[ Ana Sayfa | Editörler | Danışma Kurulu | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]
Fırat Tıp Dergisi
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Araç İçi Trafik Kazası ile Acil Servisine Başvuran Hastaların Değerlendirilmesi
Mustafa VARLIK1, Serkan Emre EROĞLU2, Serdar ÖZDEMİR2, Hande AKBAL KAHRAMAN1, Mehmet Necdet YILDIZ3, Öner BOZAN4
1Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Acil Tıp Kliniği, İstanbul, Türkiye
2İstanbul Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Acil Tıp Kliniği, İstanbul, Türkiye
3Sultanbeyli Devlet Hastanesi, Acil Tıp Kliniği, İstanbul, Türkiye
4İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Acil Tıp Kliniği, İstanbul, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Araç İçi Trafik Kazası, Acil Servis, Alkol, Mortalite, Intra-Vehicle Traffic Accident, Emergency Service, Alcohol, Mortality
Özet
Amaç: Çalışmamızda, araç içi trafik kazası sonucu yaralanıp acil servise başvuran hastaların demografik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 01.01.2015-31.12.2015 tarihleri arasında ayaktan veya 112 ambulans servisi ile başvuran 1338 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların yaş, cinsiyet, Glasgow Koma Skoru (GKS), patolojik bulguları, alkol varlığı, yaralanma bölgeleri, istenilen ultraso-nografi/bilgisayarlı tomografi, konsültasyon, yatış durumları ve mortalite oranları incelendi.

Bulgular: Hastaların yaş ortancası 30 yıl olup, %69,7’si erkekti. Hastaların %99’unun GKS’si 14-15 aralığındaydı. Hastaların %5,2’sinin alkollü olduğu saptandı. En sık lezyonların baş-boyun (%53,1) ve ekstremitlerde (%45,9) olduğu saptandı. Çalışmamızda olguların %17,9’u basit tıbbı müda-hale ile giderilemeyecek lezyon içermekteydi. Basit tıbbi müdahale ile giderilemeyen hastaların yaş ortancası anlamlı olarak yüksekti (p <0,05). Cinsiyet ve alkol alımı ile lezyon ciddiyeti arasında ilişki saptanmadı (p >0,05). Baş-boyun yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilme sıklığı yüksek iken, diğer lokalizasyon travmalarının Basit tıbbi müdahale ile giderilmeme sıklığı yüksek saptandı (p <0,05). En sık istenen tetkikin beyin tomografisi, en az istenen tetkikin de ultrason olduğu saptandı. Lezyon saptama sıklığı ekstremite travmalarında çekilen tomografilerde en fazla iken en az lezyonun da ultrasonda belirlendiği saptandı. Hastaların %46,1’inin ilgili kliniklere konsülte edildiği, %8,5’inin yatırıldığı saptandı. Hastalar için en sık ortopedi ve beyin cerrahi kliniklerinden konsültasyon istendiği ve kliniklerine yatırıldığı saptandı. Hastaların mortalite oranı %0,9 olarak saptandı. Eksitus olan hastalardaki erkek sıklığının yüksek, GKS’nin düşük, baş-boyun, toraks, spinal travma ve batın travma sıklığının yüksek olduğu saptandı (p <0,05). İntrakranial kanama, kranium fraktürü, pnömotoraks, hemotoraks ve batın içi kanaması olan hastaların mortalite oranı anlamlı olarak yüksek saptandı (p <0,05).

Sonuç: Travma bölgelerinde belirlenen lezyonların çoğunluğu fizik muayene ile saptanabilir, acil servislerde lezyon olan bölgeye yönelik tetkik yapılması ve literatürdeki önerilere bağlı kalınması tetkik sayısını azaltabilir. Lezyonların fizik muayene ile tespit edilmesi durumunda mortaliteye yol açan lezyonlara müdahale hızlandırılabilir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    [ Ana Sayfa | Editörler | Danışma Kurulu | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]