ÇOCUKLUK ÇAĞI 0-9 YAŞ GRUBU ZEHİRLENMELERİNİN ADLİ TIP YÖNÜNDEN İNCELENMESİ
Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı, ELAZIĞ
Anahtar Kelimeler: Çocukluk zehirlenmeleri, hayati tehlike, Childhood poisoning, life threatening
3.140 görüntülenme
Bu çalışmada, Ocak 1997- Aralık 1999 tarihleri arasında Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine başvuran 0-9 yaş aralığında zehirlenen 108 olgunun hasta dosyası incelenerek; çocukluk çağı zehirlenmelerin özellikleri, bu yaş grubu zehirlenmelerinde ebeveynlerin tedbirsizlik ve dikkatsizliklerin rolü ve adli raporların düzenlenmesinde yapılan hataların ortaya konması amaçlanmıştır.
Tüm zehirlenme olgularının % 46.2sinin 0-9 yaş grubunda, 0-9 yaş grubu zehirlenmelerinin % 57.4ünün 0-3 yaş grubunda yoğunlaşması dikkati çekmektedir.
Geçici raporları bulunan olguların tamamında hayati tehlike vardır şeklinde rapor düzenlenmiş olmasına rağmen, dosyalarının tetkiki sonucunda ancak 38 olgunun (%35.2) hayati tehlikeye maruz kaldığı belirlenmiştir.
Sonuç olarak, toplumsal bir sorun olan çocukluk çağı zehirlenmelerinde ebeveynlerin tedbirsizlik / dikkatsizliği önemli rol oynamakta, objektif tıbbi deliller olmadan hayati tehlikesi vardır şeklinde kanaat belirten raporların düzenlenmesi ailelerin mağduriyetine sebep olmakta ve adli makamların iş yükünü gereksiz yere artırmaktadır.
In this study, a total of 108 files belonging to the poisoned patients, aged between 0-9 years, admitted to the Firat University Medical Faculty Research Hospital between January 1997 and December 1999 were retrospectively evaluated in order to determine properties of childhood poisonings, role of parents lack of caution and attention and failure to take appropriate precautions and mistakes in arrangement of forensic reports regarding this cases.
The striking finding was that 0-9 years period poisoning cases were accounted for 46.2% of total poisoning cases and 57.4 % of these cases involved poisoning in 0-3 years old period.
Despite in all cases where temporary report was issued with the conclusion of existence of life threat, after evaluation of files it was determined that the actual life threat was present in only 38 cases (35.2%).
© 2001 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

