Dirençli Diyabetik Maküla Ödemi Tedavisinde Tek Doz İntravitreal Triamsinolon ve Bevacizumab'ın Görme Düzeyi ve Komplikasyonlar Açısından Karşılaştırılması
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi, Göz Hastalıkları Anabilim Dalı, Zonguldak, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Bevacizumab, Diyabet, Maküla ödemi, Triamsinolon asetonid, Bevacizumab, Diabetes, Macular oedema, Triamcinolone acetonide
10.503 görüntülenme 2.846 indirme
Gereç ve Yöntem: Altmış iki hastanın 62 gözü çalışma kapsamına alındı. Hastalar iki eşit gruba ayrılarak 31 göze 4 mg/0,1 ml İVTA, diğer 31 göze de 1.25 mg/0.05 ml İVBE enjekte edildi. İVTA grubunun ve İVBE grubunun yaş ortalamaları sırasıyla 64±10 yıl ve 61,68±9,1 yıl idi. İki grup görme düzeyleri değişimi, göz içi basınç değişimi, ön ve arka segment komplikasyonlar açısından birbiriyle kıyaslandı.
Bulgular: Her iki grupta da ortalama görme keskinliği, enjeksiyon öncesi değerlerle karşılaştırıldığında,1. ve 3. aylarda anlamlı olarak artmıştı. Gruplar arasında görme düzeyleri açısından enjeksiyon öncesi ve sonrasında anlamlı bir fark yoktu. Her iki grupta da kontrol muayeneleri esnasında görmeyi tehdit eden bir komplikasyona rastlanmadı.
Sonuç: DMÖ tedavisinde 4 mg/0,1 ml İVTA ve 1,25 mg/0.1 ml İVBE enjeksiyonu etkili ve güvenli metotlar olarak bulunmuşlardır ve gruplar arasında etkinlik ve komplikasyonlar açısından anlamlı fark gözlenmemiştir.
Materials and Methods: Sixty–two eyes of 62 patients were included in this study. The patients randomized in two groups and into 31 eyes, 4 mg/0.1 ml IVTA and into other 31 eyes 1.25 mg/0.05 ml IVBE were injected. The mean ages in IVTA and IVBE groups were 64±10 and 61.68±9.1 years respectively. Two groups were compared for the visual acuity changes, intraocular pressures changes and anterior and posterior segment complications.
Results: The mean visual acuity increased significantly at 1 and 3 months when compared with preinjection values in the both groups. There was no statically difference between groups for pre and postoperative visual acuity. Any vision–threatening complications were not observed during follow–up examinations in both groups.
Conclusion: For the treatment of DMO, 4 mg/0.1 ml IVTA and 1,25 mg/0.05 ml IVBE injections were found to be effective and safe methods and there was no statistically significant difference between groups in terms of effectiveness and complications.
Giriş
Kortikosteroidlerin antiinflamatuar ve antiproliferatif etkilerinden dolayı, aynı zamanda vasküler geçirgenliği azaltarak maküla ödeminde etkili olduğu düşünülmektedir6. Bevacizumab; rekombinan, humanize monoklonal antikordur. Tüm Vasküler endotelyal büyüme faktörü-A izoformlarını ve onların aktif degradasyon ürünlerini inhibe eder. Göz hastalıkları için kullanım ruhsatı olmayan, aslında metastatik kolon kanseri için Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) onayı olan bir ilaçtır. Ancak aynı laboratuarda (Genentech, Inc) üretilen ve yaşa bağlı maküla dejenerasansı (YBMD) için FDA onayı olan ranibizumab ile benzer yapısı ve etkilerinden ve çok ucuz maliyetinden dolayı tüm dünyada geniş kullanım alanı bulmuştur7. İVBE enjeksiyonu ile YBMD’ye bağlı subkoroidal neovasküler membran, proliferatif diyabetik retinopati, DMÖ ve psödofakik kistoid maküla ödemi olgularında erken dönemde başarılı sonuçlar elde edilmiştir8-11.
Bu çalışmada diffüz DMÖ’de, vitreus içine triamsinolon asetonid ve bevacizumab uygulamaları, görme keskinliği ve komplikasyonlar açısından karşılaştırılmıştır.
Materyal ve Metot
Hastalar enjeksiyon öncesi ve enjeksiyondan sonraki 1. Hafta 1. ay, 3. ay, 6. ay ve 12. aylarda tam bir oftalmolojik muayeneden geçirildi. Hastaların düzeltilmiş görme keskinlikleri, göz içi basınç ölçümleri (Goldman aplanasyon tonometrisi ile), yarıklı lamba biyomikroskobisi ile ön segment ve fundus muayeneleri yapıldı. Enjeksiyondan önce tüm hastalara FFA çekilerek maküla ödemleri belirlendi. Takip kriterleri olarak en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EİGK), göz içi basıncı değerleri (GİB), ön ve arka segment bulguları belirlendi.
İntravitreal enjeksiyonlar ameliyathanede, tam steril şartlarda yapıldı. Enjeksiyon olacak göze 5 dakika ara ile en az 2 kez topikal %0,5 proparakain az 5 dakika beklendi. Bu sırada cilt antisepsisi yapıldı ve uygulama bölgesi steril örtü ile örtüldü. Enjeksiyonlar, blefarosta takıldıktan sonra üst–temporal kadrandan, limbustan 3,5–4mm geriden, 27 gauge insülin enjektörü ile gerçekleştirildi. Ardından ışık hissi takibi yapıldı ve ışık hissi kaybı olanlara ön kamara parasentezi planlandı. Enjeksiyon sonrası endoftalmi profilaksisi için 1 hafta boyunca günde 4 kez kullanılmak üzere topikal moxifloksasin %0,5 (vigamox, Alcon) reçete edildi ve göz hasta evine gidene dek steril rondel ile kapatıldı. Enjeksiyondan sonra, triamsinolon asetonid kristallerinin maküla üzerine çökmemesi için İVTA uygulanan hastalara en az 2 saat boyunca dik pozisyonda kalmaları gerektiği söylendi.
İstatistiksel Analiz
Çalışmanın analizinde Windows için SPSS 18,0 paket programı kullanılmıştır. Çalışmada yer alan kategorik değişkenler sayı ve yüzde ile sürekli değer alan ölçüm değişkenleri ise ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerleriyle birlikte verilmiştir. Değişkenlerin normal dağılma uygunluğu Shapiro Wilks testi ile incelenmiştir. Zamana bağlı değişim gösteren değişkenlerde ilk zamana göre grup içi değişimlerde Wilcoxon iki eş arasındaki farkın önemlilik testi kullanılmıştır. Bu değişkenlerin ilk ana göre (enjeksiyon öncesi) değişimlerini gruplar arasında karşılaştırmak için yüzde değişimleri hesaplandıktan sonra Mann Whitney U testi ile karşılaştırılmıştır. Çalışmada p değeri 0,05’ in altında bulunan karşılaştırmalar anlamlı kabul edilmiştir.
Bulgular
Hastaların görme düzeyleri değerlendirildiğinde; İVTA grubunda enjeksiyon öncesi ortalama EİGK 1,30±0,48 logMAR olup enjeksiyondan sonra 3. aya dek artış gösterdi. Enjeksiyon öncesi görme ortalaması ile karşılaştırıldığında 1. ay ve 3. ayda elde edilen ortalamalar anlamlı derecede yüksekti (p<0.01) (Şekil 1). İVBE grubunda enjeksiyondan önce ortalama EİGK 1,33 ±0,67 logMAR olup enjeksiyonu takiben 1. ayda 1,18 ±0,73 logMAR idi ve enjeksiyon öncesi değere göre anlamlı derecede artmıştı (p<0.01). Fakat daha sonraki ölçümlerde EİGK ortalaması azalma gösterdi (Şekil 2). İVTA grubundaki 1. hafta, 1. ay, 3.ay, 6. ay ve 1. yıldaki görme keskinliği ortalamaları İVBE grubuyla kıyaslandığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05) (Şekil 3).
Şekil 1: İntravitreal triamsinolon grubunda görme keskinliğinin zamana göre değişimi
Şekil 2: İntravitreal bevacizumab grubunda görme keskinliğinin zamana göre değişimi
Şekil 3: İntravitreal triamsinolon ve intravitreal bevacizumab gruplarının görme keskinliklerinin zamana göre değişimi
Enjeksiyon sonrası kontrollerde, 62 hastanın hiçbirinde göz içi basıncı 21 mmHg’ nın üstüne çıkmadı (Şekil 4,5). Grupların GİB ortalamaları karşılaştırıldığında, 1. hafta,1. ay, 3. ay, 6. ay ve 1. yıldaki GİB ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (p >0.05) (Grafik 6). Enjeksiyondan bir yıl sonra İVTA uygulanan 2 hastanın, İVBE uygulanan 1 hastanın kataraktında ilerleme görülerek katarakt ameliyatı için gün verildi. Her iki grupta da ciddi bir komplikasyon (glokom, retina dekolmanı, endoftami… vs) gözlenmedi.
Şekil 4: İntravitreal triamsinolon grubunun göz içi basınçlarının zamana göre değişimi
Şekil 5: İntravitreal bevacizumab grubunun göz içi basınçlarının zamana göre değişimi
Şekil 6: İntravitreal triamsinolon ve intravitreal bevacizumab gruplarının göz içi basınçlarının zamana göre değişimi
Tartışma
İntravitreal enjeksiyonların endoftalmi, göz içi basınç artması, retina dekolmanı, üveit, vitreus hemorajisi, katarakt ve hipotoni gibi birçok ciddi komplikasyonları mevcuttur.
Kim ve ark.19 1588 triamsinolon ve 3818 bevacizumabın intravitreal enjeksiyonu sonrası enjeksiyona bağlı komplikasyon oranını (enfeksiyöz endoftalmi, retina dekolmanı ve katarakt) enjekte edilen ilaçtan bağımsız olarak her bir enjeksiyon için %0,15 ±0,05 (8/5403) olarak bulmuşlardır. Jager ve ark.20 4382 göze yapılan toplam 14866 intravitreal enjeksiyon sonrası komplikasyonları inceleyerek enfeksiyöz olmayan ve enfeksiyöz endoftalmi oranını %0,9 ve her bir enjeksiyon başına riski %0,3 olarak bildirmişlerdir. Çalışmamızda İVTA ve İVBE uygulanan hastaların hiçbirinde endoftalmiye rastlanmamıştır. Endoftalmi görülmeme sebebi, enjeksiyonlar esnasında sterilite şartlarına tam olarak uyulması ve her intravitreal uygulamadan sonra rutin olarak 1 hafta süre ile kullandığımız moxifloksasin profilaksisi olabilir. Zira topikal %0.5 moksifloksasinin oftalmik cerrahi sonrası endoftalmi önlenmesinde etkinliğini destekleyen birçok çalışma mevcuttur[–].
İVTA enjeksiyonu sonrasında göz içi basıncındaki yükselme çok sık görülen bir komplikasyondur. Türkiye’de yapılmış olan birçok çalışmada[–] tedavi gerektiren göz içi basınç artışı oranı %16,1 ile %36 arasında bildirilmiştir. Bu oran batı toplumunda %40,4 ile %53,2 arasında, Asya’da %20,9 ile %43,3 arasında değişmektedir28. Lau ve ark.28 Çin’de yaptıkları çalışmada İVTA enjeksiyonu sonrası göz içi basınç artışını %43,5 olarak, dirençli göz içi basınç artışını ise %6,8 olarak bulmuşlardır. Dirençli göz içi basıncı artışı Hindistan’da %7,7, Amerika Birleşik Devletlerinde %0,95, Kore’de %11,7 ve Almanya’da %1 olarak bulunmuştur. Lau ve ark.28 bu farkın miyosilin genine ait tek gen polimorfizminden kaynaklanabileceğini düşünmüşlerdir. Miyosilin geninin kodladığı proteinin salınımı glukokortikoid uyarıyla artmaktadır. Gendeki mutasyon sonucu üretilen mutant miyosilin proteininin extraselüler matriksdeki değişim ve etkileşimlerle trabeküler ağda dışa akım direncini artırdığı ve glokoma zemin hazırladığı düşünülmektedir. Ayrıca mutant proteinin hücre endoplazmik retikulumunda biriktiği ve trabeküler hücrelerde sitotoksisiteye yol açtığı gösterilmiştir29. Bizim çalışmamızda İVTA yapılan hastaların hiçbirinde göz içi basıncında artış gözlenmemiştir. Bunun sebebi Lau ve ark.28 düşündüğü gibi bölgesel genetik bir özellikten kaynaklanmış olabilir veya hasta sayısının azlığından kaynaklanan bir rastlantı da olabilir.
Çalışmamızda İVTA ve İVBE uygulanan hastaların hiçbirinde üveit, katarakt, retina dekolmanı, vitreus hemorajisi, ve hipotoni gibi bir komplikasyonla da karşılaşılmamıştır. Her iki tedavi yönteminde de görme düzeyleri aynı seviyelerde artış göstermekte, fakat bu artış İVTA yapılan hastalarda 3. aydan sonra, İVBE yapılan hastalarda 1. aydan sonra azalarak 6. ayda enjeksiyon öncesi seviyeye gerilemektedir. Artmış görme keskinliğinin uzun süre sabit kalabilmesi için İVBE uygulanan hastalara daha sık enjeksiyon yapılması gerekeceği ve bununda artmış endoftalmi riski ile birlikte olacağı düşünülebilir. Aynı şekilde İVTA uygulamasının glokom ve katarakt gibi potansiyel yan etkileri vardır.
Sonuç olarak; dirençli DMÖ tedavisinde tek doz 4 mg/0,1 ml İVTA ve 1,25 mg/0.05 ml İVBE etkili yöntemlerdir. Göz içine uygulanan bu iki ilacın etkinlik ve güvenilirliğini tam olarak belirlemek için her iki grupta da daha fazla hastanın olduğu çok sayıda çalışmanın yapılması gerekmektedir.
Kaynaklar
1)Klein R, Klein BE, Moss SE. Visual impairment in diabetes. Ophthalmolog 1984; 91: 1–9.
2)Early Treatment Diab Retinopathy Study report number 1. Early Treatment Diabetic Retinopa Study Research Group. Photocoagulation for diabetic macular edema. Arch Ophthalmol 1985; 103: 1796–806.
3)Moss SE, Klein R, Klein BEK. The 14–year incidence of visual loss idiabetic population. Ophthalmology 1998; 105: 998–1003.
4)Lee CM, Olk RJ. Modified grid laser photocoagulation for diffuse diabetic macular edema: long–term visual results. Ophthalmology 1991; 98: 1594–602.
5)Klein R, Klein BEK. Diabetes in America 2st Ed. Chapter 14. Available at: http://diabetes.niddk.nih.gov/dm/pubs/america /pdf/chapter14.pdf.
6)Özcura F, Helvacı MR. Diabetik retinopati ve medikal tedavisi. Turkiye Klinikleri J Ophthalmol 2006; 15: 132–9.
7)Demirçelik G, Önen M, Yazar Z, Evren Ö, Uçgun Ni. İntravitreal Bevacizumab Enjeksiyonu ile İlişkili Göze Ait ve Sistemik Komplikasyonlar Ret-Vit 2009; 17: 269–72.
8)Avery RL, Pieramici DJ, Rabena MD, et al. Intravitrealbevacizumab (Avastin) for neovascular age-related macular degeneration. Ophthalmology 2006; 113: 363–72.
9)Spaide RF, Fisher YL. Intravitreal bevacizumab (Avastin) treatment of proliferative diabetic retinopathy complicated by vitreous hemorrhage. Retina 2006; 26: 275–8.
10)Haritoglou C, Kook D, Neubauer A, et al. Intravitreal bevacizumab (Avastin) therapy for persistent diffuse diabetic macular edema. Retina 2006; 26: 999–1005.
11)Mason JO 3rd, Albert MA Jr, Vail R. Intravitreal bevacizumab (Avastin) for refractory pseudophakic cystoid macular edema. Retina 2006; 26: 356–7.
12)Cahill M, Halley A, Codd M, et al. Prevalence of diabetic retinopathy in patients with diabetes mellitus diagnosed after the age of 70 years. Br J Ophthalmol 1997; 81: 218–22.
13)Bayraktar MZ. Diabetik maküla ödemi ve tedavisi. Maküla hastalıkları. TOD Ankara Şubesi XXI. Ulusal Oftalmoloji Kursu 2001: 119–28.
14)Mehta S, Blinder KJ, Shah GK, Kymes SM, Schlief SL, Grand MG. Intravitreal bevacizumab for the treatment of refractory diabetic macular edema. Ophthalmic Surg Lasers Imaging 2010; 41: 323–9.
15)Bakri JS, Beer PM. The effect of intravitreal triamcinolone acetonide on intraocular pressure. Ophthalmic Surg Las Imag 2003; 34: 386–90.
16)Martidis A, Düker JS, Greenberg PB, et al. Intravitreal triamcinolone for refractory diabetic macular edema. Ophthalmology 2002; 109: 920–7.
17)Cahill M, Halley A, Codd M, et al. Prevalence of diabetic retinopathy in patients with diabetes mellitus diagnosed after the age of 70 years. Br J Ophthalmol 1997; 81: 218–22.
18)Bayraktar MZ. Diabetik maküla ödemi ve tedavisi. Maküla hastalıkları. TOD Ankara Şubesi XXI. Ulusal Oftalmoloji Kursu 2001: 119–28.
19)Mehta S, Blinder KJ, Shah GK, Kymes SM, Schlief SL, Grand MG. Intravitreal bevacizumab for the treatment of refractory diabetic macular edema. Ophthalmic Surg Lasers Imaging 2010; 41: 323–9.
20)Bakri JS, Beer PM. The effect of intravitreal triamcinolone acetonide on intraocular pressure. Ophthalmic Surg Las Imag 2003; 34: 386–90.
21)Martidis A, Düker JS, Greenberg PB, et al. Intravitreal triamcinolone for refractory diabetic macular edema. Ophthalmology 2002; 109: 920–7.
22)Ozkiris A, Evereklioglu C, Erkiliç K, Tamçelik N, Mirza E. Intravitreal triamcinolone acetonide injection as primary treatment for diabetic macular edema. Eur J Ophthalmol 2004; 14: 543–9.
23)Karacorlu M, Ozdemir H, Karacorlu S, Alacali N, Mudun B, Burumcek E. Intravitreal triamcinolone as a primary therapy in diabetic macular oedema. Eye (Lond) 2005; 19: 382–6.
24)Yüksel BY, Yeniad B, Tuncer S, Akarçay K, Kır N, Ovalı T. Klinik olarak anlamlı diyabetik maküla ödeminde intravitreal triamsinolone asetonid enjeksiyonu sonrası görsel sonuçlar ve komplikasyonlar. TOG 2009; 39: 205–10.
25)Lau LI, Chen KC, Lee FL, et al. Intraocular pressure elevation after intravitreal triamcinolone acetonide injection in a Chinese population.Am J Ophthalmol 2008; 146: 573–8.
26)Sarıcaoğlu MS. Glokomun moleküler genetiği. Glo–Kat 2006; 1: 231–7.
© 2012 Fırat Tıp Dergisi. Tüm hakları saklıdır.

