Bazal Hücreli Karsinom Zemininde ve Ampütasyon Güdüğünde Oluşan Miyazis Olguları
Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı, ELAZIĞ
Anahtar Kelimeler: Dermal miyazis, basal hücreli karsinom, ampütasyon güdüğü, Dermal myiasis, basal cell carcinoma, amputation stump
18.625 görüntülenme 3.594 indirme
Giriş
Miyazis etkilenen vücut bölümüne göre klinik olarak sınıflandırılabilir, en sık gözlenen klinik şekli ise dermal miyazistir. Dermal miyazis 3 şekilde bulunur; yara, dermal ve abse benzeri form. Yara miyazisi larvanın nekrotik dokuyu enfeste etmesi, dermal miyazis canlı dokuyu enfeste etmesi, apse benzeri miyazis ise sinek larvasının deriye girmesinden sonra apse veya fronkül geliştiğinde meydana gelir 3.
Bu çalışmada açık yarada yerleşen iki dermal miyazis olgusunu sunmaktayız. Bunların ilki sol yanakta bazal hücreli karsinom zemininde gelişen dermal miyazis olgusu, ikincisi ise sol dizaltı ampütasyon güdüğünde gözlenen olgudur.
İkinci olgumuz yerleşim yeri açısından yapılan literatür taramasında rastlanmadığından ilk bildirimdir.
Olgu Sunumu
Olgu 1
72 yaşında çiftçilik yapan erkek hastanın sol yanak cildinde
yaklaşık 10 yıl önce küçük bir ülserle başlamış ve başvurduğu
sağlık kuruluşlarından gerekli iyileşmeyi sağlayamamış. Daha
sonra lezyon yavaş yavaş büyümeye başlamış. Kliniğimize
başvurduğunda hastanın sol yanaktaki lezyonu yaklaşık 5x6
cm. boyutunda açık yaraya dönüşmüştü. Hastaneye
başvurmadan 4 gün önce hasta yarasında kurtçukları fark
etmişti. Hastanın muayenesinde; sol yanağında üzeri
granülasyon dokusu ile kaplı açık yarasında bol miktarda
hareketli canlı larvalar vardı (Şekil 1). Larvalar yaranın
derinliklerine uzanan tünellere gizleniyorlardı. Hastanın
yarasından insizyonel biyopsi alınarak patolojik tetkike
gönderilen örneklerine bazal hücreli karsinom tanısı konuldu.
Şekil 1: Bazal hücreli karsinom yarasında gözlenen larvalar.
Olgu 2
82 yaşında çiftçilik yapan erkek hasta yaklaşık olarak 6 yıl
önce sağ ayağındaki lezyondan yapılan biyopsi sonucu
yumuşak doku sarkomu tanısı konularak dizaltı ampütasyon
yapılmış. Ampütasyon güdüğünde yaklaşık 2 ay önce protez
irritasyonuna bağlı yara açılmış ve açılan yara kapanmamış.
Hastaya bir hafta yara pansumanı yapılırken yaranın
kurtlandığı görülerek hasta kliniğimize gönderilmişti. Hasta
kliniğimize başvurduğunda ampütasyon güdüğünde 3 ayrı
bölgede tabanından daha büyük ortalama 3-4 cm çapında
ülserovejetan görünümde açık yara vardı. Yaralarda yine bol
miktarda hareketli canlı larvalar vardı (Şekil 2). Yaradan bazen seröz bazen hemorajik kanama şeklinde sızıntı
oluşuyordu.
Şekil 2: Diz altı amputasyon güdüğünde oluşan yaradaki larvalar.
Hastaların her ikisinde de sarı-beyaz görünümde ortalama boyları 10-15 mm. uzunluğunda kalınca gövdeli (eni 4 mm.) kurtçuklar saptandı. Tür belirlemek mümkün olamadı ve kurtçukların görünümü sinek larvası (miyazis) olarak değerlendirildi. Her iki hastanın da açık yaralarındaki kaviteler % 2lik prilokain ile irrige edildi. Sonra açık yaralar % 2lik prilokain ile ıslatılmış gazlı bez pansumanı ile kapatıldı. Bu şekilde günde 4 defa pansuman yapılarak takip edildi. Yaralardaki larvaların çoğu kendiliğinden gizlendikleri tünellerden 1-2 gün içinde çıkıp yaralar temizlendi.
Tartışma
Türkiyede burgu sineği olarak bilinen Wolfahrtia magnifica türü sineklerle insanda oluşan miyazis olguları bildirilmiştir. Bir olgu sunumunda; bir kadının sol topuğunda dekübit ülseri zemininde Sarcophagidae spp. larvaları saptanmıştır 7 Ülkemizde ilk otomiyazis vakasını Kurtpınar ve arkadaşları bildirmiştir. Orotrakeal miyazisi olan bilincini yitirmiş 80 yaşında bir olgu bildirilmiştir, 10 yıl önce sol radikal mastektomi geçirmiş bir başka hastada mastektomi kavitesinde larvalar saptanmıştır. 3.
Dişi sinek yumurtaları çeşitli yollarla yaraya ulaştıktan sonra vücut sıcaklığı ile aktive olur ve bir süre sonra larvalar yumurtadan çıkarak yara içine yerleşirler (sinekler enfekte yada nekrotik açık yaralara konarak oraya yumurtalarını bırakırlar). Bu yumurtalar yaraya yapışıp değişim göstererek larva formuna erişir, bu larvalar nekrotik dokularda tüneller açarak tüneller içerisinde yaşamaya devam eder, larvalar buradan solur ve dışkılarını dışarı çıkarırlar 8.
Miyazis bazal hücreli karsinomların nadir bir komplikasyonu olup, literatürde az sayıda olgu bildirilmiştir. Alt göz kapağında bazal hücreli karsinomu olan bir hastada oftalmomiyazis gelişmiştir 9. Bazal hücreli kansere sekonder gelişen orbital miyazis olgu sunumları bildirilmiştir 10,11. Bir başka yayında da scalpte bazal hücreli nevüs sendromu zemininde gelişen miyazis olgu sunusu yapılmıştır 3.
Elektronik PubMed taramasında amputation stump and myiasis yazarak tarama yaptık ve amputasyon güdüğünde yerleşen miyasis olgusuna rastlamadık. Bu nedenle dizaltı ampütasyon güdüğündeki olguyu ilk kez sunuyoruz.
Miyazisli hastaların çoğunda yara sterildir ve antibiyotik tedavisi gerekmez 8. Genellikle uzunca bir zamandır açık yara nedeniyle psikolojik olarak olumsuz etkilenmiş olan hastada yarasının kurtlanmasıyla psikolojik sorunlar da eklenir. Hastalarda çok zaman larvaların sebep olduğu irritasyon nedeniyle kaşıntı şikayeti vardır 1.
Larvaları yaradan uzaklaştırmak için çeşitli yöntemler önerilmiştir. Kullanılacak yöntemin kolay uygulanabilir olması, hastaya olabildiğince ek acı ve zarar verilmemesi önemlidir.
Canlı larvaların yaradan uzaklaştırılması kolay değildir. Önerilmiş tek bir başarılı yöntem yoktur. Aspiratör ile emilmesi, irrige edilmesi larvaların anatomik yerleşimine bağlı olarak denenebilir. Ayrıca cerrahi debritman ve küretajla uzaklaştırmanın ağrı, doku kaybı ve kanamaya neden olacağı açıktır. Çok zaman doku içinde parçalanmış ya da bütün kalmış larvaların retansiyonu mümkündür. Yarada larva parçalarının kalması yaranın geç iyileşmesine, apse oluşumuna ve skar gelişimine neden olmaktadır 1,8
Çeşitli kimyasal maddeler larvaların yaradan uzaklaştırılması için kullanılmaktadır. Kullanılan kimyasal maddelerin olumsuz etkileri olabilmektedir. Önceleri miyaziste %3 veya 5lik karbolik asit uygulanarak larvalar öldürülmüştür 12. Bu amaçla terebentin ve alkol kullanılmıştır 13. Larvaların bulundukları tünelleri tıkayarak asfiksiden ölmelerini sağlamada vazelin, parafin, balmumu, çeşitli yağlar kullanılmaktadır. Ancak dışarı çıkan larvaları forseps ile almak gerekmektedir ve tam başarı sınırlıdır. Çünkü larva ya kısmen çıkarılabildiği için retansiyona uğrar ya da çıkarmak için lokal anestezi altında daha geniş eksizyon gerekir 8. Ayrıca lokal olarak tütün lifleri uygulama, eter ve kloroform enjekte edilerek veya topikal olarak %5lik kloroform uygulanarak larvaların paralize edilmesi ya da imobilize edilerek dokudan çıkarılması sağlanmaya çalışılmıştır 14. Etilen klorür ile kurtçuklar dondurularak veya patlatarak öldürülür ve hareketsiz kalırlar. Yine de kurtçukların çıkarılmasının etkin olarak yapılamadığı belirtilmiştir 1,12. Lokal olarak diklorotetrafloretan uygulamasının larvaları uzaklaştırmada başarılı olduğu bildirilmiştir 15. Dermal miyaziste ivermektin topikal olarak kullanıldığında larvaları öldürür 16. Bir başka nodül içinde yerleşen miyazis larvalarını hem enjeksiyon basıncı hem de paralize ederek çıkarılmasını kolaylaştıran lidokain uygulaması bildirilmiştir 17.
Miyaziste önemli sorunlardan biri de açık yaralarda bulunan larvaların uzaklaştırmasıdır. Kullandığımız %2lik prilokain yaralarda zarara yol açmadığı gibi herhangi bir yan etki göstermedi. Kolaylıkla bulunabilecek ve tedavideki olumlu etkisini gözlemlediğimiz bu seçeneğin özellikle kurtçukların derin kavitelerde barındığı yaraların tedavisinde de iyi bir yöntem olduğunu düşünüyoruz.
Kaynaklar
1)Sherman RA, Roselle G, Bills C Danko LH, Eldridge N.
2)Healtcare-associated Myiasis: prevention and intervention. İnfect
3)Cont Hosp Epidemiol. 2005; 26: 828-832.
4)Hira PR, Assad RM, Okasha G, et al. Myiasis in Kuwait:
5)nosocomial infections caused by Lucilla sericata and megaselia
6)scalaris. Am J Trop Med.Hyg. 2004; 70: 386-389.
7)Kokcam I Cem Ecmel Saki. A case of cutaneous myiasis caused
8)by Wolfahrtia magnifica. J Dermatol. 2005; 32; 459-463
9)Safdar N, Young DK, Andes D. Autochthonous furuncular
10)myiasis in the united States: case report and literatüre review.
11)Clin Infect Disease. 2003; 36:e73-80.
12)Meinking TL, Burkhart CN, Burkhart CG. Changing paradigms
13)in parasitic infections: common dermatological helminthic
14)infections and cutaneous myiasis. Clin Dermatol. 2003; 21: 407-
15)Yuca K, Caksen Y, Sakin YF, et al. Aural myiasis in children and
16)literature review. Tohoku J Exp Med 2005; 206: 125-130.
17)Hokelek M, Akbas H, Guneren E et al. Myiasis infestation: a rare
18)complication of decubitis ulcer. Eur J Plast Surg 2002; 25: 3234.
19)Sampson CE, MaGuire J, Eriksson E. Botfly Myiasis: Case
20)Report and Brief Review. Ann Plast Surg 2001; 46: 150-152.
21)Bosniak SL, Schiller JD. Ophthalmomyiasis in an eyelid
22)reconstruction. Am J Ophthalmol.1990; 109:101-102.
23)Agarwal DC, Singh B. Orbital myiasisa case report. Indian J
24)Ophthalmol. 1990: 38; 187-188.
25)Caca I, Unlu K, Cakmak SS, etal. Orbital myiasis: Case report.
26)Jpn J Ophthalmol. 2003: 47; 412-414.
27)Bedford GV, Williams DH. Creeping eruption with special
28)reference to cutaneous myiasis and report of a case. The
29)Canadian Medical Association Journal. 1933 April: 377-382.
30)Potasman I, Raz R. Cutaneous myiasis. Harefuah. 1991; 121:
31)307-309.
32)Sauder DN, Hall III RP, Wurster CF. Dermal myiasis: the porcine
33)lipid cure. Arch Dermatol 1981; 17: 681682.
34)Miller KB, Hribar LJ, Sanders LJ. Human myiasis caused by
35)Phormia regina in Pennsylvania. J Am Podiatr Med Assoc. 1990,
36)80: 600.
37)Victoria Y, Trujillo R, Barreto M. Myasis: a successful treatment
38)with topical ivermectin. Int J Dermatol 1999; 38: 142144.
39)Siraj DS. Nodular skin lesion in a returning Traveler. J Travel
40)Med. 2005; 12: 229-231.
© 2007 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

