Diyabetik Gebe Bir Hastada Candida Krusei'nin Neden Olduğu Yaygın Özefajit Olgusunun Tedavi ve Takip Yönünden İrdelenmesi
Fırat Üniversitesi Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, ELAZIĞ, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Diyabet, gebelik, C. krusei özefajiti, Diabetes, pregnancy, C. krusei esophagitis
12.167 görüntülenme 3.153 indirme
Giriş
Gebeliğin ilk yarısında olan bulantı ve kusmalar genellikle destek tedavi gerektirir. Devam eden semptomların varlığı ve beraberinde kilo kaybı oluşması durumunda üst gastrointestinal sistem endoskopisi ile ek bir patolojinin varlığı araştırılmalıdır.
Bu olgu sunumunda kandida özefajiti nedeniyle uzun süreli kaspofungin tedavisi verilen diyabetik gebe bir hastanın takip ve tedavi yönünden irdelenmesi; inatçı bulantı, kusma ve kilo kaybıyla başvuran gebelerin ayırıcı tanısında kandida özefajitinin olması gerektiği düşünülmüştür.
Olgu Sunumu
Yattığı klinikte boğaz kültürü ve plaklardan sürüntü kültürü alındı. A grubu beta hemolitik streptokoksik üst solunum yolu bakteriyel enfeksiyonu düşünülerek prokain penisilin 800.000 ünite 2x1 IU im tedavisi başlandı. Tedavinin üçüncü günü boğaz ağrısının devam etmesi, yutma güçlüğünde, bulantı ve kusma şikayetlerinde artış olması ve orofarinksteki plaklardan alınan sürüntü kültüründe de Candida spp üremesi üzerine hasta enfeksiyon hastalıkları kliniği tarafından değerlendirildi. Üreyen Candida spp, Candida nonalbicans olarak tespit edildi. Devam eden yutma güçlüğü nedeniyle hastaya endoskopi yapıldı. Endoskopik incelemede özefagus lümenini aralıksız, çepeçevre saran, kirli beyaz membran, membranın altında kanamalı ve frajil yapıda mukoza ve özofagus peristaltizminin azalmış olduğu tespit edildi. Kandida özefajit tanısıyla basamak ampirik tedavisi olarak fluconazole 1x200 mg po tedavisi başlandı. Özefagustan alınan biopside patoloji sonucu ülseröz özofajit olarak raporlandı. Özofajit etyolojisi ve ayırıcı tanısını araştırmak amacıyla TORCH markerleri ve AntiHIV bakıldı. HSV tip 1 IgG (+), EBV-EBNA IgG(+), Anti CMV IgG (+), Anti HIV (-) olarak tespit edildi. Bulantı, kusma ve yutma güçlüğü devam eden ve şikayetlerinde gerileme olmayan hastanın fluconazole tedavisinin 14. gününde yapılan kontrol endoskopisinde lezyonların devam ettiği ve önceki endoskopik bulgularla karşılaştırıldığında lezyonlarda beklenen gerilemenin olmaması nedeniyle Candida nonalbicans'ın fluconazole dirençli olduğu düşünülerek hastanın fluconazole tedavisi kaspofungin (ilk gün 1x75 mg daha sonraki günler için 1x50 mg iv) tedavisi ile değiştirildi. Tiplendirilmesi istenilen Candida nonalbicans, Candida krusei olarak tanımlandı ve kaspofungin tedavisine devam edildi. Takiplerinde ciltte gelişen kaşıntılı makülopapüler lezyonlardan lezyonlardan alınan sürüntü kültüründen de aynı etken üredi. Dissemine kandidiazis açısından yapılan gözdibi muayenesi, batın USG ve EKO'da patolojik bulgulara rastlanmadı ve alınan kan kültürlerinde de üreme olmaması nedeniyle ciltteki lezyonlardan alınan kültürdeki üreme kontaminasyon olarak değerlendirildi. Kaspofungin tedavisinin 21. günü yapılan kontrol endoskopik muayenede ilk endoskopiye göre lezyonlarda minimal gerileme tespit edildi. Özefagustaki lezyonlardan yapılan sürüntünün yaymasında mantar hifleri ve sporları görüldü. Takiplerinde bulantı ve kusmaları azalmakla birlikte devam eden hastanın tedaviye yanıt ve tedavinin devamı açısından kaspofungin tedavisinin 60. günü yapılan kontrol endoskopisinde özofagustaki beyaz sarımtırak, kardiyaya kadar kolonlar halinde uzanan membranöz materyalin ve frajilitenin devam etmekle beraber önceki endoskopik incelemelere göre belirgin gerileme saptandı. Bu arada hasta kendi isteği ile tedaviyi red etti. Tedavisiz takip edilen hastanın tedaviye ara verdikten 8 gün sonra bulantı, kusma ve yutma güçlüğünün artması, 38˚C ateşi olması ve son endoskopide lezyonlardan alınan kültürlerde C. crusei üremesinin devam etmesi üzerine kaspofungin tedavisi tekrar başlandı. Tedavinin 3. günü ateşleri geriledi. Takiplerinde bulantı ve kusma şikayetleri kısmen gerileyen hastada kaspofungin tedavisine 22 gün daha devam edilip stoplandı. Antifungal tedavi stoplandıktan 5 gün sonra hastanın doğumu gerçekleştirildi. Doğan bebekte herhangi bir sağlık problemi görülmedi. Doğum sonrası 5 gün hastanede gözlem altında tutulan bebek ve annesinde herhangi bir komplikasyon gelişmedi. Doğumdan sonra klinik bulguları tamamen gerileyen hasta kontrol önerilerek taburcu edildi.
Tartışma
Tip 1 diabetes mellitus kandida özefajiti için risk faktörleri arasındadır. Gebelik, diyabet ve H2 bloker kullanımı birlikteliğinin kandidal özefajiti riskini artırdığı düşünülmektedir. Gebe bir hastada gastroözefagial reflü için verilen tedaviye yanıt alınamamışsa hem özefajit yönünden ve hem de etyolojik tanı için üst gastrointestinal endoskopisi yapılması gerekir 9. Olgumuzda gebelikle birlikte diyabet ve H2 bloker kullanım öyküsü vardı. Hastaya yapılan üst gastrointestinal endoskopide kandida özefajiti bulguları saptanması ile bu tür hastalarda tanı için endoskopik muayeneyi gerekli kılmaktadır.
Kandida özefajitinde genellikle etken C. albicans olup flukonazol, ketokonazol veya amfoterisin B ile uzun süreli sistemik tedavi gerektirir. Bununla birlikte C. tropicalis, C. krusei ve C. stellatoidea gibi diğer türlerle de kandida özefajiti nadiren gelişmektedir. C. krusei fluconazole doğal olarak dirençli olması açısından Candida spp'nin identifiye edilmesi gerekir 10, 11. C. krusei'nin etken olduğu yaygın özefajiti olan diyabetik gebe olgumuzda aldığı flukonazol tedavisi kesilip kaspofungin başlandı. Tedaviye yanıtın zor olması ve uzun sürmesinin nedeninin hastada gebelik ile birlikte diyabetin eşlik etmesinden kaynaklandığı kanısındayız.
Sonuç olarak gebelikte inatçı bulantı, kusma ve kilo kaybı görülmesi durumunda ayırıcı tanıda özefajit düşünülmelidir. Hastanın altta yatan hastalıkları göz önünde bulundurularak etyolojik ajanın ve hastalık seyrinin farklı olacağı, tedavinin uzun süreli planlanması gerektiği kanısındayız.
Kaynaklar
1)Mimidis K, Papadopoulos V, Margaritis V, et al. Predisposing factors and clinical symptoms in HIV-negative patients with Candida oesophagitis: are they always present? Int J Clin Pract 2005; 59: 210-213.
2)Scott BB, Jenkins D. Gastro-oesophageal candidiasis. Gut 1982; 23: 137-139.
3)Underwood JA, Williams JW, Keate RF. Clinical findings and risk factors for Candida esophagitis in outpatients. Dis Esophagus 2003; 16: 66- 69.
4)Yakoob J, Jafri W, Abid S et al. Candida esophagitis: risk factors in non- HIV population in Pakistan. World J Gastroenterol 2003; 9: 2328-2331.
5)Simon MR, Houser WL, Smith KA, Long PM. Esophageal candidiasis as a complication of inhaled corticosteroids. Ann. Allergy Asthma Immunol 1997; 79: 333-338.
6)Wilcox CM, Karowe MW. Esophageal infections: etiology, diagnosis and management. Gastroenterology 1994; 2: 188-206.
7)Yee J, Wall SD. Infectious esophagitis. Radiol. Clin. North Am 1994; 32: 1135-1145.
8)Aleman C, Alegre J, Surinach JM, Jufresa J, Falco V, Fernandez de Sevilla T. Esophageal candidiasis in patients without cellular immunity changes. Report of 7 cases, Rev Clin Esp 1996; 196: 375-377.
9)Jeffrey S, Greenspoon and Seth Kivnick. Candida esophagitis in an immunocompetent pregnant woman. Infectious Diseases in Obstetrics and Gynecology 1993; 1: 149-152.
10)Pfaller MA, Diekema DJ. Twelve years of fluconazole in clinical practice: global trends in species distribution and fluconazole susceptibility of bloodstream isolates of Candida. Clin Microbiol Infect 2004; 10 Supp l 1: 11-23.
11)Pfaller MA, Diekema DJ, Gibbs DL et al. Results from the ARTEMIS DISK Global Antifungal Surveillance Study, 1997-2005: an 8.5-year analysis of susceptibilities of Candida and other yeast species to fluconazole and voriconazole by CLSI standardized disk diffusion testing. J Clin Microbiol 2007; 45: 1735-1745.
© 2010 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

