Mesane Tümörünü Taklit Eden Eozinofilik Sistit Olgusu
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı, ELAZIĞ
Anahtar Kelimeler: Eozinofilik sistit, enflamasyon, transüretral rezeksiyon,Eosiniphilic cystitis, inflammation, transurethral resection
60.388 görüntülenme 6.324 indirme
Giriş
Olgu Sunumu
İntravenöz ürografide mesane sağ yan duvarda 3 cmlik alanda izlenen dolma defekti.
Pıhtılı hematüri nedeni ile hastaya üretral kateter takıldı. Mesane irrigasyonu sonrası yapılan renal ve pelvik ultrasonografik incelemede; mesane sağ inferolateral kesimde düzensizlik ve 10 mmye varan duvar kalınlaşması saptandı.
Bilgisayarlı tomografide (BT) de, mesane sağ yan duvarda yaklaşık 9 mmye varan diffüz duvar kalınlaşması saptandı (Şekil 2).
Bilgisayarlı tomografide mesane sağ yan duvarda 9 mmye varan diffüz duvar kalınlaşması
Yapılan sistoskopide mesane sol yan duvarda ve posterior duvarda yüzeyden kabarık düzgün sınırlı 2-3 mm çapında toplam 3-4 adet lezyon, ayrıca sağ yan duvarda 3x2 cmlik diffüz, hiperemik, ülseratif lezyon görüldü. Sol yan duvardan ve posterior duvardan biyopsiler alındı ve sağ yan duvardaki lezyon için transüretral rezeksiyon uygulandı. Daha sonra rezeke edilen alanların kanama kontrolü sağlandı. Postop dönemde herhangi bir komplikasyon izlenmedi ve sonda 1.günde alınarak hasta klinikten çıkarıldı. Histopatolojik incelemede enflamatuar hücre infiltrasyonu ve çok sayıda eozinofilden oluşan eozinofilik sistit saptandı. Post-op dönemde hastanın semptomlarında dramatik bir düzelme izlendi ve postoperatif 3. ayda herhangi bir şikayeti olmayan hastanın pelvik ultrasonografik incelemesinde ve sistoskopide mesane duvar kalınlaşması veya mesanede kitleye rastlanılmadı.
Tartışma
Eozinifilik sistite ait özel bir semptom ya da semptomlar grubu olmayıp hastalarda genellikle alt üriner sistem şikayetleri mevcuttur. Ancak, nadiren hastalar mesanede kitle ile de başvurabilirler 5. Tanı ve tedavinin gecikmiş olduğu olgularda, intramural üreterde eozinofilik infiltrasyon ve fibrozise neden olarak tek taraflı veya çift taraflı hidronefroza oluşabilir. Ancak ister erken ister geç evrede olsun ilk semptom olarak mesanede kitle yadırganmamalıdır. Bu çalışmada da 48 yaşında erkek hasta hematüri ve mesanede kitle ile kliniğimize başvurdu.
Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımında eozinofili saptanabilir. Ayrıca, idrar kültürü hastaların %25 inde pozitiftir 4,5. Ultrasonografi, intravenöz ürografi ya da bilgisayarlı tomografi, mesanede dolma defekti, duvar kalınlaşması ya da eğer oluşmuşsa üst üriner sistem patolojilerini belirleyebilir 2. Ancak, eozinifilik sistitin kesin tanısı için sistoskopi ve mesane biyopsisine gerek vardır. Sistoskopide yüzeyden kabarık kadifemsi ya da polipoid veya invaziv infiltrasyon gösteren hiperemik lezyonlar gözlenir 1. Kesin tanı patolojik incelemede lamina propriayı ve bazen de mesane duvarını tutan eozinofilik infiltrasyonun görülmesi ile konulur 6. Bizim olgumuzda da, sistoskopi ile mesanede çok sayıda odakta hiperemik, eritematöz lezyonlar izlendi. Kesin tanı yapılan patolojik incelemede lamina propriayı ve bazen de mesane duvarını tutan eozinofilik infiltrasyonun görülmesi ile konuldu.
Eozinofilik sistit tedavisinde literatürde belirtilen kesin bir tedavi metodu olmamakla birlikte olguların çoğunda (%71) konservatif yaklaşım önerilmektedir 2. Tedavide gözlem, antibakteriyal ajanlar, anti-histaminik ve non-steroidal ya da steroidal ilaç uygulamaları önerilmektedir 6. Konservatif yaklaşımda genellikle anti-histaminik ve anti-inflamatuar kullanımı, birlikte üriner sistem enfeksiyonu olan hastalarda antibiyoterapi ve semptomlarda düzelme olmayan olgularda ise steroid eklenmesi bildirilmiştir 2,7,8,9. Agresif klinik tablo gösteren, kanama ile seyreden ve medikal tedaviye cevap vermeyen olgularda ise transüretral koterizasyon ya da transüretral rezeksiyon önerilmiştir 2. Bazı hastalarda transüretral rezeksiyon sonrası steroid tedavisinin devamı da uygulamalar arasındadır 10. Bu olguda da kanama ve mesanede kitle nedeni ile hastaya transüretral rezeksiyon uygulandı ve tek başına bu tedavi ile hastanın şikayetlerinde dramatik bir düzelme saptandı.
Sonuç olarak, alt üriner sistem şikayetleri ya da hematüri ile başvuran ve radyolojik görüntüleme yöntemlerinde mesanede kitle veya duvar kalınlaşması saptanan hastalarda ayırt edici tanıda eozinifilik sistit akılda tutulmalı ve sistoskopi / biyopsi ile tanı konulan olgularda konservatif ya da cerrahi girişimle tedavi planlanmalıdır.
Kaynaklar
1)Brown EW. Eosinophilic granuloma of the bladder. J Urol 1960; 83:665-668.
2)Itano NM, Malek RS. Eosinophilic cystitis in adults. J Urol 2001; 165: 805-807.
3)Gerharz EW, Grueber M, Melekos MD ve ark. Tumor-forming eosinophilic cystitis in children. Case report and review of literature. Eur Urol 1994; 25: 138-139.
4)Ladocsi LT, Sullivan B, Hanna M K. Eosinophilic granulomatous cystitis in children. Urology 1995; 46: 732-733.
5)Nakada T, Ishikawa S, Sakamota M ve ark. N-(3,4- dimethoxycinnamoyl) anthranillic acid, antiallergic compound, induced eosinophilic cystitis. Urol Int 1986; 41: 457-464.
6)Van den Ouden D. Diagnosis and management of eosinophilic cycstitis. A pooled analysis of 135 cases. Eur Urol,2000; 37: 386- 394.
7)Hellstrom HR., Davis BK, Shonnard JW. Eosinophilic cystitis. A study of 16 cases. Am J Clin Pathol 1979; 72: 777-778.
8)Abe S, Makimura S, Kawakami Y ve ark. Cytomorphologic features of antiallergic drug-induced eosinophilic cystitis with bronchial asthma. Hokkaido J Med Sci 1987; 62: 907-908.
9)Choe J M., Kirkemo A K, Sirls L T: Intravesical thiotepa-induced eosinophilic cystitis. Urology 1995; 46: 729-730.
10)Kılıç S, Erguvan R, İpek D et al: Eosinophilic cystitis. A rare inflammatory pathology mimicking bladder neoplasms. Urol Int 2003; 71: 285-289.
© 2004 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

