[ Ana Sayfa | Editörler | Danışma Kurulu | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]
Fırat Tıp Dergisi
2025, Cilt 30, Sayı 4, Sayfa(lar) 274-278
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Alkol ve Madde Kullanım Bozukluğu Olan AMATEM (Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma Tedavi Merkezi) Hastalarında Hepatit B, Hepatit C, HIV ve Sifiliz Seroprevalansının Değerlendirilmesi
Makbule Hilal YILDIRIM1, Süreyya GÜL YURTSEVER1, Bilal Olcay PEKER2, Başak BAĞCI3, Selçuk KAYA1, Tuba MÜDERRİS1, Ayşegül AKSOY GÖKMEN1
1İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye
2İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Laboratuvarı, İzmir, Türkiye
3İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, İzmir, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Alkol, Madde Kullanımı, Enfeksiyon, Hepatit C Virüs, Seroprevelans, Alcohol, substance use, infection, Hepatitis C virus, seroprevalence
Özet
Amaç: Alkol ve/veya madde kullanım bozukluğu (MKB) olan bireylerde kan ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların görülme sıklığı artırmaktadır. Çalışmada alkol ve/veya madde kullanım bozukluğu olan hastalarda Hepatit B, Hepatit C, HIV (Human Immunodeficiency Virus) ve sifiliz enfeksiyonlarının sıklığını belirlemek, kullanılan madde türleri ile bu enfeksiyonların serolojik sonuçları arasında ilişkiyi değerlendirmek amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: 2013 ve 2023 tarihleri arasında AMATEM kliniğinde yatarak veya ayaktan takip edilen MKB olan 2532 hastanın (>18 yaş) HBsAg, anti-HBs, anti-HBc IgG, anti-HCV, anti-HIV Ag/Ab ve sifiliz antikor test sonuçları restrospektif olarak incelendi. Serum örnekleri Abbott test kitleri (Architect, Abbott, USA) ile kemilüminesans immünassay tekniği kullanılarak çalışıldı. Hastalar, alkol bağımlılığı (G1), opioid bağımlılığı (G2) ve opioid dışı madde bağımlılığı (G3) olarak gruplandırıldı.

Bulgular: G1, G2, G3 gruplarında anti-HCV %0.85, %10.86, %1.93, anti-HBs %32.17, %57.85, %51.66, anti-HBc IgG %25.8, % 9.28, %11.86, HBsAg %2.91, %1.5, %1.61, anti-HIV Ag/Ab %0.36, %0, %0.63 ve sifiliz antikoru %0, %0, %7.69 oranında pozitif saptandı. G1’in Anti-HCV, anti-HBs ve anti-HBc IgG pozitifliği diğer gruplara göre istatiksel anlamlı olarak farklı saptandı (sırasıyla p <0.001, p <0.001, p <0.001). Üç grup arasında HBsAg, sifiliz antikoru ve anti-HIV Ag/Ab pozitifliği açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (sırasıyla p =1.00, p =1.00, p =0.284). Opioid kullanımında anti-HCV pozitifliği, diğer iki gruba göre daha yüksek saptandı (p <0.001).

Sonuç: Alkol kullananlarda Hepatit B enfeksiyonu ile ilişkili immünolojik yanıtın ve opoid kullanımı ile Hepatit C enfeksiyonu arasındaki ilişkinin daha kapsamlı araştırılması gerekmektedir. Hasta gruplarında bulaşıcı hastalıklar ile ilgili taramalar yapılmalı ve eğitimler ile farkındalıkları sağlan-malıdır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Alkol kullanım bozukluğu (AKB) ve/veya madde kullanım bozukluğu (MKB), bireyin toplumsal hayatını olumsuz etkileyen, genetik ve çevresel faktörler, kişilik özellikleri gibi birçok nedene bağlı; kronik, tekrarlayıcı kompleks ruhsal bir hastalıktır. Bu hastalık, kişinin beynindeki alkol ve madde kullanımını engelleyen mekanizmalarda bozulmalara neden olmakta ve bu durum aşırı madde alma isteği ile sonuçlanmaktadır. Aşırı madde alma isteği, kişide dürtüsellik artışına neden olmakta ve özdenetim bozukluğu meydana getirmektedir1. Bu durum bireyin düşünmeden hareket ederek riskli davranışlar göstermesine neden olmakta, kan ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, çeşitli sistem hastalıkları, ruhsal bozukluklar gibi birçok sağlık sorununu beraberinde getirmektedir2,3. Kişilerde madde etkisinde iken; enjektör, pipet gibi ekipmanların paylaşımı, kötü hijyen koşulları, çoklu cinsel partner birlikteliği, korunmasız cinsel ilişki gibi birçok riskli davranış ortaya çıkmaktadır4-6. Gösterilen bu riskli davranışlar sonucunda özellikle Hepatit B Virüs (HBV), Hepatit C Virüs (HCV), İnsan İmmün Yetmezlik Virüs (Human İmmunodeficiency Virus; HIV) ve sifiliz gibi kan ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların bulaş ve görülme sıklığı artmaktadır7.

    Bu çalışmada, alkol ve madde kullanım bozukluğu olan Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma Tedavi Merkezi (AMATEM) bölümünde yatarak ve/veya ayaktan takip edilen hastalarda HBV, HCV, HIV ve sifiliz enfeksiyonlarının görülme sıklıklarını ve kullanılan madde türleri ile ilişkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metot
    Örneklem
    Çalışmaya İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastane-sinde 1 Ocak 2013 ile 1 Ocak 2023 tarihleri arasında AMATEM bölümünde yatarak veya ayaktan takip edilen, DSM-V tanı kriterlerine göre alkol ve/veya madde kullanım bozukluğu tanısı olan 18 yaş ve üzeri 2532 hasta dahil edildi8. Hastalar; alkol kullanım bozukluğu (G1), opioid madde kullanım bozukluğu (G2) ve opioid dışı madde kullanım bozukluğu (G3) olacak şekilde üç gruba ayrıldı. Tanı kodları ile kullanılan madde türleri ve Enzyme-Linked ImmunoSorbent Assay (ELİSA) tetkik sonuçları hastane bilgi sistemi üzerinden retrospektif olarak tarandı.

    Laboratuvar Testleri
    Tıbbi mikrobiyoloji seroloji laboratuvarına gönderilmiş olan serum örnekleri, Abbott Architect İ2000SR (Arc-hitect, Abbott, USA) otoanalizörü ile kemilüminesans immünassay (Chemiluminescence; CMIA) tekniği kullanılarak Architect HBsAg, anti-HBs, anti-HBc IgG, anti-HCV, anti-HIV Ag/Ab ve Sifiliz TP test kitleri ile çalışıldı. HBsAg, anti-HCV, HIV Ag/Ab ve Sifiliz TP için>1 S/CO değerler pozitif, anti-HBc IgG için ≥1 U/L ve Anti-HBs için>10.0 mIU/mL pozitif olarak değerlendirildi. Anti-HIV Ag/Ab reaktif test sonuçları, halk sağlığı laboratuvarının HIV Ag/Ab doğrulama test (Line Immunoassay ve HIV-1/2 Antikor Ayırt Edici Hızlı Test) sonuçları ile birlikte değer-lendirilerek HIV tanılı hastalar belirlendi.

    Etik Kurul Onayı
    Çalışma, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hastanesi Giri-şimsel Olmayan Tıbbi Araştırmalar Etik Kurulu tarafından onaylandı (Karar No:0401).

    İstatiksel Analiz
    Verilerin istatiksel olarak değerlendirilmesinde, IBM SPSS istatistik 22.0 (SPSS Inc., Şikago, ABD) programı kullanıldı. Yaş ortalama ± standart sapma (SD), kategorik değerler (hasta grupları) sayısal (n) ve yüzde oran (%) olarak verildi. Gruplar arası karşılaştırmalar kategorik değişkenler için Ki-Kare veya Fisher’in kesinlik testi kullanılarak yapıldı. p <0.05 olan değerler istatiksel olarak anlamlı kabul edildi.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Çalışma grubuna 2254 hasta (1976 erkek, 278 kadın) dahil edildi. Yaş ortalaması 33±12.38 (yaş aralığı 18-80) olarak saptandı. Hasta grupları; 857 hasta alkol kullanım bozukluğu (G1), 539 hasta opioid kullanım bozukluğu (G2) ve 1136 hasta opioid dışı madde kullanım bozukluğu (G3) olarak belirlendi.

    Hastalarda incelenen test parametrelerin dağılımı sırasıyla; anti-HCV 2434, HBsAg 2347, anti-HBs 2410, anti-HBc IgG 1737, anti-HIV 2451 ve sifiliz 21 idi. Üç grup arasında anti-HCV, anti-HBs ve anti-HBc IgG pozitifliğinin dağılımında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (sırasıyla p <0.001, p <0.001, p <0.001) (Tablo ). Hasta gruplarına göre anti-HCV pozitiflik oranları G1 %0,85 (7/814), G2 %10,86 (58/534), G3 %1,93 (21/1086) idi. Hasta gruplarına göre anti-HBs pozitiflik oranları G1 %32,17 (260/808), G2 %57,85 (302/522), G3 %51,66 (558/1080) idi. Hasta gruplarına göre anti-HBc IgG pozitiflik oranları G1 %25,8 (61/622), G2 %9,28 (30/ 323), G3 %11,86 (94/792) idi.

    Gruplar arasında HBsAg, sifiliz ve anti-HIV pozitifliğinin dağılımında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (sırasıyla p =1.00, p =1.00, p =0.284) (Tablo 1).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Kullanılan Madde Türlerine Göre Anti-HCV, HBsAg, Anti-HBs, Anti-HBc Total, Anti-HIV ve Sifiliz Seropozitiflik Oranları.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2021 verilerine göre 15-64 yaş arasında, 11 milyondan fazla damar içi olmak üzere 275 milyon kişinin bir kez madde kullanım öyküsü bulunmaktadır. Damar içi madde kullanan yaklaşık 11 milyon kişinin ise yaklaşık %50’si, HCV, %12,6’sı HIV, %8,7’si ise HBV ile enfektedir9.

    Ülkemizde ise Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü 2021 yılı verilerine göre damar içi madde kullanan 1726 kişinin %5,5’inin HBV, %40,4’ünün HCV, %1,4’ünün HIV ile enfekte olduğu tespit edilmiştir10. Hem dünyada hem ülkemizde yapılan çalışmalarda madde kullanıcılarının çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu görülmüştür11-14. Çalışmamızda da literatürle benzer şekilde madde kullanım öyküsü bulunan hastaların çoğunluğu erkektir. Cinsiyetle ilgili elde edilen bu farkın; sosyal, kültürel, bölgesel ve benzeri nedenlerle ilişkili olmakla birlikte erkeklerin maddeyi daha kolay temin edebilmesine bağlı olabileceği düşünülmüştür.

    Hepatit C enfeksiyonu akut ve kronik seyredebilen yaygın bir sağlık sorunudur. HCV, enfekte kişilerin yaklaşık %55-85’inde kronik seyretmekte, özellikle siroz ve hepatoselüler karsinom gelişme riskini artırmaktadır15. Dünya genelinde anti-HCV seroprevelansı yaklaşık %2,82 olarak saptanmıştır16. Ülkemizde ise anti-HCV pozitifliği yapılan çalışmalarda %0,4-%1,5 olarak bulunmuştur17,18. Madde kullanıcıları HCV bulaşı açısından riskli gruptur. Bu kişiler sıklıkla gösterdikleri riskli cinsel davranışlar ve ekipman paylaşımı ile virüsün yayılımını kolaylaştırmaktadırlar12. Ülkemizde damar dışı madde kullanıcıları ile yapılan bir çalışmada anti-HCV pozitifliği %1,9 oranında bulunmuştur14. Altuğlu ve ark.’nın19 çoğunluğu damar dışı madde kullanan hasta grubunda yaptığı çalışmada ile %0,6 olarak bulunmuştur. Farklı merkezlerde opiyat kullanım bozukluğu bulunan hasta gruplarında yapılan çalışmalarda anti-HCV pozitiflik oranları sırasıyla %10,9 ve %5,1 olarak saptanmıştır11,20. Özellikle damar içi madde kullanım öyküsü bulunan gruplarla yapılan çalışmalarda genel popülasyona göre anti-HCV seroprevalansının daha yüksek olduğu gösterilmiştir21. Bizim çalışmamızda alkol-madde kullanım bozukluğu bulunan hastalarda anti-HCV pozitifliğinin literatürle benzer şekilde ülkemizdeki genel popülasyonda görülme sıklığına göre daha yüksek (%3,53) olduğu görülmüştür ve özellikle opioid kullanım bozukluğu bulunan hastalarda anlamlı olarak daha yüksek (%10,86) saptanmıştır. Bu sonucun, opioid kullanımının gün geçtikçe yaygınlaşması ve HCV enfeksiyonun bulaş yollarında etkili olan faktörlere bağlı olabileceği düşünülmüştür2. Aynı zamanda enjeksiyon dışı yollarla madde kullanımı da HCV bulaş riski taşımaktadır22. Yapılan çalışmalarda farklı oranlarda anti-HCV pozitifliği saptanmasının, madde kullanım şeklinin farklı olmasından kaynaklanıyor olabileceği düşünülmüştür. Bizim çalışmamızda madde kullanım şekli bilinmediği için değerlendirme yapılamamıştır.

    Hepatit B, asemptomatik enfeksiyondan hepatoselüler karsinoma kadar ilerleyebilen yaygın bir enfeksiyondur. Yetişkinlerde %5-10 oranında kronik enfeksiyon şeklinde seyretmektedir23. Ülkemizde yapılan ça-lışmalarda HBsAg pozitifliği bölgesel farklılık göstermekte olup %0,8-5,7 arasında değişmektedir24. AMATEM’de madde kullanım bozukluğu olan hasta grubunda yapılan çalışmada, olguların %2,8'inde HBsAg pozitif olarak tespit edilmiştir25. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yapılan retrospektif bir çalışmada madde kullanım bozukluğu tanılı olgularda HBsAg pozitifliği %2,6 bulunmuştur ve kullanılan madde türlerine göre HBsAg pozitifliği açısından gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır12. Bir başka çalışmada HBsAg pozitifliği %2,2 olarak bulunmuştur19. Çin’de damar içi madde kullanımı olan ve olmayan iki grupla yapılan çalışmada sırasıyla sırasıyla HBsAg pozitifliği %21,54 ile %16,52 olarak bulunmuştur21. Tamamı damar içi madde kullanan kişilerden oluşan grup ile yapılan çalışmada ise olguların %9,1’inin HBsAg pozitif olduğu gösterilmiştir26. Çalışmamızda HBsAg pozitifliği %2,04 oranında bulunmuş olup genel popülasyonla ve literatürle benzer olduğu görülmüştür. Hepatit C enfeksiyonuna göre daha az oranda pozitiflik saptanmasının, HBV’nin ülkemizdeki ulusal aşılama programına dahil olması ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Kullanılan madde türüne göre bakıldığında ise çalışmamızda gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı farklı-lık saptanmamıştır.

    Genel popülasyonla yapılan çalışmalarda ise anti-HBs pozitiflik oranı %31,9 olarak tespit edilmiş olup %20,6-52,3 arasında değişmektedir25. Ülkemizde farklı merkezlerde riskli gruplarda yapılan çalışmalarda anti-HBs pozitiflik oranları sırasıyla %29,9, %38,3, %64,4 olarak bulunmuştur2,12,13. Çalışmamızda anti-HBs pozitiflik oranı %46,47 olup madde kullanım bozukluğu bulunan hastalarda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Bu durumun, HBV’ nin ülkemiz-de ulusal aşılama programına dahil olması nedeniyle çalışmamıza dahil edilen hasta grubunun aşılamasının yüksek olmasından veya madde kullanımına bağlı bulaş riskinin artmasıyla geçirilmiş HBV enfeksiyonu kaynaklı olabileceği düşünülmüştür.

    Çalışmamızda Anti-HBc IgG pozitifliği %16,4 oranında tespit edilmiş olup alkol kullanım bozukluğu bulunan hastalarda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Bu hasta grubunda geçirilmiş veya aktif HBV enfeksiyonuna bağlı olabileceği dikkate alındığında HBV ile karşılaşmanın bir göstergesidir. Çalışmamızda gruplar içerisinde alkol kullanımı olan bireylerde anti-HBc IgG anlamlı olarak daha yüksektir ancak anti-HBs pozitiflik oranı diğer gruplara göre daha düşüktür ve HBsAg oranı ise daha yüksektir. Yapılan çalışmalarda alkol tüketimine bağlı olarak HBV enfeksiyonundaki immünolojik yanıtta viral çoğalmanın artması, bağışıklık tepkisinin zayıflaması ve oksidatif stresin artması yer almaktadır27. Özellikle aşırı alkol tüketimi genellikle ilerleyici karaciğer fibrozisine neden olur, bu da sirozla sonuçlanır ve sonunda hepatoselüler karsinoma (HCC) dönüşür. Yapılan fare deneylerinde alkolün, HBV’nin replikatif proteinlerini artırdığı, HBV’ye karşı antikor oluşumunu ise azalttığı gösterilmiştir. HBV enfeksiyonu varlığında, majör histokompatibilite (MHC) kompleksi aracılığı ile aktive olan sitotoksik T hücreleri ve CD4+T yardımcı hücreler, inflamatuar reaksiyonlara neden olarak HBV ile enfekte hücrelerle mücadele etmeye devam ederler. Oluşan inflamasyonla artan oksidatif stres, nükleer faktör-κB ve aktivatör protein 1 genleri aracılığıyla stellat hücrelerin aktivasyonuna neden olmakta ve bu sürekli aktivasyon sonucu karaciğer fibrozisi gelişerek HCC’ ye kadar ilerleye-bilmektedir. Çalışma grubumuzda hepatit serolojisi ile ilgili elde ettiğimiz veriler, alkol kullanım bozukluğu olan bireylerde HBV ile karşılaşma sonucunda kronik HBV enfeksiyonuna ilerleme sürecinin daha ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiğini göstermektedir28.

    Yapılan çalışmalarda madde kullanıcılarının gösterdikleri riskli davranışlar nedeniyle kan ve cinsel yolla bulaşan HIV ve sifiliz enfeksiyonu bulaşı açısından da risk altında olduğu gösterilmiştir7. Altuğlu ve ark.’nın19 yaptığı çalışmada anti-HIV pozitifliği %0,2 oranında bulunmuştur. Ülkemizde farklı merkezlerde alkol ve madde kullanımı olan hastalarda yapılan diğer çalışmalarda ise anti-HIV veya anti-HIV/sifiliz pozitifliği bildirilmemiştir12-14,25. Bizim çalışmamızda anti-HIV ve sifiliz pozitiflikleri sırasıyla %0,4 (10 hasta) ve %4,7 (1 hasta) oranlarında bulunmuştur ancak kullanılan madde türlerine göre değerlendirildiğinde anti-HIV ve sifiliz pozitifliği açısından üç grup arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p =0.284, p =1.00). Bizim çalışmamızda da HIV, HBV ve HCV’ ye göre daha az oranda pozitif bulunmuştur. Elde edilen bu sonuç, bu enfeksiyonların toplumda görülme sıklıklarındaki farklılıklardan kay-naklanıyor olabilir.

    Çalışma geniş hasta grubunda ve uzun bir zaman aralığını içermektedir. Veriler retrospektif olarak kayıtlı hasta verilerini içermektedir. Bu nedenle hastaların madde kullanım şekli ve Hepatit B aşılanma durumlarına ait verilerin bilinmiyor olması çalışmamızın kısıtlılıklarını oluşturmaktadır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Sonuç
    Sonuç olarak alkol ve madde kullanım bozukluğu, kan ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların görülme riski ve sıklığını artıran, mevcut hastalıkların seyrini kötüleştiren bir halk sağlığı sorunudur. Bu duyarlı grupta yer alan bireylerin, bulaşıcı hastalıklar ile ilgili taramalarının düzenli olarak yapılarak enfeksiyon varlığının belirlenmesi ve tespit edilmesi durumunda tedavi edilmesi gerekmektedir.
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Wang SC, Maher B. Substance use disorder, intra-venous injection, and HIV infection: a review. Cell Transplantation 2019; 28: 1465-71.

    2) Mırsal H, Kalyoncu ÖA, Pektaş Ö, Tan D, Beyaz-yürek M. Damar yolundan eroin kullananlarda he-patit B, hepatit C ve HIV yaygınlığı. J Depen 2003; 4: 10-4.

    3) Topçuoğlu V, Bez Y. Madde Kullanımına Bağlı Enfeksiyonlar. J Depen 2005; 6: 89-96.

    4) Yang X, Latkin C, Celentano D, Luo H. Prevalen-ce and correlates of HIV risk behaviors among drug users in China. AIDS Behav 2006; 10: 71-81.

    5) Ruan Y, Qin G, Yin L et all. Incidence of HIV, hepatitis C and hepatitis B viruses among injection drug users in southwestern China: a 3-year follow-up study. AIDS 2007; 21: 39-46.

    6) Gaskin S, Brazil C, Pickering D. The sharing of injecting paraphernalia by intravenous drug users (IDUs) within a Worcestershire cohort, with speci-fic reference to water and filters. International J Drug Policy 2000; 11: 423-35.

    7) Wu J, Huang J, Xu D, Lu C, Deng X, Zhou X. Infection status and risk factors of HIV, HBV, HCV, and syphilis among drug users in Guang-dong, China-a crosssectional study. BMC public health 2010; 10: 1-8.

    8) American Psychiatric Association, American Psychiatric Association Editörs). Diagnostic and statistical manual of mental disorders: DSM-5. 5th ed, Washington: D.C: American Psychiatric Asso-ciation, 2013: 947.

    9) World Drug Report 2021. United Nations publication, Sales No. E.21.XI.8 (İnternet). https://www.unodc.org/res/wdr2021/field/WDR21_Booklet_3.pdf 05.05.2023

    10) T. C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 2021 Türkiye Uyuşturucu Raporu (İnternet). (erişim 26 Şubat 2022 26.02.2022). www.narkotik.pol.tr/kurumlar/narkotik.pol.tr/TUB%C4%B0M/2021-Turkiye-Uyusturucu-Raporu.pdf.

    11) Toker Uğurlu T, Güvendik C, Ateşçi F. Bir AMA-TEM Kliniğinde Yatan Opioid Bağımlısı Hastalar-da HCV Enfeksiyonu ve Tedavi Oranları. Bağımlı-lık Dergisi 2020; 21: 108-4.

    12) Karabulut N, Bulut Y, Telo S. Frequency of Hepa-titis B and C Viruses, and HIV Among Drug Addicts in the Eastern Anatolia, Turkey. Jundishapur J Microbiol 2015; 29: e19698.

    13) Ceylan MR, Çelik M, Esmer F, Levent E, Örer Beğinoğlu Ö. Madde Kullanım Bozuklukları ve Hepatit C: Bir Halk Sağlığı Sorunu. KLIMIK Derg 2022; 35: 258-62.

    14) Mutlu EA, Altıntoprak AE, Tokucoglu L. Seroprevalence of hepatitis B, hepatitis C, HIV and syphilis infections among non-injecting drug users. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2015; 16: 65-8.

    15) Tabak F. Hepatit C virusu. In: Topçu-Wilke A, Söyletir G, Doğanay M. Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyolojisi. 4. Baskı, İstanbul: Nobel Tıp Kitapevleri, 2017:1694-8.

    16) Davis SM, Daily S, Kristjansson A et all. Needle exchange programs for the prevention of hepatitis C virus infection in people who inject drugs: a sys-tematic review with meta-analysis. Harm Reduc-tion J 2017; 14: 25.

    17) Tozun N, Ozdogan O, Cakaloglu Y et all. Seropre-valence of hepatitis B and C virus infections and risk factors in Turkey: a fieldwork TURHEP study. Clin Microbiol Infect 2015; 21: 1020-6.

    18) Tosun S. Epidemiology of viral hepatitis in Tur-key: a meta-analysis of all published papers. Viral Hepatitis 2013: 27-79.

    19) Altuğlu, İ, Tanyeri S, Zeytinoğlu A, Altıntoprak AE. Madde kullanımı olan olgularda HBsAg, Anti-HCV ve Anti-HIV seroprevalansı: retrospektif bir değerlendirme. Noro Psikiyatr Ars 2019; 56: 186-90.

    20) Sezak N, Tosun S, Eris N, Ayer A. Prevalence of Hepatitis B and Hepatitis C Infections and Evaluation of Related Factors in Patients in a Mental Health Hospital. KLIMIK Derg 2011; 24: 154-7.

    21) Chen F, Zhang J, Guo F et all. Hepatitis B, C, and D virus infection showing distinct patterns between injection drug users and the general population. J Gastroenterol Hepatol 2017; 32: 515-20. 22. Teles SA, Gir E, Martins RMB, Dos Santos Carne-iro MA, de Matos MA, Caetano KAA. Emergent predictors of hepatitis C infection among non-injection drug users. J Infect Public Health 2018; 11: 526-9.

    23) Ganem D, Prince AM. Hepatitis B virus infection--natural history and clinical consequences. N Engl J Med 2004; 350: 1118-29.

    24) Akhan S, Aynıoğlu A, Çağatay A et all. Kronik hepatit B virusu infeksiyonunun yönetimi: Türk klinik mikrobiyoloji ve infeksiyon hastalıkları der-neği viral hepatit çalışma grubu uzlaşı raporu. KLIMIK Derg 2014; 27: 2-18.

    25) Dagli Ö. Screening of hepatitis and HIV infections in an alcohol and drug addiction treatment center. Pamukkale Med J 2020; 13: 177-86.

    26) Degenhardt L, Peacock A, Colledge S et all. Glo-bal prevalence of injecting drug use and sociode-mographic characteristics and prevalence of HIV, HBV, and HCV in people who inject drugs: a mul-tistage systematic review. Lancet Glob Health 2017; 5: e1192-207.

    27) Xu HQ, Wang CG, Zhou Q, Gao YH. Effects of alcohol consumption on viral hepatitis B and C. World J Clin Cases 2021; 9: 10052.

    28) Iida-Ueno A, Enomoto M, Tamori A, Kawada N. Hepatitis B virus infection and alcohol consump-tion. World J Gastroenterol 2017; 23: 2651.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Sonuç
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    [ Ana Sayfa | Editörler | Danışma Kurulu | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]