Diyarbakır 1 Nolu Verem Savaşı Dispanserinde 2004 Yılında Tedaviye Alınan Tüberküloz Olgularının Retrospektif Olarak Değerlendirilmesi
1Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hast. ve Tb Anabilim Dalı, DİYARBAKIR
2Diyarbakır 1 no'lu Verem Savaş Dispanseri, DİYARBAKIR
Anahtar Kelimeler: Tüberküloz, akciğer, bakteriyoloji, Tuberculosis, pulmonary, bacteriology
4.048 görüntülenme 2.508 indirme
Gereç ve Yöntem: Ocak- Aralık 2004 tarihleri arasında Diyarbakır 1 Nolu Verem Savaş Dispanserinde kayıtlı 306 tüberküloz hastasının dosyaları retrospektif olarak incelendi.
Bulgular: Hastaların 165i (%53.9) erkek, 141i (%46.1) kadın ve yaş ortalaması 28,92±16,73 idi. Olguların 268i (%87.6) ferdi başvuru ile, 36sı (%11.8) temaslı taraması ile tespit edilmişti. Tüberküloz hastası ile temas öyküsü 74 (%24.2) hastada mevcuttu. Olguların 169u (%55.2) akciğer tüberkülozu, 137si (%44.8) akciğer dışı tüberküloz olgularından oluşuyordu. Tanı aşamasında akciğer tüberkülozlu olguların 148ine (148/169) yayma bakılmış olup, bunlardan 123ü (%72.8) pozitif bulunmuştu. İdame döneminde en az iki kez aside dirençli bakteri (ARB) bakılarak tedavinin sonlandırıldığı (kür) olgu sayısı 14 (%8.3) idi. Tedaviyi tamamlama %78.7 (133 hasta) olarak bulundu.
Sonuç: Tedaviyi tamamlama oranları görece yüksek olmasına rağmen, kür oranları çok düşüktür. Mevcut bulgular bakteriyolojik yöntemlerin tanı aşamasında olduğu kadar tedavi süresince de kullanılması gerektiğini düşündürmektedir. ©2007, Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi
Materials and Methods: In this study, 306 patients with tuberculosis who were treated in Diyarbakir Control dispensary No 1 from January 2004 to December 2004 were assessed retrospectively.
Results: One hundered sixty five (53.9%) of our cases were males, 141 (46.1%) were females, and the mean age was 28,92±16,73. Most of our patients (87.6%) were composed of people who admitted to our dispansary with some complaints and others were diagnosed by some screening tests applied among people (11.8%) who had close contact with tuberculous patients. One hundered sixty nine (55.2%) patients had pulmonary tuberculosis and 137 (44.8%) cases had extrapulmonary tuberculosis. Acid fast bacilli (ARB) at sputum was positive in 72.8% of the pulmonary TB cases before the treatment. Seventy eigth percent of patients (with TB) had completed their treatments regularly. Fourteen (8.3%) patients were cured.
Conclusion: Although the proportion of patients completing the treatment was not low, the proportion of cure was very low. According to our results bacteriological methods should be used not only during the diagnosis but also during the follow up of treatment. ©2007, Firat University, Medical Faculty
Giriş
Ülkemizde tüberkülozla ilgili temel veriler yetersizdir. Ülke genelini yansıtan Sağlık Bakanlığı Verem Savaşı Daire Başkanlığının sunduğu verilerde eksiklikler bulunmaktadır 3,4. Merkezi düzeyde tüberküloz ile ilgili sağlıklı veri toplanması gerçekleşene kadar, hastane yada dispanserlere ait veriler ile bu konudaki açık giderilmeye çalışılacaktır.
Bu çalışma ile Diyarbakır 1 Nolu Verem Savaş Dispanserinde 2004 yılında tüberküloz tanısı ile tedaviye alınan hastaların demografik bilgileri, temas durumları, tedavi sonuçları, tüberküloz tanısı ve takibinde balgam yaymasının kullanılma durumunu değerlendirmeyi amaçladık.
Materyal ve Metot
Olgular akciğer tüberkülozu ve akciğer dışı tüberküloz olarak gruplandırıldı. Akciğer tüberküloz hastaları ise daha önce bir aydan daha uzun tüberküloz tedavisi alanlar (nüks ve tedaviyi terkten dönen olgular) eski akciğer tüberkülozu, hiç tedavi almamış olan veya bir aydan daha kısa süreli tedavi alanlar ise yeni akciğer tüberkülozu olarak tanımlandı. Çalışmada kullanılan diğer tanımlarda Verem Savaş Daire Başkanlığının 2003 yılında yayınladığı kılavuz esas alındı 3.
Bulgular
Şekil 1: Tüberküloz tanısı ile tedaviye alınan olguların yaş gruplarına göre dağılımı
Şekil 2: Hastaların sosyal güvencelerine göre dağılımı
Olguların 169u (%55.2) akciğer tüberkülozu, 137si (%44.8) akciğer dışı tüberkülozu olgularından oluşuyordu. Akciğer tüberkülozlu olgularının 112si erkek, 57si kadındı. Tanı aşamasında akciğer tüberkülozlu olguların 148ine yayma bakılmış olup, bunlardan 123ü (%83.1) pozitif bulunmuştu (Tablo 1). Biri idame döneminde ve diğeri tedavi bitiminde olmak üzere en az 2 kez yayma-ARB bakılarak tedavinin sonlandırıldığı (kür) akciğer tüberkülozlu olgu sayısı 14 (%8.3) idi. Tedaviyi tamamlama %78.7(133 hasta) olarak bulunmuştur. Tedavi sonuçları tablo 2 de gösterildi.
Tablo 1: AC-tüberküloz olgularında tanı aşamasında hastaların balgam yayma sonuçları
Tablo 2: Tüberküloz olgularının tedavi sonuçları
Hastaların tedavisine hastanede başlama oranları %82.4 bulundu. Akciğer dışı tüberküloz olgularının dağılımına bakıldığında, toplamı 137 hasta olmak üzere; 36 plevra tüberkülozu, 5 milier tüberküloz, 1 menenjit tüberküloz, 6 kemik-eklem tüberkülozu, 40 tüberküloz lenfadenopati, 27 çocuk tüberkülozu, 1 üriner tüberküloz, 21 diğer akciğer dışı tüberküloz formlarından oluşuyordu.
Tartışma
Olgularımızın yaş ortalaması 28,92±16,73 olup, olguların %67,3ü 15-44 yaş arasındaki hastalardan oluşmaktaydı. Tüberküloz hastalarının çoğunluğunun genç-erişkin yaş grubunda olması, tüberküloz kontrolünde yeterli başarının sağlanamadığını gösterir 3-5. Bizim çalışmamızda da hastaların çoğunluğunun genç-erişkin yaş grubunda olması tüberküloz kontrolünde sorunlarımız olduğuna işaret etmektedir. Akciğer dışı tüberküloz sıklığı ile ilgili olarak çok farklı oranlar bildirilmiştir. Akciğer dışı tüberküloz oranını Lado 6 %40.2, Kalaç 7 %3.3, Ceylan 8 ise sıfır olarak bulmuşlardır 6-8. Çalışmamızda bu oran %44.8 (137 olgu) idi. Akciğer dışı tüberkülozlu olgu oranımızın yüksek olmasını ilimizde hemen her uzmanlık dalında hekimlerin bulunması ve tıp fakültesi hastanesinin olmasına bağlamaktayız.
Ülkemizde tüberküloz tanısında pasif olgu bulma yöntemi yeni tüberküloz olgularının temelini oluşturmaktadır 4. Bu çalışmada da olguların %87.6sı ferdi başvuru (pasif vaka bulma) ve %11.8i temaslı taraması ile tespit edildi. Pasif vaka bulma yöntemi gönüllü başvuruyu içeren; emek, masraf ve kolaylık açısından tercih edilmesi gereken bir vaka bulma yöntemidir 9,10.
Hastaların tedavisine hastanede başlama oranları %82.4 bulundu. Özkara ve arkadaşlarının 4 çalışmasında hastaların %74üne tedavinin hastanede başlandığı; buna hastanelerde bakteriyolojik olanakların bulunması ve her tüberküloz hastasına tedavinin gözetimli yapılmasının büyük yararlar sağlayacak olması nedeni ile büyük önem atfedilmiştir. Hastanede tedavi başlanma oranının kısmen yüksek bulunmasının nedeni Diyarbakır il merkezinde Göğüs Hastalıkları Hastanesi, Tıp Fakültesi Hastanesi, Devlet Hastanesi, Çocuk Hastalıkları Hastanesi gibi yataklı tedavi kurumlarının olması ile açıklanabilir.
Akciğer tüberkülozlu hastalarının %65-80nin yayma pozitif olması tanıdaki kalitenin bir ölçütü olarak değerlendirilmektedir 2. Birçok ülkede akciğer tüberkülozu tedavisine alınan olguların en az yarısında tanı bakteriyolojik kanıt olmadan, klinik ve radyolojik bulgularla konulur 11. Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte birinin yaşadığı güney-batı, batı ve kuzey illerinde tüberkülozun durumunu genel hatlarıyla ortaya koyan bir çalışmada, bu bölgelerde akciğer tüberkülozlu hastaların %74.5inde bakteriyolojik çalışma yapılmış ve yayma pozitifliği %52.2 bulunmuştur 4. Bingöl Verem Savaş Dispanserinde 1999-2000 yıllarında izlenen yeni tüberkülozlu olguların değerlendirildiği bir çalışma da olguların 1999 yılında %11ine, 2000 yılında ise %16sına bakteriyolojik tanıyla tedavi başlanmıştır 8. Bu çalışmada bakteriyolojik tanı oranlarının çok düşük olmasının ana nedeni tüberküloz tanısı için gerekli olan direkt mikroskopi, teksif ve kültür işlemlerinin yapılabileceği bir tüberküloz laboratuvarının olmamasına bağlanmıştır 8. Kocabaş ve arkadaşları tarafından 1990 yılı ocak ve şubat aylarında Türkiyedeki dispanserlerde tedavi başlangıcında bakteriyolojik incelemenin olguların %41.3üne yapıldığı ve %34ünün pozitif bulunduğu bildirilmiştir. Bizim çalışmamızda akciğer tüberkülozlu olguların %87.6sında balgam incelemesi yapıldığı ve olguları %72.8ine pozitif bakteriyolojik sonuç ile tedaviye başlandığı görüldü.
Bu çalışmada yeni akciğer tüberkülozu olgularında yayma pozitifliği %69.6 ve eski akciğer tüberküloz olgularında ise %95.2 bulunmuştur. Özellikle daha önce tüberküloz tedavisi görmüş olgularda radyolojik görünümle aktif hastalık tanısını koymanın getireceği yanılgılar nedeni ile tanının bakteriyolojik kanıta dayandırılmış olması önemlidir. Yeni akciğer tüberkülozu olgularında ise yayma pozitifliği ile tedaviye başlanan hastaların oranı DSÖnün 2006 yılı raporundaki beklentilerle uyumludur 2. Ancak buradaki pozitif bakteriyolojik sonuçla tedaviye başlama oranının yüksek olmasında hastaların hastanelerde tanı alma oranının yüksek olmasının büyük payı vardır.
Ülkemizde verem savaş dispanserlerinden bildirilen tedavi başarı oranları %60-%81 arasında olup, bunların içinde kür oranları çok düşüktür 8,9. Hatta bir verem savaşı dispanserinde 1999-2000 yılları arasında hiç kür olmadığı bildirilmiştir 8. Çalışmamız da tedavi başarısı (kür+tedavi tamamlama) %87 bulundu. Bu oran yüksek görünmesine rağmen bakteriyolojik yanıtla tedavinin sonlandırılması yani kür oranı %8.3 bulundu. Bu DSÖnün kür hedefi olan %85den çok uzaktır.
Sonuçta tanı aşamasında bakteriyoloji ile tanı konması çabalarının tedavi takibinde ve sonlandırılmasında da aynı titizlikle uygulanması gerektiği açıktır. Verem Savaşı Dispanserlerinin bakteriyolojik yöntemlerle hasta takibi konusunda özendirilmesi ve desteklenmesi şarttır.
Kaynaklar
1)Iseman MD. Klinisyenler için tüberküloz kılavuzu Özkara 1.
2)Baskı Nobel Tıp Kitapevleri, İstanbul: 2002: 97-128.
3)World Health Organization. Global tuberculosis control:
4)surveillance, planning, . nancing : WHO report 2006.
5)T.C Sağlık Bakanlığı Verem Savaşı Daire Başkanlığı. Türkiyede
6)tüberkülozun kontrolü için başvuru kitabı. Birinci Baskı Ankara.
7)Rekmay Ltd. Şti. 2003.
8)Özkara Ş, Kılıçaslan Z, Öztürk F. Bölge Verileriyle Türkiyede
9)Tüberküloz. Toraks Dergisi 2002; 3: 178-187.
10)Hadjo B, Gönüllü U, Enacar N, ve ark. 517 Akciğer tüberkülozlu
11)hastanın değişik açılardan değerlendirilmesi. Tüberküloz ve
12)Toraks. 1986; 34: 1-7.
13)Lado LFL, Bastida T, Gomez G AL, et al. Extrapulmonary
14)Tuberculosis in our Area Forms of Presentation. Ann Med Interna
15)2000; 17: 637-641.
16)Kalaç N, Başay N, Mutluay Nİ, ve ark. Ekstrapulmoner Tutulum
17)Gösteren Tüberküloz Olguları. Tüberküloz ve Toraks 1999; 47:
18)213-215.
19)Ceylan E. Bingöl Verem Savaş Dispanserinde 1999-2000
20)Yıllarında İzlenen Yeni Tüberkülozlu Olguların
21)Değerlendirilmesi Akciğer Arşivi 2004; 1: 26-30.
22)Akkaynak S. Tüberküloz Savaşı. Tüberküloz ve Toraks. 1985;
23)33: 1.
24)Yanardağ H, Bilir M, Sipahi S, Midilli K, Demirci S, Karayel T.
25)Bronkopnömonoloji Bölümünde pasif vaka bulma yöntemi ile
26)saptanan tüberkülozlu hastaların retrospektif dağılımı. Cerrahpaşa
27)Tıp Dergisi 1998; 29: 194-197.
28)Hong-Kong Chest Service / Tuberculosis Research Centre,
29)Madras/British Medical Research Council. A controlled Trial of 3
30) month, 4-month, and 6-month regimens of chemotherapy for
31)sputum-smear-negative pulmonary tuberculosis. Results at 5
32)years. Am Rev Respir Dis 1989; 139: 871-876.
33)Kocabaş A. Burgut R, Kibaroğlu E, ve ark. Verem savaşı
34)dispanserlerinde sürdürülen tüberküloz tanı ve tedavi
35)çalışmalarının etkinliği. Tüberküloz ve Toraks 1994; 42: 99-107.
© 2007 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

