Epilepsi Hastalarında İnteriktal EEG ve Nöbet Prognozu Arasındaki İlişkinin Araştırılması
1Düzce Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, DÜZCE
2İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı, İSTANBUL
3PTT Eğitim Hastanesi, Nöroloji, İSTANBUL
4Dr Lütfi Kırdar KEAH, Nöroloji, İSTANBUL
Anahtar Kelimeler: Epileptik nöbet, interiktal EEG, prognoz, Epileptic seizure, inter-ictal EEG, prognosis
19.377 görüntülenme 3.896 indirme
Gereç ve Yöntem: PTT Eğitim Hastanesi Nöroloji Kliniği Epilepsi ünitesince kayıtları bulunan 74 hasta ve bu hastalara ait 387 EEG geriye ve ileriye dönük olarak değerlendirildi. Bir EEG incelemesi; epileptiform aktivite, yavaş dalga, amplitüd anormallikleri ya da normal aktiviteyi andıran ancak, frekans, reaktivite, dağılım ve diğer özelliklerinde sapma gösteren belirli paternleri kapsıyorsa anormal kabul edildi. Normal ya da interiktal epileptiform aktivitelerde ya da yukarıda adı geçen EEG anormalliklerinde %50den fazla azalma olması EEG paterninde düzelme olarak not edildi. Klinik olarak tanımlanan nöbetlerin kontrol altına alınabilmesi (hastanın hiç nöbet geçirmemesi ) veya nöbet sayısında ilaç kullanımı öncesine kıyasla %75den fazla azalma gözlenmesi iyi prognoz göstergesi olarak kabul edildi.
Bulgular: Çalışma grubumuz yaş ortalaması 21.62±12.72 (R:978) yıl olan 36(%48.6) kadın ve 38(%51.4) erkek hastadan oluşmaktaydı. Prognozu iyi olan 26 olgunun 16(%44.4)sında EEG incelemesinde interiktal aktivitelerde düzelme izlendi. Prognozu kötü olan 48 olgunun 20(%55.6)sinde EEG incelemesinde interiktal aktivitelerde düzelme izlendi. EEG bulguları ve prognoz arasındaki ilişki ki-kare testi ile değerlendirildi. Yüzde oranlar arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (P=0.103).
Sonuç: İnteriktal EEG kayıtlarındaki düzelmenin not edilmesi hastaların prognozu ve nöbet kontrolü hakkında bilgi verebilir. Hastaların erişkin yaş grubunda olması ve eşlik eden patoloji olmaması EEG analizini daha değerli kılacaktır. Daha çok hasta ve daha fazla sayıda EEG incelemesiyle yapılacak çalışmalara ihtiyaç olduğu düşünüldü. ©2006, Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Materials and Methods: Seventy four patients registered at PTT Training Hospital Neurology Clinic Epilepsy unit and 387 EEG belonging to them were evaluated retrospectively and prospectively. An EEG examination was accepted abnormal if it included epileptiform activity, slow wave, amplitude anomalies, or if resembled normal activity but displayed certain patterns indicating deviations in frequency, reactivity, dispersion and in other attributes. A decrease of more than 50% in normal or inter-ictal epileptiform activities, or in above mentioned EEG abnormalities was accepted as an improvement in EEG pattern. Ability to control clinically defined attacks (no attacks experienced by the patient) or a decrease of more than 75% compared to the period before the initiation of medication are accepted as indicators of good prognosis.
Results: Our study group comprised 36(48.6%) female and 38(51.4%) male patients, with a mean age of 21.62±12.72 (R:978). Of 26 subjects with good prognosis, betterments were observed during EEG examinations in inter-ictal activities in 16(%44.4). Twenty (55.6%) subjects among 48 patients with bad prognosis were observed to have betterments in inter-ictal activities. Relations between EEG findings and prognosis were evaluated via chi-square tests. There was no statistically significant difference between percentage rates (P=0.103).
Conclusion: Inter-ictal EEG attributes may give information about the prognosis and the presence of clinic attacks. The analysis is more valuable in adult patients without any associated pathology. It was suggested that studies with a greater number of patients examining a greater number of EEGs is required. ©2006, Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Giriş
Antiepileptik tedavi sonrası her zaman klinik ve EEG arasında tam bir uyum yoktur. Yapısal lezyonlara ikincil nöbetlerde, benin rolandik epilepsilerde ve absans nöbetlerde; nöbet ve interiktal EEG patolojisi arasındaki uyum belirgin olmakla birlikte diğer nöbet tiplerinde ise kesin bir ilişki yoktur5. Epileptik hastaların takibinde EEGnin prognozu belirlemedeki değeri hakkında görüşler çelişkilidir. Biz bu çalışmada en sık rastlanan iki büyük nöbet tipinde interiktal EEG bulguları ile klinik nöbetlerin gözlenmesi arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık.
Materyal ve Metot
PTT Eğitim Hastanesine yatırılmış, Ocak 1995 Temmuz 2002 arasında EEGleri çekilmiş ve takipleri, prognozları kaydedilmiş jeneralize klonik nöbet ve kompleks parsiyel nöbet hastaları bu geriye dönük değerlendirmeye katılabilir sayıldı. Hastalar nöroloji kliniği veri tabanının epilepsi tanısı için araştırılmasıyla saptandı. Post-travmatik ve post-operatif nöbet, status, yapısal lezyonlara ikinci nöbet, absans nöbet ve benin epileptik sendromlarda görülen nöbet öyküsü olan olgular çalışmaya alınmadı. Prognozu bilinen, en az iki yıldır takipte olan ve farklı zamanlarda çekilmiş en az dört EEG incelemesi olan olgular çalışmaya alındı.
İnteriktal EEG
Bütün hastaların uluslararası 1020 elektrot yerleştirme sistemine göre 8 kanallı EEGleri çekildi. Tüm hastalarda aktivasyon yöntemi olarak hiperventilasyon kullanıldı. Bazı olgularda provakatif ( uykusuzluk ve açlık sonrası ) yöntemler kullanıldı. Hastaların kayıtları laboratuarda 20 dakika süreyle ve Grass Model 810 Marka sekiz kanallı cihazla gerçekleştirildi. Çekimler sırasında amplifikatörün duyarlılığı 7 mikroV/mm idi. Her laboratuar EEGsi bir EEG sayıldı ve EEG kayıtları aynı aynı nöroloji uzmanı tarafından değerlendirildi. Bir EEG incelemesi; epileptiform aktivite, yavaş dalga, amplitüd anormallikleri ya da normal aktiviteyi andıran ancak, frekans, reaktivite, dağılım ve diğer özelliklerinde sapma gösteren belirli paternleri kapsıyorsa anormal kabul edildi. Bir kaç saniyeden kısa süren ve diken ve keskin dalga içeren kompleksler ile tek diken ve keskin dalgalar interiktal epileptiform aktivite olarak kabul edildi ve sayıları kaydedildi. Tarihsel süreç olarak sonraki dönemde çekilen EEG ile öncekiler kıyaslandı. İnteriktal epileptiform aktivitelerde ya da yukarıda adı geçen EEG anormalliklerinde %50den fazla azalma olması veya normal EEG paterni elde edilmesi düzelme (iyi prognoz) olarak not edildi.
Nöbet Prognozu
Klinik olarak tanımlanan nöbetlerin kontrol altına alınabilmesi ( hastanın hiç nöbet geçirmemesi ) veya nöbet sayısında ilaç kullanımı öncesine kıyasla %75den fazla azalma gözlenmesi iyi prognoz göstergesi olarak kabul edildi. Hastalar prognozu iyi olanlar ve kötü olanlar olarak iki gruba ayrıldı. Nöbet prognozu ile EEG takipleri arasındaki ilişki istatistiksel olarak araştırıldı. Anti-epileptik ilaçların (AEİ) ve özellikle Valporatın EEG aktivitesi üzerine olumlu etkileri düşünülerek her bir olguya ait AEİlar da not edildi ve EEG prognozuna etkisi araştırıldı.
Veri Analizi
Veriler SPSS 7.0 programı yardımıyla, metodolojik testlerden, duyarlılık, özgüllük, pozitif prediktif değer, negatif prediktif değer ve doğru tanı koyma oranları hesaplanarak değerlendirildi. Kategorik veriler Fisherin kesin testi ya da kikare testi kullanılarak analiz edildi. Sürekli verilerin analizi için Student T testi kullanıldı Korelasyonlar Spearman korelasyon testi ile hesaplandı.
Bulgular
Tablo 1: Hastalara ait interiktal EEG bulguları ve klinik nöbet varlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi.
Nöbet türleri ile ilişkili interiktal EEG ve prognoz sonuçları Tablo 2 ve 3te gösterilmiştir. Nöbet tiplerine göre baktığımızda ; 42 olgusu olan JTK nöbet grubu için ileri analiz yapmak mümkündü. Prognozu iyi olan 15 olgunun 8(%53.3)inde EEG incelemesinde interiktal aktivitelerde düzelme izlendi. Prognozu kötü olan 27 olgunun 10(%37.0)unda interiktal aktivitelerde düzelme saptandı. JTK nöbet olguları için EEG bulguları ve prognoz arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (X2 =1.046, p= 0.307). KPN öyküsü olan hastalarda EEG patolojisi ile prognoz arasında ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0.163).
Onbirinde doğumsal bir rahatsızlık, 10unda depresyon, 6sında psödonöbet ve 3ünde beyin içi organik lezyon olmak üzere tüm çalışma grubu olgularımızın 30 (% 40.5)unda eşlik eden bir rahatsızlık saptandı. Olgu sayıları fazla olan depresyon ve doğumsal hastalık saptanan hastalarda prognoz ile EEG arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p değerleri sırasıyla 0.504 ve 0.411). Diğer 44 hasta için interiktal EEG incelemeleriyle prognoz arasındaki ilişki değerlendirildiğinde; EEGsi düzelmiş olanların %52.2sinde , EEGsi anormal olanların % 19.0ında klinik prognoz iyi bulundu (Tablo 5). Düzelmiş interiktal EEGnin eşlik eden bir hastalık veya patoloji saptanmayan hastalar için iyi prognoz göstergesi olabileceği bulundu (p=0.023).
Tablo 2: Jeneralize tonik klonik nöbeti olan hastalara ait interiktal EEG bulguları ve klinik nöbet varlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi.
Tablo 3: Kompleks parsiyel nöbeti olan hastalara ait interiktal EEG bulguları ve klinik nöbet varlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi.
Tablo 4: Yaş gruplarına bağlı olarak EEG bulguları ve klinik nöbet varlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi.
Tablo 5: Ek patolojisi bulunmayan olgularda EEG bulguları ve klinik nöbet varlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi.
İlaç kullanımının EEG üzerine etkileri değelendirildiğinde; olguların 29unda Valporat kullanımı mevcuttu. Valporat kullanan hastalarda EEG ile prognoz ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0.396). Valporat kullanmayan hastalarda da EEG ile prognoz ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0.145).
Tartışma
İnteriktal epileptiform faaliyet bozukluğu izlenen EEG aynı zamanda relaps ve remisyon konusunda da fikirler verir. Çocukluk çağı ve altı aydan kısa sürede kontrol altına alınmış epileptik nöbetlerde EEG aktivitesi daha sıklıkla düzelmiş olarak bulunur ve remisyon olasılığı yüksektir7. İlaçların azaltılması öncesinde interiktal epileptiform deşarjların izlendiği çocuklarda nöbetlerin yeniden başlama riski 24 misli artmaktadır7. Özellikle kriptojenik veya idyopatik epilepsili çocuklarda epileptiform interiktal EEG paterninin varlığı gelecekteki yeni nöbet riskine işaret eder12-14. Büyüklerde bu konuda yapılan çalışmalar daha az sayıda olmakla birlikte Callaghan ve ark., patolojik interiktal EEGnin rekürensle ilişkili olduğunu göstermişlerdir 15. Tinuper ve ark ise parsiyel epilepsilerde epileptiform EEG`nin relapslarla ilgili olmadığını fakat ilaç sonrası dönemde EEG`deki kötüleşmenin relaps riskini gösterdiğini bildirmektedir16. Bizim çalışmamızda ise literatürden farklı olarak çocuklarda anormal interiktal EEG varlığıyla klinik iyileşme arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı. Erişkin yaş grubunda ise interiktal EEG takibinde düzelme saptanan 24 olgunun 15(%62.5)inde klinik iyileşme -iyi prognozmevcuttu. Aradaki ilişki istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0.01). Literatürde Valporat kullanımının EEG aktivitesi üzerinde olumlu etkileri bildirilmektedir17-19. Bizim çalışmamızda ise kullanılan antiepileptik ilaçlarla ve özellikle Valporat kullanımı ile EEG değişiklikleri arasında bir ilişki olmadığı saptandı.
Sonuç olarak interiktal EEG takibi ile interiktal EEG kayıtlarındaki düzelmenin not edilmesi hastaların prognozu ve nöbet kontrolü hakkında bilgi verebilir. Hastaların erişkin yaş grubunda olması ve eşlik eden depresyon, sistemik rahatsızlık veya serebral organik patoloji olmaması EEG analizini daha değerli kılacaktır.
Kaynaklar
1)Salinsky M, Kanter R, Dashieff RM: Effectiveness of multiple EEGs in supporting the diagnosis of epilepsy: An operational curve. Epilepsia 1987; 28: 331-334.
2)Logar C, Walzl B, Lechner H: Role of long-term EEG monitoring in diagnosis and treatment of epilepsy. Eur Neurol 1994; 34 Suppl 1: 29-32.
3)Mark Manford. Assessment And Investigation Of Possible Epileptic Seizures. J Neurol Neurosurg Psychiatry 2001; 70: 3-8.
4)Legatt AD, Ebersole JS: Options for long term monitoring. Epilepsy. A comprehensive textbook 1998; 1: 1001-1020.
5)Guberman A, Bruni J. Investigations. Part 4 in Essentials of clinical epilepsy. Butterworth-Heinemann, USA. 1999, 2nd edi. P 60.
6)Salinsky et al. Effectiveness of multiple EEGs in supporting the diagnosis of epilepsy: an operational curve. Epilepsia 1987; 28: 331-334.
7)Başoğlu M. Tedaviler. Epilepsiler isimli kitapta, Bölüm: 8, s.178, Akal Ofset, İzmir, 2001.
8)Holowach-Thurston JH, Thurston DL, Hixon BB et al. Prognosis in childhood epilepsy: Aditional follow up of 148 children 15 to 23 years after withdrawal of anti-convulsant therapy. N Eng J Med 1982; 306: 831-6.
9)Medical Research Council Antiepileptic Drug Withdrawal Study Group: Randomised study of antiepileptic drug withdrawal in patients with remission. Lancet 1991; 337: 1175-80.
10)Berg AT, Shinnar S. Relaps following discontinuation of antiepileptic drugs : A meta-analysis. Neurology 1994; 44: 601-8.
11)Peters AC, Brouwer OF, Geerts AT et al. Randomised prospective study of early discontinuation of antiepileptic drugs in children with epilepsy. Neurology 1998; 50: 724-30.
12)Galimberti CA, Manni R, Parietti L, et al. Drug withdrawal in patients with epilepsy. Prognostic value of the EEG. Seizure 1993; 2: 213-20.
13)Shinnar S, Berg AT, Moshe SL, et al. Discontinouing antiepileptic drugs in children with epilepsy: A prospective study. Ann Neurol 1994; 35: 534-45.
14)Shinnar S, Kang H, Berg AT, Goldensohn ES, Hauser WA, Moshe SL.EEG abnormalities in children with a first unprovoked seizure. Epilepsia. 1994; 35: 471-6.
15)Callaghan N, Garrett A, Goggin T. Withdrawal of anti-convulsant drugs in patients free of seizures for three years. N Eng J Med 1988; 318: 942-6.
16)Tinuper P, Avoni P, Riva R et al. The prognostic value of the electroencephalogram in anti-epileptic drug withdrawal in partial epilepsies. Neurology 1996; 47: 76-78.
17)Kim JM, Jung KY, Choi CM. Changes in brain complexity during valproate treatment in patients with partial epilepsy. Neuropsychobiology 2002; 2: 106-112.
18)Libenson MH, Caravale B. Do antiepileptic drugs differ in suppressing interictal epileptiform activity in children? Pediatr Neurol 2001; 24: 214-218.
19)Konishi T, Naganuma Y, Hongou K, Murakami M, Yamatani M, Okada T. Effects of antiepileptic drugs on EEG background activity in children withepilepsy: initial phase of therapy. Clin Electroencephalogr 1995; 26: 113-119.
© 2006 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

