Kronik Egzersize Bağlı Kompartman Sendromunda Peroneal Sinire Bası Nedeniyle Meydana Gelen Düşük Ayak: Bir Olgu Sunumu
1Malatya Eğitim Araştırma Hastanesi, Nöroloji Kliniği, Malatya, Türkiye
2Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Elazığ, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Düşük Ayak, Kronik Egzersize Bağlı Kompartman Sendromu, Manyetik Rezonans Görüntüleme, Drop Foot, Chronic Exertional Compartment Syndrome, Magnetic Resonance İmaging
6.379 görüntülenme 1.432 indirme
Giriş
Olgu Sunumu
Şekil 1: Aksiyel (Şekil 1a) ve koronal (Şekil 1b) T2 ağırlıklı MRG kesitlerinde sağ tibialis anterior kasında belirgin inflamasyon ve yumuşak doku ödemi lehine değerlendirilen intensite artışı oklar ile gösterilmiştir.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kliniği tarafından takiplerinde oral kortikosteroid, nonsteroid antiinlamatuar ilaçlar (NSAİİ) verildi ve istirahat önerildi. İki ay sonra kontrol muayenesinde sağ ayak dorsal fleksiyonu 3/5 seviyesinde düzelmişti. KEBKS kaynaklı peroneal sinir basısına bağlı düşük ayak olgumuzu nadir görülmesi nedeniyle sunmaya değer bulduk.
Hastadan bilgilendirilmiş olur formu alınmıştır.
Tartışma
Kronik egzersize bağlı kompartman sendromu, tekrarlayan fiziksel aktivite sırasında keskin ağrı ile başlayan bir durumdur. Bu sendrom doku perfüzyonunun azalması sonucu oluşan iskemik hasara bağlı kompartman içi basıncın artmasıyla meydana gelir. Daha çok gençlerde ve sporcularda tekrarlayan fiziksel aktivite ile ilişkilendirilmiştir 7. KEBKS olan bazı hastalarda nörolojik semptomlar gelişebilir 4. Doku basıncının 30 mmHg ya ulaşması durumunda parestezi ve sinir iletiminde gecikme başlar. Basıncın 60 mmHg ve üzerine çıkması sinir iletisini tamamen bloke eder 8. Alt bacak etkilenirse en sık izlenen semptom anterolateral bölgede keskin bir ağrıdır. Parestezi daha çok ayağın dorsal kısmında hissedilir. Eğer alt bacak anterior kompartman etkilenirse ayakta dorsifleksiyon zaafı gelişebilir. Lateral kompartman etkilenirse ayak eversiyonunda zaaf, derin kompartman etkilenirse ayak parmaklarının fleksiyonunda zaaf ve ayak plantar yüzeyinde his kusuru gelişebilir 4. KEBKS tanısında altın standart etkilenen bölgede iğne manometre kullanarak basınç ölçümü yapmaktır. Alternatif noninvaziv tanı yöntemleri ise kızılötesi spektroskopi ve MRGdir 9.
Düşük ayak kliniği ile başvuran hastada etyolojinin aydınlatılması için anamnez alınması, muayene ve ENMG yapılması faydalıdır. Bu değerlendirilmelerin yeterli olmaması durumunda MRG yapılabilir. MRG mononöropatilerin değerlendirilmesinde giderek daha fazla kullanılan bir yöntemdir. Sinir normalde T1 ve T2 ağırlıklı sekanslarda yüksek yoğunluklu yağ tabakası içinde düşük sinyal yoğunluğunda görülür. Kompresyon olduğunda ise T1 ve T2 ağırlıklı sekanslarda sinyal artışı ve soğansı genişleme görünümü izlenir 10. Normalde MRG de iskelet kası T1 sekansta orta düzey bir intensitede (sudan daha yüksek) ve T2 de düşük sinyal yoğunluğunda görülür. Akut kas denervasyonunda genelde T1 ve T2 sekanslarındaki normal sinyal paterni 1 aya kadar korunabilir ancak STIR sekansta ilk 4 gün içinde artmış sinyal izlenebilir 11. Denervasyondan 24 saat sonra gadolinium tutulumu izlenebilir 12. Subakut denervasyon döneminde (1-12 ay) MRG de T2 ağırlıklı ve STIR sekanslarda sinyal yoğunluğunda artış ve T1 ağırlıklı sekanslarda ise normal sinyal yoğunluğu görülür 13. Görüldüğü gibi MRG hem sinir dokusunun hem de çevre dokuların patolojilerinin gösterilmesinde oldukça yararlıdır. ENMG çalışmaları tanı koyulması, altta yatan patofizyolojinin ve sinir hasarının seviyesinin belirlenmesi ile birlikte prognozun belirlenmesinde de önemlidir 2. Sunduğumuz olguda yapılan ENMG de ileti incelemesinde patoloji izlenmezken iğne incelemesinde peroneus longus kasında patoloji olmadığı ancak tibialis anterior ve ekstansör digitorum brevis kaslarında nörojen değişiklikler olduğu izlendi. Mevcut ENMG bulgularına göre peroneal sinirin fibula başı tuzak nöropatisinden uzaklaşıldı ve nöropatinin seviyesini belirlemek için diz altı MRG yapıldı. MRG de aksiyel ve koronal T2 ağırlıklı kesitlerde tibialis anterior kasında belirgin inflamasyon ve yumuşak doku ödemi lehine değerlendirilen intensite artışı izlendi. Bu vakada MRGde ödemin tespit edilmesi nedeniyle invaziv bir yöntem olan iğne manometre ile basıç ölçümü yapılmadı. ENMG ve MRG bulguları birlikte değerlendirildiğinde ve hastanın anamnezinden her gün uzun mesafe yürüyüş yaptığı öğrenildiğinden mevcut inflamatuar olayın bu kronik fiziksel travmaya bağlı olabileceği ve ödem nedeniyle tibialis anterior kasının peroneal sinirin peroneus profundus dalına bası yaptığı düşünüldü.
Kronik egzersize bağlı kompartman sendromu vakalarında tedavi konservatif ve cerrahi tedavi olmak üzere ikiye ayrılır. Konservatif tedavi istirahat, egzersiz kısıtlaması, NSAİİ ve ortez kullanımını içerir. Konservatif tedaviden fayda görmeyen hastalarda fasyotomi uygulanır 14. Bizim vakamızda oral steroid tedavisi, NSAİİ verildi ve istirahat önerildi. Hasta bu tedaviden kısmen fayda gördü.
Sonuç olarak düşük ayak nedeniyle başvuran hastalarda en sık etyolojik nedenler olan L5 radikülopati ve fibula başı tuzaklanması dışlandıktan sonra sinir trasesinin MR ile taranması nöropati seviyesinin belirlenmesinde ve KEBKS gibi daha nadir nöropati sebeplerini belirlememizde yardımcı olabilir. Literatür incelendiğinde daha önce farklı seviyelerde lomber diskopatiye bağlı veya ganglion kistine bağlı basıya sekonder ve çömelme egzersizinin sebep olduğu iskemiye sekonder düşük ayak olguları sunulmuş olup bizim olgumuza benzer bir olgu sunumuna rastlanmamıştır. Bu açıdan dikkat çekici olabileceği düşünülmüştür.
Kaynaklar
1)İsmailoğLu Ö, Albayrak SB, Gürmen Ş, Gülşen İ, KayaoğLu ÇF. lomber diskopatili hastada düşük ayak nedeni: yüzeyel femoral ve popliteal arter trombozu. Sinir Sistemi Cerrahisi Dergisi 2009; 2: 100- 2.
2)Kaya E, Doruk Analan P. Çömelme egzersizi sonrası unilateral peroneal paralizi. Cukurova Med J 2016; 41: 32-6. 3. Shah SN, Miller BS, Kuhn JE. Chronic exertional compartment syndrome. Am J Orthop (Belle Mead NJ) 2004; 33: 335-41.
3)Paik RS, Pepple DA, Hutchinson MR. Chronic exertional compartment syndrome. BMJ 2013; 346: f33.
4)Stewart JD. Foot drop: where, why and what to do? Pract Neurol 2008; 8: 158-68.
5)Karslı PB, Karaahmet ÖZ, Ünlü E, Gürçay E, Çakçı A. Uzun süre litotomi pozisyonunda kalmaya bağlı gelişen peroneal palsi. FTR Dergisi 2014; 17: 166-9.
6)Rom E,Tenenbaum S, Chechick O, Burstein G, Amit Y, Thein R. Chronic exertional compartment syndrome. Harefuah 2013; 152: 608-11, 622-3.
7)Lundborg G, Dahlin LB. Anatomy, function, and pathophysiology of peripheral nerves and nerve compression. Hand Clin 1996; 12: 185-93.
8)Van den Brand JG, Nelson T, Verleisdonk EJ, van der Werken C. The diagnostic value of intracom-partmental pressure measurement, magnetic resonance imaging, and nearinfrared spectroscopy in chronic exertional compartment syndrome: a prospective study in 50 patients. Am J Sports Med 2005; 33: 699-704.
9)Weig SG, Waite RJ, McAvoy K. MRI in unexplained mononeuropathy. Pediatr Neurol 2000; 22: 314-7.
10)Kim SJ, Hong SH, Jun WS, et al. MR imaging mapping of skeletal muscle denervation in entrapment and compressive neuropathies. Radiographics 2011; 31: 319-32.
11)Bendszus M, Koltzenburg M. Visualization of denervated muscle by gadolinium-enhanced MRI Neurology 2001; 57: 1709-11.
12)Viddeleer AR, Sijens PE, van Ooyen PM, Kuypers PD, Hovius SE, Oudkerk M. Sequential MR imaging of denervated and reinnervated skeletal muscle as correlated to functional outcome. Radiology 2012; 264: 522-30.
13)Schepsis AA, Fitzgerald M, Nicoletta R. Revision surgery for exertional anterior compartment syndrome of the lower leg: technique, findings, and results. Am J Sports Med 2005; 33: 1040-7.
© 2019 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

