral sinir sistemini değerlendirmek amacıyla kraniyal BT incelemesi yapıldı. BT sinde her iki derin temporal lobda, eksternal kapsülde, sol frontoparyetal loblarda sulkuslarda silinmeye yol açan, ventriküllere bası etkisi oluşturan ödemle uyumlu yaygın hipodens alanlar mevcuttu. Sağ oksipital lobta ise sadece fokal bir alanda hipodens alan mevcuttu (Şekil 1).
Şekil 1: A. BT kontrastsız inceleme aksiyel kesitte bilateral temporal ve inferior frontal loblarda yaygın hipodens alanlar görülmektedir. B. BT kontrastsız inceleme aksiyel kesitte her iki temporal lobda eksternal kapsüle doğru uzanım gösteren daha çok subkortikal alanları etkileyen sulkuslarda silinmeye yol açan yaygın hipodens alanlar görülmektedir.
Fizik muayenesinde ense sertliği, BOSta protein yüksekliği ve BT de saptanan lezyonların yerleşim yeri HE için atipik olduğundan, lezyonların patomorfolojik özelliklerini daha iyi gösterebilmek amacı ile MRG incelemesi yapıldı. MRG de girus rektuslarda, her iki temporoparyetalde eksternal kapsüle doğru uzanan yaygın ve sağ oksipital lobda fokal bir alanda, kortikal ve subkortikal beyaz cevheri içine alan T1A görüntülerde hipointens, T2A görüntülerde hiperintens sinyal değişiklikleri vardı. Ayrıca medulla oblangata, pons ve sol serebellar pedinkülde de benzer sinyal değişiklikleri görüldü. Kontrast madde verildikten sonra parankimde kontrastlanma görülmedi (Şekil 2).
Şekil 2: A. MRG inceleme T2 ağırlıklı aksiyel kesitte her iki temporal lob ve girus rektusta subkortikal yaygın hiperintens alanlar görülmektedir. B. Pons düzeyinden geçen MRG inceleme T2 ağırlıklı kesitte her iki temporal lob ve ponsta yaygın hiperintens alanlar görülmektedir.
Radyolojik görüntülemede saptanan lezyonların ağırlıklı olarak beynin anterior sulama alanında yerleşmiş olması ve BOS bulguları HE için tipik olmamasına karşın hipertansiyonu düzeltmek için tedaviye başlanmış olan hastada daha sonraki günlerde klinik bulguların düzelmeye başlaması ile HE tanısı konulmuş oldu.
Tartışma
Normotansif kişilerde serebral kan akımı ortalama 60 120 mmHg arteryal basınç arasında değişmeden kalır. Arteryal basınç arttıkça kompansatuar serebral vazokonstrüksiyon serebral hiperperfüzyonu sınırlar. Arteryal basınç 180 mmHg civarında olduğunda bu otoregülasyon yetersiz kalır ve ardından serebral vazodilatasyon gelişir 1. Serebral arteriyollerin aşırı genişlemesi ile sıvı ve protein interstisyel alana geçerek vazojenik ödem gelişir 2,6.
HE de lezyonların posterior sulama alanlarına eğilim gösterdiği birçok çalışmada bildirilmiştir 1-3,6,7. Bir kaç çalışmada posterior sulama alanlarının diğer alanlara göre daha hassas olmasının nedeni, sempatik vasküler innervasyonun beynin her alanında homojen olarak dağılım göstermemesinden kaynaklandığı belirtilmiştir 2,8. Bir çalışmada, internal karotid sistemin vertebrobaziler sisteme göre daha fazla sempatik innervasyona sahip olduğu gösterilmiştir 9. Bu görüşe göre akut hipertansiyon, perivasküler sempatik sistemi uyarır. Ancak sempatik innervasyonu yetersiz olan posterior sulama alanları etkilenirken, sempatik innervasyonu iyi olan anterior sulama alanları korunur 9. Çok şiddetli durumda anterior sulama alanlarının posterior sulama alanları ile birlikte etkilenebildiğini 4, son yıllarda ise posterior sulama alanlarında belirgin bir değişiklik olmadan ağırlıklı olarak beyin sapının etkilendiğini bildiren yayınlar mevcuttur 10,11. Hastamızda görülen ödeme bağlı değişikliklerin posterior sulama alanlarından ziyade ağırlıklı olarak anteriorda, temporoparyetofrontal alanlarda olması nadir bir durumdur.
Hastamızın BT incelemesinde olduğu gibi derin temporal lob, eksternal kapsülde ve frontoparyetal bölgelerde saptanan ödeme bağlı dansite azalmaları ensefalitten ayırt edilmelidir. Ayırıcı tanıda düşünülecek en olası tanılardan birisi subfrontal ve temporal lobların medial kısmını tutma eğiliminde olan herpes ensefalitidir. Ensefalitte BOS ta protein yüksekliği ve hücre artışı beklenen bir bulgudur. Ancak inflamatuar hücrelere ait herhangi bir bulgu olmaması durumunda, BOS ta protein artışı tanı için yeterli olmadığı gibi erken dönemde BOS bulguları normal de olabilmektedir 12.
HEli hastalarda BOS bulguları normal beklenmektedir. Literatürde HEli hastaların BOS analizinde protein ve lenfosit artışı olduğunu bildiren çok az yayın mevcuttur 7. Hastamızda BOS ve BT bulgularının atipik olması tanı koymamızı güçleştirmiştir. Ayırıcı tanıya gidebilmek için çekilen kontrastlı MRG de, BT de saptanan bulgular dışında beyin sapının da etkilenmiş olduğu ortaya çıktı. Hipertansiyonun düzeltilmesi ile semptomların gittikçe gerilemesi, BT de saptanan bulgular dışında MRG de diğer tutulum alanlarının gösterilmiş olması ve parankim kontrastlanmasının olmaması nedeniyle hastaya HE tanısı konuldu. Daha sonraki günlerde hastanın nörolojik semptomları tamamen düzeldi.
HE akut gelişir ve geçicidir. Posterior sulama alanlarında belirgin bir değişiklik olmadan anterior sulama alanları ve ağırlıklı olarak frontotemporal bölgeler nadir de olsa etkilenebilmektedir. Tedaviye bir an önce başlanması gerektiğinden erken tanı koymak oldukça önemlidir. Tanı klinik ve nöroradyolojik bulgularla birlikte konulur. Beyindeki patomorfolojik değişiklikler ile lezyonların dağılımı ayırıcı tanı için önemlidir ve bu değişiklikler MRG ile çok iyi gösterilir. HEde anterior sulama alanların, özellikle de frontotemporal alanların posterior sulama alanlarında herhangi bir değişiklik olmadan etkilenebileceği unutulmamalıdır.
Kaynaklar
1)Vaughan CJ, Delanty N. Hypertensive emergencies. Lancet 2000; 356:411-417.
2)Schwartz RB, Jones KM, Kalina P, et al. Hypertensive encephalopathy: findings on CT, MR imaging, and SPECT imaging in 14 cases. AJR 1992; 159:379-383.
3)Hinchey J, Chaves C, Appignani B, et al. A reversible posterior leukoencephalopathy syndrome. N Engl J Med 1996; 334:494- 500.
4)Casey SO, Sampaio RC, Michel E, Truwit CL. Posterior reversible leukoencephalopathy syndrome: utility of fluidattenuated inversion recovery MR imaging in the detection of cortical and subcortical lesions. Am J Neuroradiol 2000; 21:1199- 1206.
5)Phillips SJ, Whisnant JP. Hypertension and the brain. The National High Blood Pressure Education Program. Arch Intern Med. 1992; 152:938-945.
6)Dedeoglu IO, Springate JE, Najdzionek JS, Feld LG. Hypertensive encephalopathy and reversible magnetic resonance imaging changes in a renal transplant patient. Pediatr Nephrol 1996; 10:769-771.
7)Rail DL, Perkin GD. Computerized tomographic appearance of hypertensive encephalopathy. Arch Neurol 1980; 37:310-311.
8)Beausang-Linder M, Bill A. Cerebral circulation in acute arterial hypertension: protective effects of sympathetic nervous activity. Acta physiol Scand 1981; 111:193-199.
9)Edvinsson L, Owman C, Sjoberg N-O. Autonomic nerves, mast cells, and amine receptors in human brain vessels: histochemical and pharmacologic study. Brain Res 1976; 115:377-393.
10)Thambisetty M, Biousse V, Newman NJ. Hypertensive brainstem encephalopathy: clinical and radiographic features. J Neurol Sci 2003; 208:93-99.
11)Kumai Y, Toyoda K, Fuji K, Ibayashi S. Hypertensive encephalopathy extending into the whole brainstem and deep structures. Hypertens Res 2002; 25:797-800.
12)Koelfen W, Freund M, Gückel F, Rohr H, Schultze C. MRI of encephalitis in children: comparison of CT and MRI in the acute stage with long-term follow-up. Neuroradiology 1996; 38:73-79.
© 2007 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

