İnvaziv Karsinom Spesifiye Edilemeyen Tip ve İnvaziv Lobüler Karsinomların Benign Meme Dokularından Ayrımında Mage-A11 İmmünreaktivesinin Yeri
1Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi, Patoloji Kliniği, Elazığ, Türkiye
2Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği, Karaman, Türkiye
3Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Patoloji Kliniği, Elazığ, Türkiye
Anahtar Kelimeler: İnvaziv Karsinom Spesifiye Edilemeyen Tip, İnvaziv Lobüler Karsinom, Meme Kanserleri, MAGEA11, İmmunohistokimya, Invasive Carcinoma of No Special Type, Invasive Lobular Carcinoma, Breast Cancer, MAGEA11, Immunohistochemistry
6.846 görüntülenme 1.082 indirme
Gereç ve Yöntem: Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı arşivinden, 50şer adet benign meme dokusu, invaziv karsinom spesifiye edilemeyen tip ve invaziv lobüler karsinom olgusu olmak üzere toplam 150 olgu değerlendirmeye alındı. Örneklere immünohistokimyasal olarak MAGEA11 uygulandı.
Bulgular: Çalışmamıza alınan dahil edilen 50 benign meme dokusunun 33ünde (%66), 50 invaziv karsinom spesifiye edilemeyen tipin 45inde (%90) ve 50 invaziv lobüler karsinomun 35inde (%70) pozitif boyanma bulundu.
Sonuç: MAGEA11 salınımı benign meme dokusu ile malign lezyonların ayrımında bir yarar sağlamamaktadır. Ancak invaziv karsinom spesifiye edilemeyen tipte daha fazla salgılanan MAGEA11in invaziv lobüler karsinomdan ayrımında yarar sağlayabileceği kanısına varıldı.
Material and Method: A total of 150 cases as 50 benıgn breast tissue, 50 invasive carcinoma of no special type and 50 invasive lobular carcinoma were randomisely selected from Fırat University Medical Faculty Pathology Department. MAGEA11 was applied to the samples immunohistochemically.
Results: MAGEA11 expression was observed at 33 of 50 benign breast tissues (66%), 45 of 50 invasive carcinoma of no special type ( 90%) and 35 of 50 invasive lobular (70%) carcinomas.
Conclusion: MAGEA11 cannot help in distinguishing between benign and malign breast tissues. However, it was concluded that high expression of MAGEA11 in the no special type of invasive carcinoma can be useful in differential diagnosis with invasive lobular carcinomas.
Giriş
Meme karsinomları; morfoloji, klinik, hormon reseptör düzeyi, tedaviye yanıtlarına göre farklı özellikleri olan, heterojen gruplara sahip tümörlerdir. Bu farklılığın sebebi: altta yatan hedef hücre (kanser hücresi) popülasyonundaki farklılık, farklı onkogen aktivasyonu ve/veya tümör supresor gen fonksiyon kayıplarındaki değişik kombinasyonlardır. Ancak güncel sınıflama morfoloji esaslıdır 5.
Meme karsinomlarının çoğu invaziv karsinom spesifiye edilemeyen tip tanısı almasına rağmen çok farklı semptomlar gösterebilmektedir. Histopatolojik özellikleri benzer gibi gözükse de farklı biyolojik davranışların nedeni tümörün genetik özelliklerinde aranmaya başlanmış ve tümörlerde gen ekspresyon paternleri ile ilgili araştırmalar hız kazanmıştır.
Melanom ilişkili antijen (MAGE) ailesi sitotoksik T lenfosit olarak tanımlanan bir dizi antijenden oluşur. MAGE genleri başlangıçta farklı tümör çeşitlerinde izole edilmiştir ve yetişkin dokularındaki tümöre spesifik salınımlarına dayanarak kanser immünoterapisinde bir hedef olarak kullanılmıştır. Tümör-red antijenleri içinde tanımlanan MAGE genlerinin, tümörlerin farklı histolojik tipleri yanı sıra normal testis ve plasental dokularda salınımı görülmüştür.
MAGE-A antijenleri tümöre spesifik olduğundan kanser immünoterapisini ilgilendirirler. Birçok tümörde salınan MAGE-A gen ailesi kromozom Xq28de lokalize MAGE-A1den MAGE-A12ye kadar sıralanan 12 üyeli bir gruptur. Ancak hangi MAGE-A üyesinin meme kanseri aşısının hedefi olduğunu anlayabilmek için tüm MAGE-A ailesi üyelerinin tanımlanması gerekir. Meme kanserlerinde MAGE-A ailesinin salınımıyla ilgili birkaç çalışma bildirilmiştir.
Melanom ilişkili antijen (MAGE) ailesi sitotoksik T lenfosit olarak tanımlanan bir dizi antijenden oluşur. MAGE genleri başlangıçta farklı tümör çeşitlerinde izole edilmiştir ve yetişkin dokularındaki tümöre spesifik salınımlarına dayanarak kanser immünoterapisinde bir hedef olarak kullanılmıştır. Melanom ilişkili antijenler yaklaşık 55 protein çeşidi içeren kanser/testis antijen (CTA) ailesinde iyi tanımlanmış bir gruptur. İki büyük alt tip içerir: MAGEI ve MAGEII. MAGEI ailesi MAGEA, MAGEB ve MAGEC subtiplerini içerir 6. MAGEA11 nükleus ve sitoplazmanın her ikisinde de lokalize 426 aminoasitlik bir proteindir. Melanom, meme ve akciğer kanseri gibi çeşitli tümörlerde salınır. MAGEA11 androjen reseptörleri ile benzer alanlarda benzer fonksiyonlar görür. MAGE A11 androjen reseptörlerinin regülasyonu aracılığıyla embriyonik gelişim ve tümör progresyonu/ transformasyonunda önemli bir rol oynar 7-11.
Biz çalışmamızda memenin invaziv karsinom spesifiye edilemeyen tip (NST) ve invaziv lobüler karsinomların (ILK) benign meme dokularından ayrımında MAGE A11 immünohistokimyasal belirtecinin rolünü tespit etmeyi amaçladık.
Materyal ve Metot
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalında 2000-2012 yılları arasındaki tüm radikal mastektomi materyalleri, eksizyonel meme biyopsileri ve kesici (tru-cut) iğne biyopsilerine ait raporların tümü incelendi. Bu biyopsiler içerisinden rastgele, 50şer adet benign meme dokusu, NST VE ILK olgusu olmak üzere toplam 150 olgu değerlendirmeye alındı. Benign meme dokuları, redüksiyon mammoplasti materyalleri arasından seçildi. Tümü kadın olan olgulara ait parafin bloklar arşivden çıkartıldıktan sonra H&E boyalı tüm preparatlar yeniden değerlendirildi. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu Başkanlığının 21.02.13 tarih ve 01 nolu kararının, Yönetim Kurulu tarafından 25.03.2013 tarih ve 234 nolu tebliği itibariyle araştırmaya başlandı. Hastalar çalışma hakkında bilgilendirilmiş, kendilerinden ve yasal temsilcilerinden onayları alınmıştır. Çalışma İnsan Gönüllüleri İçeren Tıbbi Araştırmalar İçin Helsinki Bildirgesi Etik İlkerine uygun olarak planlanmıştır.
İmmünohistokimyasal Boyama
Tamponlanmış formalinle tespit edilmiş, rutin yöntemlerle
takibi sağlanmış ve parafine gömülü dokulardan 4
mikron kalınlığında elde edilen kesitler poly-l-lysine
kaplı lamlar üzerine alındı. Lamlar 37oCde 30 dakika
bekletildikten sonra, 95oCde sitrat buffer içerisinde 5
dk kaynatılıp, aynı solüsyon içerisinde soğumaya bırakıldı,
bu kaynatma işlemi 3 kez tekrarlandıktan sonra
MAGEA11 (1:10, rabbit polyclonal IgG, Santa Cruz,
sc-130162, California, USA) solüsyonu preparatlar
üzerine 100 mikrogram damlatılarak 1 gece +4oCde
buzdolabında bekletildi. Sonrasında immünohistokimyasal
boyamanın tamamlanması için otomatik boyama
cihazında (Ventana Medical System, SN: 712299,
Arizona, USA) işleme alındı. Primer antikor ile işlemden
sonra lamlar musluk suyunda yıkanarak ultramount
ile kapatıldı. Kontrol olarak tonsil dokusu kullanıldı.
İmmünohistokimyasal Boyamanın Değerlendirilmesi
İmmünohistokimyasal değerlendirilme ışık mikroskopunda
(Olympus, BX51, Tokyo, Japan) görüntüleme
ise Olympus DP71 (Tokyo, Japan) ile yapıldı. MAGE
A11 immünreaktivitesi yapılan çalışmalar da referans
alınarak hem sitoplazmik hem de nükleer boyanmaları
pozitif olarak değerlendirildi 11. Minimum ve
maksimum boyanmanın olduğu beşer alan seçilerek, 10
büyük büyütme alanında (x400) toplam 1000 hücre
sayıldı. Boyanmanın olduğu her olguda boyanan hücrelerin
yaygınlığı, yüzdesel oranlar (%09 negatif, %10
29 +, %3070 ++, > %70 +++) olarak belirlendi.
Boyanma şiddeti; negatif, hafif (1 puan), orta şiddette
(2 puan) ve güçlü (3 puan) boyanma şeklinde
değerlendirildi. Her iki değerlendirmeden elde edilen
değerler toplanarak MAGEA11 boyanma skoru elde
edildi. Bu skorlama yöntemi Lian ve arkadaşlarının
yaptığı çalışma referans alınarak göre 12 boyanma
skoru alan olgular düşük (1+), 34 boyanma skoru
alanlar orta derecede (2+) ve 56 boyanma skoru alan
olgular ise yüksek (3+) MAGEA11 pozitifliği olarak
değerlendirildi 11
İstatistiksel İnceleme
Parametrik olmayan verilerin karşılaştırılmasında Pearson
Ki-Kare testi ve Mann Whitney U testleri kullanıldı.
Veriler arasındaki ilişkinin önemini ortaya çıkarmak
için Pearson Korelasyon Analizi testinden yararlanıldı.
İstatistiksel anlamlılık seviyesi olarak 0,05 kabul edilmiş
olup, p ≤0,05 ise anlamlı olduğu, p >0,05 olması
durumunda ise anlamlı farklılık olmadığı şeklinde
değerlendirildi.
Çalışmamızda elde edilen yaş ve tümör çapı değişkenlerinin normal dağılıma uygunluğu shapiro-wilks testi ile kontrol edildi. Tanımsal istatistikler, yaş ve tümör çapı değişkenleri için ortalama ± standart sapma ve kategorik değişkenler için sayı/yüzde olarak ifade edildi. Normal dağılmayan verilerin ikili grup karşılaştırmalarında non-parametrik test olan Mann-Whitney U testi uygulandı. Normal dağılmayan değerler medyan (minimum-maksimum) olarak ifade edildi. Kategorik değişkenlere ait çapraz tablolar pearson ki-kare testi ile değerlendirildi. Boyanma skoru ve grade arasındaki ilişkinin derecesi spearman rho korelasyon katsayısı ile ifade edildi. İstatistiksel anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kabul edildi. Veriler Jamovi 1.2.27 istatistiksel paket programında analiz edildi.
Not: çalışmada power hesaplaması için her iki kanser türünde boyanma oranlarının bilinmesi gerekir. Daha önceki benzer çalışmalardan elde edilebilir.
Bulgular
Çalışmaya alınan olgulara MAGEA11 antikoru uygulandı ve 50 benign meme dokusunun 33ünde (%66), 50 NST olgusunun 45inde (%90) ve 50 ILK olgusunun 35inde (%70) pozitif boyanma bulundu. Çalışmamızda 50 benign meme dokusunun MAGEA11 ile pozitif boyanan olguların 11inde (%22) boyanma skoru 1+ (Şekil 1), 15inde (%30) 2+ , 7sinde (%14) ise 3+ olarak bulundu. (Şekil 1) .
Şekil 1: Benign meme dokusunda MAGE-A11 boyaması. A: Boyanma skoru 1+ (İmmünperoksidaz, x40), B: boyanma skoru 2+ (İmmünperoksidaz, x40), C: boyanma skoru 3+ (İmmünperoksidaz, x200).
Benign meme dokusu pozitif boyanan olguların %90,9u sitoplazmik boyanma gösterirken %9,1i sitoplazmik ve nükleer boyanma gösterdi. Çalışmamızda MAGEA11 ile pozitif boyanan NST olgularının 5inde (%10) boyanma skoru 1+ , 18inde (%36) 2+ (Şekil 2), 19unda (%38) ise 3+ olarak bulundu (Şekil 2).
Şekil 2: NSTli olgularda MAGE-A11 boyaması. A: Boyanma skoru 1+ (İmmünperoksidaz, x200), B: boyanma skoru 2+ (İmmünperoksidaz, x400), C: boyanma skoru 3+ (İmmünperoksidaz, x400).
NSTli olguların %4,4ü nükleer boyanma, %80i sitoplazmik boyanma gösterirken %15,5i sitoplazmik ve nükleer boyanma gösterdi.
Çalışmamızdaki 50 ILKnın MAGEA11 ile pozitif boyanan olguların 10unda (%20) boyanma skoru 1+ (Şekil 3), 18inde (%36) 2+ , 7sinde (%14) ise 3+ olarak bulundu. (Şekil 3).
Şekil 3: ILKlı olgularda MAGE-A11 boyaması. A: Boyanma skoru 1+ (İmmünperoksidaz, x400), B: boyanma skoru 2+ (İmmünperoksidaz, x400), C: boyanma skoru 3+ (İmmünperoksidaz, x200).
ILKlı olguların %5,71i nükleer boyanma, %82,85i sitoplazmik boyanma gösterirken %11,42si sitoplazmik ve nükleer boyanma gösterdi.
Olgularımıza uygulanan MAGEA11in değerlendirilmesinde benign meme dokusu ile malign lezyonlar (NST ve ILK) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p >0,05). MAGEA11 %66 oranında benign meme dokusu, %80 oranında malign lezyonları (NST ve ILK) boyanmıştır. Malign lezyonların (NST, ILK) kendi aralarında kıyaslanmasında pozitif prediktif değer %70, negatif prediktif değer ise %45 olarak tespit edildi. MAGEA11 boyanmasının NSTde ILKya oranla fazla olduğu izlendi (p <0,05). Ancak malign lezyonların boyanma skorları ve dereceleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı (p >0,05).
MAGEA11 eksprese eden olguların oranı incelendiğinde benign meme dokusundan (%66) invaziv karsinoma (%80) geçişte MAGEA11 salınımında artış olduğu görüldü (p >0,05). Malign lezyonlardan NSTde (%90), ILKya (%70) oranla daha fazla MAGE A11 salınımı olduğu izlendi (p <0,05).
Çalışmamızda tümörden bağımsız benign meme dokusu yanı sıra tümöre komşu normal alanlar da incelendi. Tümöre komşu normal alanı bulunan 55 olgudan, 38 tanesinde (%69) komşu normal alanda MAGEA11 boyanması izlenirken 17 olguda (%31) boyanma olmadığı görüldü. Bu oranlar tümörden bağımsız benign meme dokusu ile kıyaslandığında aralarında anlamlı bir fark olmadığı izlendi (p >0,05).
Çalışmamızda lenf nodu metastazı, yaş, tümör boyutu gibi veriler değerlendirilmeye alınmadı. Çalışmamızda, NST ve ILK olgularının MAGEA11 ile elde edilen boyanma skorları ile grade arasındaki ilişkide, her iki tümörde de grade büyüdükçe boyanma şiddetinin arttığı ancak bu artışın anlamlı olmadığı görüldü (NST: r =0,154, p > 0,281; ILC: r =0,216, p > 0,129) (Tablo 1).
Tablo 1: Malign lezyonlarda derecelendirmeye göre olgu sayıları.
Tartışma
Meme kanseri gelişiminde birçok risk faktörü bilinmektedir. Ancak meme kanserine neden olan spesifik durumu kadınların büyük kısmında tespit etmek mümkün değildir 14.
Meme kanseri gelişiminin altında yatan moleküler mekanizmalar ise halen tam olarak açık değildir. Genel görüş kanser başlangıcında birikmiş olan genetik hasarların, protoonkogenlerin aktivasyonu ve tümör baskılayıcı genlerin inaktivasyonu ile sonuçlanan genetik değişiklerin rolü bulunmaktadır. Bu gelişmeleri kontrolsüz hücre proliferasyonu ve/veya programlı hücre ölümü takip eder 15. İnvaziv karsinom spesifiye edilemeyen tip, invaziv meme karsinomları içerisinde en sık görülen grubu oluşturur. İnvaziv karsinom spesifiye edilemeyen tip erkeklerde de en sık görülen invaziv meme karsinom tipidir 16-17. NSTler herhangi bir yaşta görülebilir ancak 40 yaşın altındakilerde yaygın değildir. Makroskopik olarak spesifik özellikleri yoktur 18. Değişen çaplarda olabilir, çoğunlukla da 0,5 ile 10 cm arasında değişmektedir 19. Bizim çalışmamızda da NSTlere ait tümör çapları 0,8-7 cm arasında olup ortalama 2,82 cm olarak bulundu.
İnvaziv lobüler karsinom sıklıkla düzensiz sınırlıdır ve diffüz bir büyüme gösterdiğinden makroskopik olarak tanımlanması zor olabilir. ILKnın çapı NSTlerden hafifçe daha yüksek olarak bildirilmiştir 19. Çalışmamızda ortalama ILKlara ait tümör çapı 4,18 cm (0,3-13) olarak bulundu.
İnvaziv lobüler karsinom ayırıcı tanısında en büyük grubu NST oluşturur. Tümör hücrelerinin küçük ve uniform olması ile hücrelerin kohezyon kaybı ILK lehine olan önemli bulgulardır. Bazı olgularda morfolojik ve histopatolojik kriterler ayırıcı tanıda yeterli olmayıp immünhistokimyasal yöntemler ön plana çıkabilir 20.
Melanom ilişkili antijenler yaklaşık 55 protein çeşidi içeren kanser/testis antijen (CTA) ailesinde iyi tanımlanmış bir gruptur. İki büyük alt tip içerir: MAGEI ve MAGEII. MAGEI ailesi MAGEA, MAGEB ve MAGEC subtiplerini içerir. Bunların çoğu CTA ile ilişkili olduğundan ve bu nedenle testis dışındaki normal dokularda nadiren, çeşitli kanser tiplerinde ise yüksek oranda salınırlar 11.
MAGEA antijenleri tümöre spesifik ve birçok çeşit tümörde görüldüğünden çalışmaların çoğu tip 1 MAGEler özellikle de MAGEA alt tipi üzerine yapılmıştır. Bu nedenle MAGEA ailesi kanser immünoterapisi için cazip hale gelmiştir. Ancak MAGE antikorlarının spesifitesinin sınırlı olması nedeniyle MAGE proteinlerinin farklarının ayırt edilmesinde için birçok araştırmacı mikroarray analizleri, RT-PCR ve RNA insitu hibridizasyonu gibi yöntemler kullanmışlardır 11.
Otte ve ark. 21 MAGEA1, A2, A3, A4, A6 ve A12 salınımlarını meme kanserlerinde PCR yöntemiyle analiz ederek, salınımlarının nüks riski yüksek olan hastalarda arttığını görmüşlerdir.
Lian ve ark. 20 yaptıkları diğer çalışmada tümörsüz meme dokularında MAGE-A10 ve MAGEA11 salınımlarını imünohistokimyasal yöntemle araştırmış ve benign meme dokularında (75 olgu) hiç salınmadıklarını belirlemişlerdir. Meme kanserli hastalarda ise MAGEA11in %52 düzeyinde salındığını tespit etmişlerdir. Bu çalışmada MAGEA11in prognostik faktörlerle de ilişkisi araştırılarak hiçbir prognostik faktörle ilişkisi olmadığını olmadığı görülmüştür.
Lian ve ark. 22 çalışmalarında 60 adet kanserli meme dokusu ve kanser komşuluğundaki normal alanlara imünohistokimyasal olarak MAGEA11 uygulamışlardır. Kanserli dokuların 31inde (%51,7) MAGEA11 salınımı görülürken, perikanseröz dokularda (60 olgu) salınıma rastlamamışlardır.
Hou ve ark. 23 60 meme kanserli doku, 60 tümörden bağımsız meme dokusu ve 60 benign meme dokusu (fibroadenom ve adenozis içeren) üzerinde RT-PCR yöntemiyle MAGEA9 ve MAGEA11 düzeylerini araştırmışlardır. Benign meme dokularda hiç salınım olmazken, NSTde %71,7, ILKda %42,9 oranında MAGEA11 salınımı tespit etmişlerdir. MAGEA9 salınımları biraz daha düşük bulunmuş ancak benign meme dokularında salınımına rastlanmamıştır.
Xia ve ark. 24 yaptıkları çalışmada 100 benign meme dokusu ve 100 kanserli meme dokusuna immünohistokimyasal olarak MAGEA11 uygulamış, benign meme dokularında hiç MAGEA11 salınımı görmezken, kanserli dokularda %66 oranında boyanma tespit etmişlerdir. Ayrıca MAGEA11 salınımlarının HER-2 ve ER salınımları ile ilişkili olduğunu belirlemişlerdir.
Ashwini ve ark. 25 ER, PR ve HER-2 negatif 367 adet invaziv meme kanseri olgusunda MAGE-A salınımı immünohistokimyasal yöntemle araştırmış ve %47 düzeyinde tespit etmişlerdir. Bu çalışmada tedavi şansı sınırlı hasta grubunda immünoterapi açısından faydalı olduğu vurgulanmıştır.
Bandic ve ark. 26 invaziv karsinom spesifiye edilemeyen tipte MAGEA4 salınımını immünohistokimyasal yöntemle analiz ederek MAGEA4 pozitif hastaların MAGEA4 negatif hastalara oranla anlamlı şekilde daha uzun yaşadığını bulmuşlardır.
Karpf ve ark. 27 MAGEA11 seviyelerinin cAMPnin artması ve östradiolün azalması gibi etkenlerle düzenlendiğini, prostat kanserlerinde de MAGE A11 salınımının arttığını tespit etmişlerdir.
MAGE-A ailesi prostat ve meme kanserleri dışında da çalışılmıştır. Piotti ve ark. 28 Skuamöz hücreli karsinom, skuamöz displazi ve skuamöz papillom olgularında MAGEA ailesinin salınımlarını araştırmış, karsinom grubunda %66, skuamöz displazide %12 ve papillomlarda yaklaşık %2 MAGEA salınımı tespit etmişlerdir.
Shiheng ve ark. 29 baş ve boyun yerleşimli skuamöz hücreli karsinomlarda MAGE-A11 salınımı araştırmışlar düşük dereceli grupta %26,7, yüksek dereceli grupta %73,3 oranında salınım olduğunu tespit etmişler ve prognostik marker açısından anlamlı olduğunu belirtmilerdir.
Xylinas ve ark. 30 mesanenin Ürotelyal karsinomunda %45 oranında MAGEA salınımı olduğunu raporlamışlardır.
Sang ve ark. 31 Over kanserlerinde MAGEA salınımı ve kötü prognozla ilişkisini belirlemişlerdir.
Huang ve ark. 32 iki yeni peptidin (P264I9 ve P264H8) antitümör immünoterapisindeki etkilerini araştırmış ve bu peptitlerin MAGEA antijenlerinin HLA-A*02:01-restricted CTL epitopları üzerinden, MAGEA antijeni salgılayan tümör hücreleri üzerinde lizis etkisi yarattığı sonucuna varmışlardır. Aynı çalışmada MAGEA11 üzerinde de çalışılmış ancak yeterli bir veri elde edemediklerinden MAGEA11 üzerindeki çalışmaların artırılmasını bildirmişlerdir.
Çalışmamızda benign meme dokularında %66 oranında salgılanan MAGEA11in tümöre komşu normal alanlarda da benzer şekilde (%69) bir salınım gösterdiğini belirledik. Birçok çalışmada benign meme dokularında MAGEA11 salınımı izlenmezken bizim bulgularımız benign meme dokusunda pozitiflik gösterdi. Yapılan çalışmalarda meme kanserlerinde MAGEA11 salınımı için %52, %51,7 ve %57,3 gibi oranlar bildirilmiştir 20,22,23. Bizim çalışmamızda bu oran meme kanseri için %80 olarak tespit edildi. NSTde %90, ILKda ise %70 oranında MAGEA11 boyanması görüldü. Çalışmamızda benign meme dokularında görülen MAGE A11 pozitifliği literatür bilgileri ile benzerlik göstermemektedir. Ancak literatürde benign meme dokusunda MAGE-1 ekspresyonu ile ilgili çok az sayıda araştırma mevcuttur. Ayrıca bu çalışmalar dikkatlice incelendiğinde çalışmaların hemen hepsinin aynı çalışma grubu tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle farklı çalışma gruplarının yapacağı çalışmalar bu konunun açıklanmasında katkı sağlayacaktır.
Sonuç olarak; MAGEA11 salınımı benign meme dokusu (tümörsüz ve tümöre komşu) ile malign lezyonların ayrımında bir yarar sağlamamaktadır. NST ve ILKın ayrımında morfoloji ile MAGEA11 dışındaki diğer yardımcı immunohistokimyasal boyamalar esas olmakla birlikte çalışmamızda NSTde (%90), ILKya (%70) oranla daha fazla MAGEA11 salınımı görülmesi iki tümörün ayrımında yarar sağlayabilir Ancak bu konuda yapılacak çok sayıda çalışma bu belirtecin pratik uygulamada kullanılması konusunda fayda sağlayacaktır.
Kaynaklar
1)Parkin DM, Bray F, Ferlay J, Pisani P. Estimating
2)the world cancer burden: Globocan 2000. Int J
3)Cancer 2001; 94: 153-6.
4)Siegel R, Naishadham D, Jemal A. Global cancer
5)statistics. Cancer J Clin 2012; 62: 10-29.
6)Jemal A, Bray F, Center MM, Ferlay J, Ward E,
7)Forman D. Global cancer statistics. Cancer J Clin
8)2011; 61: 69-90.
9)Ravdin PM, Cronin KA, Howlader N, Berg C et al.
10)The decrease in breast cancer incidence in 2003 in
11)the United States. N Engl J Med 2007; 356: 1670-4.
12)Gusterson A.B, Ross T.D, Heath J.V, Stein T.
13)Basal cytokeratins and their relationship to the cellular
14)origin and functional classification of breast
15)cancer. Breast Cancer Research 2005; 7: 143-8.
16)Lian Y, Sang M, Ding C et al. Expressions of
17)MAGE-A10 and MAGEA11 in breast cancers
18)and their prognostic significance: a retrospective
19)clinical study. J Cancer Res Clin Oncol 2012; 138:
20)519-27.
21)Rogner UC, Wilke K, Steck E, Korn B, Poustka A.
22)The melanoma antigen gene (MAGE) family is
23)clustered in the chromosomal band Xq28. Genomics
24)1995; 29: 725-31.
25)Jurk M, Kremmer E, Schwarz U, Förster R, Winnacker
26)EL. MAGE-11 protein is highly conserved
27)in higher organisms and located predominantly in
28)the nucleus. Int J Cancer 1998; 75: 762-6.
29)Serrano A, Lethé B, Delroisse JM et al. Quantitative
30)evaluation of the expression of MAGE genes in
31)tumors by limiting dilution of cDNA libraries. Int J
32)Cancer 1999; 83: 664-9.
33)Bai S, He B, Wilson EM. Melanoma antigen gene
34)protein MAGE-11 regulates androgen receptor
35)function by modulating the interdomain interaction.
36)Mol Cell Biol 2005; 25: 1238-57.
37)Bai S, Wilson E.M. Epidermal-growth-factordependent
38)phosphorylation and ubiquitinylation of
39)MAGE-11 regulates its interaction with the androgen
40)receptor. Mol Cell Biol 2008; 28: 1947-63.
41)Mitrunen K, Hirvonen A. Molecular Epidemiology
42)of Sporadic Breast Cancer- The Role of polymorphic
43)genes involved in oestrogen biosynthesis and
44)metabolism. Mutation Research 2003; 544: 9-41.
45)American Cancer Society: Cancer Facts and Figures,
46)2021 Atlanta, Ga: American Cancer Society;
47)2021.
48)Lacey JV Jr, Kreimer AR, Buys SS, Marcus PM,
49)Chang SC. Breast cancer epidemiology according
50)to recognized breast cancer risk factors in the Prostate,
51)Lung, Colorectal and Ovarian (PLCO) Cancer
52)Screening Trial Cohort, BMC Cancer 2009; 9: 8.
53)Trichopoulos D, Adami HO, Ekbom A, Hsieh CC,
54)Lagiou P. Early life events and conditions and breast
55)cancer risk: from epidemiology to etiology. Int
56)J Cancer 2008; 122: 481-5.
57)Silverberg SG, editor. Silverberg's Principles and
58)Practice of Surgical Pathology and Cytopathology.
59)4 ed. USA: Churchill Livingstone Elsevier; 2005.
60)Fletcher CDM, editor. Diagnostic Histopathology
61)of Tumors. 4 ed. Philadelphia: Saunders; 2013;
62)1057-140.
63)Dabbs DJ. Breast Pathology. Philadelphia: Elsevier
64)Saunders; 2012; 425-43.
65)Lakhani SR, Ellis IO, Schnitt SJ, Tan PH, Vijver
66)MJ. WHO Classification of tumours of the Breast,
67)Fourth Ed. Lyon: IARC Pres 2012; 8-42.
68)Rosai J. Rosai and Ackerman's Surgical Pathology.
69)10 ed. London: Elsevier; 2004; 1659-733.
70)Otte M, Zafrakas M, Riethdorf L, et al. MAGE-A
71)gene expression pattern in primary breast cancer.
72)Cancer Res 2001; 61: 6682-7.
73)Lian Y, Sang M, Ding C, et al. Expression of
74)MAGEA11 in breast cancer tissues and its effects
75)on the proliferation of breast cancer cells. Tumor
76)2011; 31: 830-4.
77)Hou SY, Sang MX, Geng CZ et al. Expressions
78)of MAGE-A9 and MAGE
79)A11 in breast cancer and their expression mechanism.
80)Arch Med Res 2014; 45: 44-51.
81)Xia LP, Xu M, Chen Y, Shao WW. Expression of
82)MAGEA11 in breast cancer tissues and its effects
83)on the proliferation of breast cancer cells. Mol
84)Med Rep 2013; 7: 254-8.
85)Ashwini Raghavendra, Piyakshi Kalita-de Craft,
86)Ana C Vagas, Chanel E Smart, Peter T Simpson.
87)Expression of MAGE-A and NY-ESO-1 cancer/
88)testis antigens is enriched in triple-negative invasive
89)breast cancers. Histopathology 2018; 73:
90)68-80.
91)Bandić D1, Juretić A, Sarcević B et al. Expression
92)and possible prognostic role of MAGE-A4, NYESO-
93)1, and HER-2 antigens in women with relapsing
94)invasive ductal breast cancer: retrospective
95)immunohistochemical study. Croat Med J 2006;
96)47: 32-41.
97)Karpf AR, Bai S, James SR, Mohler JL, Wilson
98)EM. Increased expression of androgen receptor coregulator
99)MAGE-11 in prostate cancer by DNA
100)hypomethylation and cyclic AMP Mol Cancer Res
101)2009; 7: 523-35.
102)Piotti KC, Scognamiglio T, Chiu R, Chen YT.
103)Expression of cancer/testis (CT) antigens in
104)squamous cell carcinoma of the head and neck:
105)evaluation as markers of squamous dysplasia. Pathol
106)Res Pract 2013; 209: 721-6.
107)Shiheag Jia, Minghui Zhang, Yanshu Li, Lan
108)Zhang, Wei Dai. MAGE A-11 Expression Predicts
109)Patients Prognosis Head and Neck Squamous Cell
110)Carcinoma. Cancer Manag Res 2020; 12: 1427-35.
111)Xylinas E, Cha EK, Khani F et al. Association of
112)oncofetal protein expression with clinical outcomes
113)in patients with urothelial carcinoma of the
114)bladder. J Urol 2014; 191: 830-41.
115)Sang M, Wu X, Fan X, Sang M, Zhou X, Zhou N.
116)Multiple MAGE-A genes as surveillance marker
117)for the detection of circulating tumor cells in patients
118)with ovarian cancer. Biomarkers 2014; 19:
119)34-42.
120)Huang ZM, Jia ZC, Tang J et al. Crossimmunizing
121)potential of tumor MAGE-A epitopes
122)recognized by HLA-A*02:01-restricted cytotoxic
123)T lymphocytes. BMB Rep 2012; 45: 408-13.
© 2022 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

