Supratentoryal ve İnfratentoryal Yerleşimli Kavernöz Hemanjiom: Olgu Sunumu
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, ELAZIĞ
Anahtar Kelimeler: Kavernöz hemanjiom, MR, supratentoryal, infratentoryal, Cavernous hemangioma, MRI, supratentorial, infratentorial
14.162 görüntülenme 5.346 indirme
Giriş
Olgu Sunumu
Şekil 1 A: Aksiyal T1A görüntüde sol lateral ventrikül posterior horn komşuluğunda subkortikal yerleşimli izo-hipointens lezyon (ok).
Şekil 1 B: Koronal T2A imajda çevresi hipointens, santrali miksthiperintens izlenen multipl lezyonlar
Şekil 2: Aksiyal T2A görüntüde etrafında ödem alanı içeren santrali mikst-hiperintens lezyona ait görünüm
Şekil 3: Sağ serebellar hemisferde etrafında hipointens rim bulunan parankimle izointens lezyona ait görünüm (ok).
Tartışma
Sporadik ve familyal olmak üzere iki formu tanımlanmıştır. Sporadik formda lezyonlar genellikle tek iken, lezyonların multipl olması daha çok familyal tipte rastlanılan bir durumdur. Robinson ve arkadaşları supratentoryal yerleşimin infratentoryal yerleşimden daha fazla olduğunu bildirmişlerdir 5. Ayrıca Brunereau ve arkadaşları da bu oranın supratentoryal yerleşimde % 80- 85 arasında olduğunu rapor etmiştir 4.
Lezyonlar genellikle asemptomatik seyir göstermesine rağmen 4,5 lezyon içerisinde tromboz gelişirse enfarkta neden olabilirler 6. Klinik olarak en sık görülen semptom epilepsi, intraserebral kanama, fokal nörolojik belirtiler ve baş ağrısıdır. Ayrıca nadir olarak subaraknoid hemorajiye neden olabilirler 7.
Tedavide tam bir konsensus olmamasına rağmen asemptomatik olgularda önleyici cerrahi tedaviye gerek yoktur. Ancak nörolojik defisit ve büyük hemorajilerde cerrahi düşünülmelidir 2.
Kavernöz hemanjiomların görüntülenmesinde ve değerlendirilmesinde MR inceleme son zamanlarda kullanılan en güvenilir tanı yöntemidir. Sensivitesi BT incelemeye göre daha yüksektir. Lezyonlar iyi sınırlı, T1A ve T2A imajlarda mix sinyal intensitesinde olup genellikle artmış sinyal özellikleri gösterirler. Santral kesimi metHb nedeniyle parlak görünümdedir.
Periferik kısmı hemosiderin depositleriyle ilişkili olarak azalmış sinyal intensitesi gösterir 4,5. Konvansiyonel anjiografi genellikle normaldir. Vasküler duvarları tek katlı endotelyumdan oluşmakta olup besleyen ve drene eden damar yapıları belirgin değildir. Bu nedenle anjiografide her zaman izlenemeyebilirler 1. Ancak uzun süreli enjeksiyonla anjiografide anormal kapiller boyanma gösterilebilir.
Sonuç olarak kavernöz hemanjiomlar nadir görülen vasküler malformasyonlardır. Tentoryumun her iki tarafını tutabilmesine rağmen infratentoryal tutulum daha da nadir izlenir. Bizim olgumuz multipl supratentoryal lezyonların yanı sıra infratentoryal tutulumun da birlikte görülmesi nedeniyle literatürdeki sunumlardan farklılık göstermektedir.
Kaynaklar
1)Smit LME, Halbertsma FJJ. Cerebral cavernous hemangiomas in childhood. Childs Nerv Syst 1997; 13: 522-525.
2)Shi J, Wang H, Hang C, Pan Y, Liu C, Zhang Z. Cavernous hemangiomas in the cavernous sinus. Surg Neurol 1999; 52: 473-479.
3)Hejazi N, Classen R, Hassler W. Orbital and cerebral cavernomas: comparison of clinical, neuroimaging, and neuropathological features. Neurosurg Rev 1999; 22: 28-33.
4)Brunereau L, Labauge P, Tournier-Lasserve E, Laberge S, Levy C, Houtteville JP. Radiology 2000; 214: 209-216.
5)Robinson JR, Awad IA, Little JR. Natural history of cavernous angiomas. J Neurosurg 1991; 75: 709-714.
6)Konan AV, Raymond J, Bourgouin P, Lesage J, Milot G, Roy D. Cerebellar infarct caused by spontaneous thrombosis of a developmental venous anomaly of posterior fossa. AJNR Am J Neuroradiol 1999; 20: 256-258.
7)Cantore G, Missori P, Santoro A. Cavernous angiomas of the brain stem. Intra-axial anatomical pitfalls and surgical strategies. Surg Neurol 1999; 52: 84-94.
© 2005 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

