Ektodermal Displazili Olgularda Klinik ve Radyolojik Bulguların İncelenmesi
1Harran Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı, Şanlıurfa, Türkiye
2Fırat Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı, Elazığ, Türkiye
3Dicle Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı, Diyarbakır, Türkiye
4Fırat Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Elazığ, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Ektodermal Displazi, Diş Anomalisi, Diş Eksikliği, Ectodermal Dysplasia, Dental Anomaly, Hypodontia
11.609 görüntülenme 1.603 indirme
Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 2006-2017 yılları arasında Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi hastanesine diş eksikliği şikayetiyle başvuran, 49 ektodermal displazi olgusu retrospektif olarak değerlendirildi. Klinik değerlendirmede saç, tırnak, deri, diş, burun, ter bezleri ve benzeri malformasyonlar incelendi. Radyolojik muayenede; geleneksel radyografi ve konik ışınlı bilgisayarlı tomografi kullanılarak diş germleri, çene kemiği ve diş köklerine bakıldı.
Bulgular: Çalışmamızda yaş ortalaması 11,9±4,6 olan, 25i kadın (%51,1), 24ü erkek (%48,9) toplam 49 hasta değerlendirildi. Çalışmadaki EDli hastaların oral bulguları ile ilgili olarak; %100 (n =49) diş eksikliği, %100 (n =49) mandibular protrüzyon ,%75,51 (n =37) konik diş, %6,12 (n =3) kök şekil anomalileri görülmüştür. Klinik muayenesinde ise terleme problemi %77.55 (n =38), saç-kıl anomalisi %95.91 (n =47), anormal parmak ve tırnaklar %83.67 (n =41) belirlendi.
Sonuç: EDnin temel bulguları oral ve maksillofasiyal bölgede oluştuğundan, estetik ve çiğneme problemleri ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle diş hekimliğinde multidisipliner tedavi gerektiren özel bir yere sahiptir. Bu hastalarda yaşam kalitesini artırmaya yönelik olarak tıp ve diş hekimlerinin koordineli çalışması oldukça önem kazanmaktadır.
Material and Method: We retrospectively evaluated 49 cases of ED who were admitted to Dicle University Faculty of Dentistry with complaint of lack of teeth between 2006-2017. During clinical evaluation, hair, nails, skin, teeth, nose, sweat glands and similar malformations were examined. On radiological examination, dental germs, jawbone and tooth roots were examined using conventional radiography and conical beam computed tomography.
Results: A total of 49 patients consisting of 25 female, (51.1%) and 24 male patients (48.9%) with the mean age of 11,9±4,6 years were evaluated in our study. Oral findings of patients with ED in the study revealed; 100% (n =49) absence of the tooth, 100% (n =49) mandibular protrusion, 75.51% (n =37) conical tooth and 6.12% (n =3) root shape anomalies. In the clinical examination, the sweating problem was determined as 77.55% (n =38), hair-bristle anomaly 95.91% (n =47) and abnormal fingers and nails 83.67% (n =41).
Conclusion: As the main findings of ED are in the oral and maxillofacial region, aesthetic and chewing problems arise. For this reason, ED has a special place in dentistry requiring multidisciplinary treatment. Coordinated study of medical doctors and dentists is very important for increasing the quality of life in these patients.
Giriş
ED şimdiye kadar 200 alt grupta sınıflandırılmakla birlikte anhidrotik (ChristSiemens Touraine sendromu), hipohidrotik ve hidrotik olarak 3 ana grup olarak tanımlanmaktadır. ED, gen mutasyonuyla oluşmaktadır 2. ED, Xe bağlı resesif, otozomal dominant ve resesif kalıtım modeli geçiş göstermektedir 3. EDnin klinik bulgularında seyrek saç, tükrük salgısında azalma veya olmama, ciltte kuruma, geniş ve belirgin alın, semer burun, ağız ve göz çevresinde hiperpigmentasyon, mandibular protrüzyon ve oklüzal-vertikal boyutta azalma görülebilmektedir. Ağız içi bulgularında ise hipodonti, oligodonti, mikrodonti, konik diş anomalisi ve alveolar kretin dişsiz bölgelerinde incelme görülebilmektedir 1,3. ED, deri frajilite sendromu ile birlikte görülebilmektedir. ED-deri frajilite sendromu plantar alanlarda büller, kısa, seyrek saçlar, distrofik tırnaklar, deri frajilitesi, travmayla oluşan bül ve erozyonlar oluşabilmektedir 4. Kafa derisinde kronik dermatit, EDnin nadir görülen bir bulgusudur 5.
EDli hastaların maksillofasiyal morfolojisinde tipik olarak maksilla uzunluğunda azalma, retruzif maksilla, protruzif mandibula, çıkık çene ucu, iskeletsel Angle sınıf III maloklüzyon ve yüz uzunluğunda azalma görülmektedir 6. Ayrıca yarık dudak-damak anomalisi de görülebilmektedir 7.
EDde görülen diş anomalileri yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir 5. EDli vakaların diş kaynaklı oluşan yaşam kalitesindeki bozulma, profesyonel ve multidisipliner yaklaşımla yapılacak tedaviler ile yeniden kazanılabilmektedir. Yapılacak tedaviler ile estetik, fonksiyonel ve fizyolojik eksiklikler giderilebilmektedir 3.
Bu çalışmada, Ektodermal displazili olgularda deri, yüz ve oral bölgelerde oluşan anomaliler ile sistemik bulguların değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Materyal ve Metot
Bulgular
Tablo 1: Ektodermal displazi olgularda oral bulgular.
Resim 1: EDli hastalarda sık görülen konik diş anomalisi ve diş eksikliği.
Resim 2: Dişsiz bölgelerde alveol kretlerde incelme.
Maksillofasiyal bölgenin yapılan klinik muayenesinde; %95.91 (n =47) saç-kıl anomalisi, %83.67 (n =41) sarkık dudaklar, %75.51 (n =37) semer burun, %30.61 (n =15) göz çevresinde hiperpigmentasyon izlenmiştir (Tablo 2) (Resim 3, 4).
Tablo 2: Maksillofasiyal bölge bulguları.
Resim 3: Göz ve ağız çevresindeki deride görülen hiperpigmentasyon.
Resim 4: Semer burun, sarkık dudaklar ve çenelerde Angle sınıf III kapanış.
Sistemik bulgularda ise %77.5 (n =38) terleme problemi, %83.7 (n =41) anormal parmak ve tırnaklar, %67.3 (n =33) ateş hikayesi, %51.0 (n =25) nefes almada zorlanma, %46.9 (n =23) işitme problemi görülmüştür (Tablo 3) (Resim 5).
Tablo 3: Sistemik ve diğer bulgular.
Resim 5: Ciltte (ayak tabanında, el ayasında, dizlerde ve dirsekte) deri problemleri.
Olguların ebeveynlerinin %36.7sinde akraba evliliğine rastlanmıştır. Bilgi olarak çalışmadan elde edilen bulgular tanımlayıcı istatistiklerle sunulmuştur.
Tartışma
ED ile ilgili yapılan bir çalışmada hipodonti, hipotrikozis ve hipohidrozis EDnin en fazla görülen klinik bulguları olduğu açıklanmıştır 10. Çalışmamızda diş eksikliği tüm hastalarda görülmekle birlikte parmak ve tırnak anomalileri %83, ter bezleri ile ilgili anomaliler %77 oranında görülmüştür.
ED, farklı şiddette dokuları etkileyebilmektedir. Burun, göz, saç, tırnak, ter bezleri ve mineyi içerebilmektedir 1. Özellikle diş ve saç ile ilgili anomaliler fonksiyonel, psikolojik ve estetik kaygılara neden olmaktadır. Bu problemler EDli hastaların yaşam kalitesini etkilemektedir 11. Bu hastalarda görülen oligodonti birçok yönden olumsuz etki yapmaktadır. Ayrıca bu hastalarda, anksiyetenin daha sık görülebildiği bildirilmiştir 5.
Süt ve daimi dişlerde görülen konik diş anomalisi gibi biçim bozuklukları da yaşam kalitesini etkilemektedir 12. Özellikle erken diş tedavileri yaşam kalitesinin düzenlenmesi için önemli olmaktadır 11. Çalışmamızda oral bölgede oluşan anomaliler arasında konik diş anomalisinin %75.5 oranında olduğu tespit edilmiştir. Hastalar en fazla diş ile ilgili anomalilerden şikâyetçi olmuştur.
ED hastalarının faringeal ve üst hava yolu boyutları daha küçüktür ve hyoid kemik sınıf III kontrol bireylerine kıyasla daha arkada yerleşmiştir 13. EDli hastalarda kuru göz gibi görme problemleri oluşabilmektedir ve bu şikâyetler yaş ile artmaktadır 14. Çalışmamızda hastaların görme problemleri belirtilmekle birlikte olguların %30.61inin gözünün çevresinde hiperpigmentasyon tespit edilmiştir.
EDli hastaların maksillofasiyal kemiklerde gelişimsel problemler sonucu yüz yüksekliğinde azalma oluşmaktadır. Özellikle maksilla ve mandibula etkilenmektedir. Bu kemiklerdeki gelişim problemler diş eksikliği ile açıklanmaktadır 6. EDli hastaların yaptığımız radyolojik inceleme sonucunda olguların tamamında çene kemiklerinin dişsiz olan bölgelerinde alveolar kemikte incelme gözlenmiştir. Bu nedenden dolayı sarkık dudak oluşabilmektedir. Ayrıca mandibula ve maksilladaki gelişim geriliğinden dolayı hastalarda iskeletsel Angle sınıf III maloklüzyon oluşmuştur. Orta yüz kemiklerinin gelişimine bağlı olarak olguların %75inde semer burun oluştuğu tespit edilmiştir.
EDnin oluşmasına neden olan gen bozuklukları (Eda, Edar, Edaradd) diş gelişimi, diş sayısı, kuron biçimi ve mine oluşumunda rol oynamaktadır. Ayrıca Edar geni taurodontizm oluşumuyla ilişkilendirilmiştir 15. Çalışmadaki EDli hastaların diş ilgili olarak biçim (%75), kök şekil (%6) ve sayı (%100) anomalileri görülmüştür. Ancak taurodontizm oluşumuyla ilgili bulguya rastlanılmamıştır.
ED ile ilgili yapılan bir çalışmada EDAR gen bozukluğu seyrek saç, kirpik ve kaşlar; diş eksikliği, semer burun ve sarkık dudaklar oluşmasına neden olduğu bildirilmiştir 16. Çalışmamızda genetik araştırma yapılmamakla birlikte benzer bulguların hastalarda oluştuğu tespit edilmiştir.
ED vakaları diş hekimliğinde özel bir yere sahiptir. Çiğneme fonksiyonu, ortognatik problemler, büyüme, ağız ve diş sağlığı açısından profesyonel, çok disiplinli bir yaklaşım gerektirir 3.
EDnin temel bulguları oral ve maksillofasiyal bölgede oluşmaktadır. Bu bulgular ile birlikte sistemik ve deri bulguları da meydana gelebilmektedir. Oral bulgular estetik ve çiğneme problemlerine neden olurken maksillofasiyal bulgular estetik problemlere neden olmaktadır. Tüm bu problemler hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Diş hekimliğinde konservatif ve protetik tedaviler ile hastanın EDden kaynaklı diş anomalilerinin tedavisi hastanın yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkiler oluşturmaktadır. Bu hastalar da hastalığın teşhisinde ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik olarak tıp ve diş hekimlerinin koordineli çalışması oldukça önem kazanmaktadır.
Kaynaklar
1)Olivares JM, Hidalgo A, Pavez JP, Benadof D, Irribarra R. Functional and esthetic restorative treatment with preheated resins in a patient with ectodermic dysplasia: a clinical report. J Prosthet Dent 2017; 4: 526-9.
2)Doğan MS, Akbaba MH, Yavuz İ, et al. Oral rehabilitation of patients with ectodermal dysplasia: cases series. Int J Health Sci 2016; 4: 59-68.
3)Doğan MS, Callea M, Yavuz Ì, et al. An evaluation of clinical, radiological and three-dimensional dental tomography findings in ectodermal dysplasia cases. Med Oral Patol Oral Cir Bucal 2015; 20: 340-6.
4)Atalay AA, Fatoş Ö, Abuaf K. Ektodermal displazi deri frajilite sendromu. Turk J Dermatol 2014; 2: 114-7.
5)Theiler M, Frieden IJ. Highpotency topical steroids: An effective therapyfor chronic scalp inflammation in rappodgkin ectodermal dysplasia. Pediatr Dermatol 2016; 33: 84-7.
6)Wang HW, Wang F, Huang W, Zhou WJ, Wang YP, Wu YQ. Morphometric analysis of maxillofacial bone in 48 patients with ectodermal dysplasia. Shanghai Kou Qiang Yi Xue 2017; 26: 193-7.
7)Aladağ BU, Yılmaz FH, Koçak N, Annagür A. A case of ectrodactyly, ectodermal dysplasia, cleft lip and palate syndrome associated with hydrocephaly. Cukurova Med Journal 2013; 38: 531-5.
8)Saltnes SS, Jensen JL, Sæves R, Nordgarden H, Geirdal AØ. Associations between ectodermal dysplasia, psychological distress and quality of life in a group of adults with oligodontia. Acta Odontol Scand 2017; 75: 564-72.
9)De Alencar NA, Reis KR, Antonio AG, Maia LC. Influence of oral rehabilitation on the oral healthrelated quality of life of a child with ectodermal dysplasia. J Dent Child 2015; 82: 36-40.
10)Callea M, Cammarata-Scalisi F, Willoughby CE, et al. Clinical and molecular study in a family with autosomal dominant hypohidrotic ectodermal dysplasia. Arch Argent Pediatr 2017; 115: 34-8. 11. Alsayed HD, Alqahtani NM, Alzayer YM, Morton D, Levon JA, Baba NZ. Prosthodontic rehabilitation with monolithic, multichromatic CAD-CAM complete overdentures in an adolescent patient with ectodermal dysplasia: A clinical report. J Prosthet Dent 2017; 10: 08-10.
11)Quintanilha LELP, Carneiro-Campos LE, Antunes LAA, Antunes LS, Fernandes CP, Abreu FV. Prosthetic rehabilitation in a pediatric patient with hypohidrotic ectodermal dysplasia: A case report. Gen Dent 2017; 65: 72-6.
12)Gündüz AS, Devecioğlu KJ, Ozer T, Yavuz I. Craniofacial and upper airway cephalometrics in hypohidrotic ectodermal dysplasia. Dentomaxillo-fac Radiol 2007; 36: 478-83.
13)Keklikci U, Yavuz I, Tunik S, Ulku ZB, Akdeniz S. Ophthalmic manifestations in patients with ectodermal dysplasia syndromes. Adv Clin Exp Med 2014; 23: 605-10.
14)Fons Romero JM, Star H, Lav R, et al. The impact of the eda pathway on tooth root development. J Dent Res 2017; 96: 1290-7.
15)Torkamandi S, Gholami M, Mohammadi-Asl J, Rezaie S, Zaimy MA, Omrani MD. A novel splicesite mutation in the EDAR gene causes severe autosomal recessive hypohydrotic (Anhidrotic) ectodermal dysplasia in an Iranian family. Int J Mol Cell Med 2016; 5: 260-3.
© 2019 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

